TBMM'nin yeni yasama yılı açılış oturumunda, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay için protesto vardı. Atalay, 1 Ekim'de 24 saatlik açlık grevine başladığını duyurdu. Açılış oturumuna katılamayan Atalay'ın partisi TİP, Meclis'e gelmezken, DEM Parti grubu Atalay'ın fotoğraflarını taşıyarak salona girdi.
Can Atalay'dan 24 saatlik açlık grevi
Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM'nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim tarihinde 24 saatlik açlık grevine başladığını açıkladı. Atalay, açıklamasında "TBMM'nin açılış gününde, halkımızın iradesinin gasp edildiğini bir kez daha haykırıyorum" ifadelerini kullandı. Açlık grevi, Atalay'ın milletvekilliği görevinin engellenmesine ve tutukluluğuna dikkat çekmek amacıyla yapıldı.
Atalay, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde Hatay'dan milletvekili seçilmiş, ancak 16 Nisan 2024'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "Gezi Parkı davası" kapsamında 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Yargıtay'ın kararı onamasının ardından Atalay'ın milletvekilliği düşürülmüş ve cezaevine gönderilmişti. Anayasa Mahkemesi ise Atalay hakkında iki kez hak ihlali kararı vermişti.
TİP oturuma katılmadı, DEM Parti fotoğraflarla geldi
TBMM'nin yeni yasama yılı açılış oturumuna TİP milletvekilleri katılmadı. Parti yönetimi, Atalay'ın yokluğunda oturuma katılmanın anlamsız olduğunu belirterek karar aldı. Öte yandan DEM Parti grubu, oturuma Can Atalay'ın fotoğraflarını taşıyarak geldi. DEM Parti milletvekilleri, Atalay'ın fotoğraflarını Genel Kurul salonuna soktu ve oturum boyunca yanlarında bulundurdu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuşmasında "Can Atalay milletvekilidir, Meclis'te olmalıdır" dedi.
DEM Parti'nin eylemi, Meclis'teki diğer muhalefet partileri tarafından da destek gördü. CHP ve İYİ Parti milletvekilleri, Atalay'ın durumunu eleştiren açıklamalar yaptı. Ancak iktidar partisi AK Parti ve MHP sıralarından konuya ilişkin bir açıklama gelmedi.
Atalay'ın durumu ve hukuki süreç
Can Atalay'ın tutukluluğu, Türkiye'de hukuk devleti tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Anayasa Mahkemesi, Atalay'ın iki kez hak ihlali yaşadığını tespit etti ve tahliyesine karar verdi. Ancak yerel mahkeme, AYM kararına uymayarak Atalay'ı tahliye etmedi. Bu durum, yargı bağımsızlığı ve Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı konusunda ciddi eleştirilere yol açtı.
Atalay, cezaevinde olmasına rağmen milletvekili seçilmiş ve mazbatasını almıştı. Ancak Yargıtay'ın kararı sonrası milletvekilliği düşürüldü. Atalay'ın avukatları, karara itiraz ederek Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaptı. AYM, 2024 yılında iki kez Atalay hakkında hak ihlali kararı verdi ve tahliyesini istedi. Fakat İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM kararına rağmen Atalay'ı tahliye etmedi.
Meclis'teki yansımalar ve siyasi partilerin tutumu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, açılış konuşmasında yargı kararlarına saygı vurgusu yaptı ancak Atalay'ın durumuna değinmedi. Kurtulmuş, "Yargı kararları hepimiz için bağlayıcıdır" ifadelerini kullandı. Muhalefet partileri ise bu sözleri eleştirerek, AYM kararlarının uygulanmamasının hukuk devleti ilkesiyle çeliştiğini belirtti.
TİP, Atalay'ın serbest bırakılması için kampanyalar düzenlemeye devam ediyor. Parti, sosyal medyada #CanAtalayİçinAdalet etiketiyle paylaşımlar yapıyor. Ayrıca çeşitli sivil toplum kuruluşları ve barolar, Atalay'ın durumunu yakından takip ediyor.
DEM Parti'nin Meclis'teki fotoğraf eylemi, sembolik bir protesto olarak öne çıktı. Parti, bu eylemle Atalay'ın yokluğunu gündeme taşımayı amaçladı. DEM Parti milletvekilleri, oturum sırasında sık sık Atalay'ın adını anarak hükümeti eleştirdi.
Kamuoyu ve gelecek süreç
Can Atalay'ın açlık grevi, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada birçok kullanıcı, Atalay'a destek mesajları paylaştı. İnsan hakları örgütleri, Türkiye'deki yargı sürecine ilişkin endişelerini dile getirdi. Uluslararası basın da konuyu takip ediyor.
Önümüzdeki günlerde TBMM'de Atalay'ın durumuyla ilgili yeni gelişmeler yaşanabilir. Muhalefet partileri, konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını açıkladı. Ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına uyulmaması, yeni bir anayasal kriz tartışmasını beraberinde getirebilir.
Can Atalay'ın tutukluluğu, Türkiye'de adalet ve demokrasi tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ediyor. Meclis açılışındaki protestolar, bu konunun siyasetin ana gündem maddelerinden biri olduğunu gösteriyor. Kamuoyu, Atalay'ın akıbetini ve yargı sürecinin nasıl sonuçlanacağını merakla bekliyor.