Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2026 yılının ilk altı ayında Türkiye genelinde yağış rekoru kırıldığını açıkladı. Yaşar, 2027 yılında ise Mega El Nino kaynaklı yağışların etkili olacağını belirterek, "Mega El Nino'yu tanık olduğumuz kadar büyük ölçekli en son 1877'li yıllarda gördük" dedi. Bu açıklama, küresel iklim sisteminde büyük bir değişimin habercisi olarak değerlendiriliyor.
2026 Yağış Rekoru ve Mega El Nino'nun Ayak Sesleri
Prof. Dr. Doğan Yaşar'ın verdiği bilgilere göre, 2026 yılının ilk yarısında Türkiye genelinde yağış miktarı, uzun yıllar ortalamalarının çok üzerine çıktı. Bu durum, tarımsal üretimden su kaynaklarına kadar birçok alanda hem olumlu hem de olumsuz etkiler yaratabilir. Yaşar, bu yağışların El Nino'nun etkisiyle mi yoksa başka bir iklimsel faktörle mi ilişkili olduğunun araştırılması gerektiğini vurguluyor. Ancak asıl dikkat çeken açıklama, 2027 yılına yönelik tahmin oldu. Mega El Nino olarak adlandırılan ve son olarak 1877 yılında kaydedildiği belirtilen bu olağanüstü iklim olayının, 2027'de Türkiye'yi etkisi altına alabileceği öngörülüyor.
Mega El Nino Nedir, Neden Önemli?
El Nino, Pasifik Okyanusu'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden yüksek olmasıyla karakterize edilen bir iklim olayıdır. Normal şartlarda her 2-7 yılda bir görülen bu olay, bazen çok daha büyük ölçekli ve yıkıcı olabilir. Mega El Nino ise bu olayın şiddetinin ve etki alanının çok daha geniş olduğu, tarihsel kayıtlarda nadir rastlanan bir durumu ifade ediyor. 1877 yılında yaşanan Mega El Nino, dünya genelinde kuraklıklar, seller ve tarımsal krizlere yol açmış, milyonlarca insanı etkilemişti. Prof. Dr. Yaşar'ın "En son 1877'li yıllarda gördük" ifadesi, bu olayın ne kadar istisnai olduğunu gözler önüne seriyor.
Olası Etkiler: Sel, Kuraklık ve Tarımsal Riskler
Mega El Nino'nun 2027'de etkili olması durumunda Türkiye'de ve dünyada çeşitli sonuçlar doğurabilir. Uzmanlara göre, bu tür büyük ölçekli bir iklim olayı:
- Ani ve şiddetli yağışlara bağlı sel ve taşkınları artırabilir.
- Bazı bölgelerde kuraklığa neden olarak su kaynaklarını azaltabilir.
- Tarımsal üretimde dalgalanmalara yol açarak gıda fiyatlarını etkileyebilir.
- Enerji talebinde ve altyapı üzerinde ek yük oluşturabilir.
- Deniz suyu sıcaklıklarını değiştirerek balıkçılık ve deniz ekosistemlerini olumsuz etkileyebilir.
Yaşar, 2026'daki yağış rekorunun bu büyük olayın habercisi olabileceğini belirtiyor. Ancak kesin bir tahmin için daha fazla veriye ve uluslararası işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu da ekliyor.
Bilim Dünyası ve Hazırlık Çalışmaları
Mega El Nino'nun olası etkilerine karşı hazırlık yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, yetkililere ve halka önemli görevler düştüğünü belirtiyor. Su yönetimi, altyapı güçlendirme, erken uyarı sistemleri ve tarımsal planlama gibi konularda şimdiden adımlar atılması gerekiyor. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması, bu tür ekstrem olayların sıklığını ve şiddetini sınırlayabilir. Bilim insanları, Mega El Nino'nun etkilerini tam olarak anlamak için okyanus gözlem istasyonları, uydu verileri ve iklim modelleri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
1877'den Bugüne: Tarihsel Bir Perspektif
1877 yılındaki Mega El Nino, o dönemdeki toplumlar üzerinde derin izler bırakmıştı. Osmanlı İmparatorluğu da dahil olmak üzere birçok bölgede kuraklık ve ardından gelen kıtlıklar yaşanmış, bu da sosyal ve ekonomik çalkantılara neden olmuştu. Günümüzde ise teknoloji ve bilimsel altyapı sayesinde bu tür olayları önceden tahmin etmek ve önlem almak mümkün olabilir. Ancak yine de Mega El Nino'nun potansiyel yıkıcı etkileri göz ardı edilmemeli.
Prof. Dr. Doğan Yaşar'ın açıklamaları, iklim değişikliğinin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığının bir göstergesi. 2027'de yaşanması beklenen Mega El Nino, sadece Türkiye için değil, tüm dünya için bir sınav niteliğinde olacak. Bilim insanları, karar alıcılar ve toplum olarak bu sınava hazırlıklı olmak, olası zararları en aza indirmek için kritik önem taşıyor.