Meghan Markle ve Prens Harry, altı yıl önce oğulları Archie henüz bebekken İngiltere'den ve kraliyet ailesindeki görevlerinden ayrılma kararı almıştı. Bu karar dünya gündemini sarsarken, çiftin çocuklarını iki günde okuldan alması, kraliyet ailesinden kopuşun ne kadar hızlı ve keskin olduğunu gözler önüne seriyor. Sussex Dükü ve Düşesi, 2020 yılının başlarında kraliyet görevlerinden ayrıldıklarını açıklamış, ardından Kuzey Amerika'ya taşınmışlardı.
Kraliyet ailesinden ayrılık süreci
Harry ve Meghan'ın kraliyet ailesinden ayrılma kararı, 2018 yılındaki evliliklerinin ardından gelen basın baskısı ve aile içi gerilimlerle şekillendi. Çift, 2020 Ocak ayında sosyal medya hesaplarından yaptıkları duyuruyla "geri adım atacaklarını" ve hem kıdemli kraliyet üyesi olarak görevlerini hem de kraliyet fonlarından aldıkları desteği bırakacaklarını belirtti. Bu karar, Buckingham Sarayı'nda şok etkisi yarattı ve Kraliçe II. Elizabeth'in özel bir aile toplantısı düzenlemesine yol açtı. Görüşmeler sonucunda çiftin "Sussex Royal" markasını kullanamayacağı ve kraliyet unvanlarını aktif olarak kullanamayacağı kararlaştırıldı.
Çift, 2020 yılının Mart ayında resmi olarak kraliyet görevlerini bıraktı ve önce Kanada'ya, ardından da ABD'nin Kaliforniya eyaletine taşındı. Bu süreçte oğulları Archie henüz 10 aylıktı. Çiftin avukatları, güvenlik endişeleri nedeniyle Kanada'da kalıcı olarak yaşayamayacaklarını açıklamıştı. Meghan ve Harry, taşınma sürecinde çocuklarının eğitimi ve bakımı konusunda da önemli kararlar almak zorunda kaldı.
Çocukların okul değişikliği ve iki günde alınma iddiası
İddialara göre, çift İngiltere'den ayrılmadan hemen önce oğulları Archie'yi kreşten aldı. Archie o dönemde yaklaşık bir yaşındaydı ve Londra'daki bir kreşe devam ediyordu. Çiftin, ayrılık kararını açıklamalarının ardından iki gün içinde Archie'yi okuldan aldıkları ve ülkeden ayrıldıkları öne sürüldü. Bu hızlı hareket, kraliyet ailesinden kopuşun ne kadar ani olduğunu gösteriyor. Meghan ve Harry, ayrıca 2021 yılında kızları Lilibet Diana dünyaya geldikten sonra da benzer bir süreç yaşadı. Çift, çocuklarının eğitimi için Kaliforniya'da özel okullar seçti ve onların mahremiyetini korumak için titizlikle çalıştı.
Harry ve Meghan, 2021 yılında Oprah Winfrey'e verdikleri röportajda kraliyet ailesi içindeki sorunları ve ırkçılık iddialarını gündeme getirmişti. Bu röportaj, kraliyet ailesiyle ilişkilerin daha da gerilmesine neden oldu. Çift, 2022 yılında Netflix için hazırladıkları belgeselde de ayrılık sürecini ve yaşadıkları zorlukları anlattı. Harry'nin 2023'te yayımlanan anı kitabı "Spare" ise kraliyet ailesi içindeki çatışmaları gözler önüne serdi. Tüm bu gelişmeler, çiftin çocuklarını okuldan almasının ardındaki nedenleri daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.
Kraliyet ailesiyle ilişkiler ve gelecek
Harry ve Meghan, halen ABD'nin Kaliforniya eyaletinde yaşıyor. Çocukları Archie ve Lilibet, yerel bir okula devam ediyor. Çift, kraliyet ailesiyle ilişkilerini düzeltmek için zaman zaman adımlar atsa da, özellikle Prens William ile aralarındaki gerilim devam ediyor. Kral III. Charles'ın 2022'de tahta çıkmasının ardından Harry ve Meghan, çocuklarına kraliyet unvanı verilmesi konusunda tartışmalar yaşadı. Sonuç olarak Archie ve Lilibet, prens ve prenses unvanlarını aldı ancak bu unvanları günlük hayatta kullanmıyorlar.
Uzmanlar, çiftin çocuklarını iki günde okuldan almasının, kraliyet ailesinden ayrılma kararının ne kadar ciddi ve geri dönüşü olmayan bir adım olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Kraliyet yorumcusu Richard Fitzwilliams, "Bu, Harry ve Meghan'ın kraliyet hayatından tamamen kopma kararlılığını gösteriyor. Çocuklarını okuldan almak, artık İngiltere'de kalıcı olarak yaşamayacaklarının en açık kanıtıydı" dedi. Fitzwilliams, çiftin bu kararının ardından kraliyet ailesiyle ilişkilerin bir daha eskisi gibi olmayacağını vurguladı.
Öte yandan, Meghan ve Harry'nin çocuklarının eğitimi konusundaki hassasiyeti, onların mahremiyetlerini koruma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Çift, çocuklarının normal bir hayat sürmesini istediklerini sık sık dile getiriyor. Ancak bu durum, kraliyet ailesinin geleneklerine aykırı olduğu için eleştirilerin de hedefi oluyor. Kraliyet ailesi içindeki bu kopuş, modern monarşinin geleceği açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Harry ve Meghan'ın kararları, kraliyet ailesinin kamuoyu nezdindeki imajını da etkilemeye devam ediyor.