Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Hacı Bektaş Veli'yi anma etkinliklerinde yaptığı konuşmada, partisinin iktidar hedefine ilişkin önemli mesajlar verdi. Özel, “Hünkar Hacı Bektaş'ın huzurunda namus sözümüzdür: İktidara geldiğimizde bugünün mağduru olsak da zalim olmayacağız. Kimseden intikam almayacağız, sadece hakkı ve hukuku tesis edeceğiz” dedi. Bu açıklama, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırırken, toplumun farklı kesimlerinden de destek ve eleştiri getirdi.
Mağduriyetlerin Giderileceğine Dair Söz
Özel, Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Haftası dolayısıyla katıldığı törende, Alevi vatandaşların yaşadığı sorunlara da dikkat çekti. “Bu topraklarda yüzyıllardır Alevi kardeşlerimizin inanç özgürlüğü, eğitim, sağlık ve istihdam gibi alanlarda ciddi sıkıntılar yaşadığını biliyoruz. Biz, bu mağduriyetlerin giderilmesi için somut adımlar atacağız. Ancak bunu yaparken, geçmişte yaşanan haksızlıkların intikamını almak yerine, adalet temelinde bir gelecek inşa edeceğiz” şeklinde konuştu. Partisinin yol haritasını da anlatan Özel, Alevi çalıştayları düzenleyeceklerini, Cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını sağlayacaklarını ve bu konuda yasal düzenlemeleri meclise getireceklerini ifade etti.
Toplumun Farklı Kesimlerinden Tepkiler
Yeni Parti liderinin bu sözleri, siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından farklı tepkiler aldı. Kimileri bu açıklamayı ‘olgun bir demokrasi anlayışının tezahürü’ olarak değerlendirirken, kimileri ise ‘seçim yatırımı’ olarak yorumladı. Siyaset bilimci Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Özel’in bu söylemi, toplumda onarıcı adalet kavramının önemine vurgu yapması açısından dikkate değer. Ancak bu vaatlerin ne kadar karşılık bulacağını, partinin meclis içindeki gücü ve ittifaklar belirleyecek” dedi. Alevi dernekleri ise temkinli bir iyimserlikle yaklaştıklarını belirterek, “Söylemlerin ardından somut adımlar görmek istiyoruz. Geçmişte benzer vaatlerde bulunanlar oldu, ancak sonuç alamadık” şeklinde konuştu.
Geçmişten Geleceğe Uzanan Bir Perspektif
Türkiye’de siyasi tarih incelendiğinde, mağduriyetler üzerinden siyaset yapan partilerin iktidara geldiklerinde benzer bir dönüşüm geçirdikleri görülüyor. 1950’lerde Demokrat Parti’nin söylemi, 1980 sonrası dönemde ANAP ve DYP’nin yaklaşımları, 2000’lerde ise AK Parti’nin ilk yıllarındaki ‘mağdur’ söylemleri, zamanla iktidar pratikleriyle yüzleşmiş ve dönüşmüştür. Yeni Parti’nin bu çıkışı, benzer bir sürecin başlangıcı olarak okunabilir. Toplumsal barışa katkı sağlaması açısından önemli olsa da, bu açıklamaların içerikle desteklenmesi gerekiyor. Partinin seçim beyannamesinde Alevi vatandaşlara yönelik somut politikalar yer alacak mı, yoksa bu sözler sadece bir ‘gönül alma’ girişimi mi olacak, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
Türkiye’de toplumsal kutuplaşmanın giderek derinleştiği bir dönemde, siyasi aktörlerin ‘helalleşme’ ve ‘barış’ vurgusu yapması umut verici. Ancak geçmişte yaşanan acıların üzerini örtmek değil, yüzleşerek ve hukuki zeminlerde çözüm üretmek kalıcı barışı getirecektir. Yeni Parti liderinin sözleri, bu yönde bir irade beyanı olarak değerlendirilebilir. Önemli olan, bu beyanların seçimden sonra da arkasında durulmasıdır. Unutulmamalıdır ki, güçlü bir demokrasi, sadece sandıkta değil, iktidarın her alanında insan haklarına saygı gösteren bir anlayışla mümkün olacaktır.