Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan Çerçeve Yasa’yı sadece 5 gün içinde kabul ederek dikkatleri üzerine çekti. Ancak, aynı Meclis, geçmişte tüm siyasi partilerin ortak imzasıyla kabul edilen demokratikleşme önerilerini içeren yasa tekliflerini yıllardır raflarında tutuyor. Bu tekliflerin bir kısmı komisyonlarda bekletilirken, bazıları ise hiç ele alınmadı. Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan hakimlere ceza verilmesini öngören teklif dahi hâlâ gündeme alınmayı bekliyor.
Hızla Geçen Çerçeve Yasa ve Raflarda Bekleyen Demokratikleşme Paketleri
TBMM, son olarak çözüm sürecinin yasal çerçevesini oluşturan Çerçeve Yasa’yı olağanüstü bir hızla, 5 gün gibi kısa bir sürede kabul etti. Bu durum, Meclis’in yasama hızının aslında ne kadar yüksek olabileceğini gösterdi. Ancak, bu hızın aynı zamanda seçici bir şekilde uygulandığı da eleştirilerin odağında. Çünkü, daha önce tüm partilerin üzerinde mutabık kaldığı demokratikleşme adımları, yıllardır yasalaşmayı bekliyor.
Örneğin, 2016 yılında TBMM Başkanlığı’na sunulan ve aralarında AK Parti, CHP, MHP ve HDP’nin de bulunduğu dört partinin ortak imzasını taşıyan demokratikleşme paketi, hâlâ ilgili komisyonlarda bekletiliyor. Paket, ifade özgürlüğünün genişletilmesinden, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının iyileştirilmesine kadar birçok önemli düzenlemeyi içeriyor. Ancak, bu düzenlemelerin hiçbiri bugüne kadar genel kurul gündemine alınmadı.
Komisyonlarda Bekleyen Yasa Teklifleri Yıllardır Sümenaltı
Demokratikleşme adına sunulan yasa tekliflerinden bazıları, yıllardır komisyonlarda bekletiliyor. Bunlar arasında, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan hakimlere yönelik yaptırımlar öngören teklif de yer alıyor. Bu teklif, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığının artırılması amacıyla hazırlanmıştı. Ancak, teklif, üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ Adalet Komisyonu’nun gündemine dahi alınmış değil.
Benzer şekilde, siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran, milletvekili dokunulmazlığının kapsamını netleştiren ve seçim barajını düşüren teklifler de uzun süredir bekleyenler arasında. Bu tekliflerin, toplumun geniş kesimlerinden destek görmesine rağmen neden yasalaşmadığı ise merak konusu.
Hükümetin Öncelikleri mi Değişti, Yoksa İktidar Maddelerini mi Seçiyor?
Çerçeve Yasa’nın hızla geçirilmesi, hükümetin önceliklerinin ne olduğu sorusunu da beraberinde getirdi. Muhalefet partileri, hükümetin sadece kendi gündemindeki maddeleri hızla yasalaştırdığını, demokratikleşme gibi toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren konularda ise isteksiz davrandığını savunuyor. CHP Grup Başkanvekili, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Meclis’in bir yasayı 5 günde geçirebilecek kapasitesi olduğunu gördük. O halde, ortak iradeyle kabul edilen demokratikleşme paketleri neden yıllardır bekliyor? Bu, iktidarın demokrasiye bakışını ortaya koyuyor” dedi.
HDP’li yetkililer ise, Çerçeve Yasa’nın çözüm sürecinin sürdürülebilirliği için önemli olduğunu ancak demokratikleşme adımlarının da aynı kararlılıkla atılması gerektiğini belirtti. MHP kanadı ise, demokratikleşme paketlerinin içeriğinde bazı sakıncalı maddeler bulunduğunu, bu nedenle detaylı bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Toplumun Demokratikleşme Beklentisi Sürüyor
Türkiye’nin demokratikleşme süreci, uzun yıllardır tartışılan bir konu. Özellikle Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında atılması gereken adımlar, zaman zaman gündeme gelse de, bir türlü tam anlamıyla hayata geçirilemedi. Sivil toplum kuruluşları, demokratikleşme paketlerinin bir an önce yasalaşması çağrısında bulunuyor. Türkiye Barolar Birliği, yaptığı yazılı açıklamada, “Yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü ve ifade hürriyeti gibi temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması için atılacak her adım, demokrasimizin güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Meclis’in bu konudaki duyarlılığını göstermesi beklenmektedir” ifadelerine yer verdi.
Uzmanlar, Çerçeve Yasa’nın hızla geçirilmesinin, Meclis’in aslında hızlı çalışabileceğini kanıtladığını, ancak bu hızın sadece belirli konularda gösterilmesinin demokratik meşruiyeti zedelediğini vurguluyor. Demokratikleşme paketlerinin yıllardır bekletilmesinin, toplumda “demokrasi” konusunda ciddi bir güven erozyonuna yol açtığı da belirtiliyor.
Sonuç: Demokrasi Her Şeyden Önce Gelir
TBMM’nin Çerçeve Yasa’yı 5 günde geçirmesi, yasama organının aslında ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Ancak, bu etkinliğin sadece belirli konularda kullanılması, demokrasinin temel ilkeleriyle bağdaşmıyor. Tüm partilerin ortak imzasıyla kabul edilen demokratikleşme tekliflerinin yıllardır raflarda beklemesi, siyasi iradenin bu konudaki samimiyetini sorgulatıyor. Eğer Türkiye gerçekten demokratikleşmek istiyorsa, bu tekliflerin bir an önce ele alınması ve yasalaşması gerekiyor. Çünkü demokrasi, sadece belirli dönemlerde veya belirli çıkarlar için değil, her zaman ve her koşulda savunulması gereken bir değerdir. Meclis’in bu sorumluluğu yerine getirmesi, hem ülkenin geleceği hem de toplumun huzuru açısından elzemdir.