Millî Eğitim Bakanlığı'nın geçici öğretmen görevlendirmelerini denetlemek amacıyla hayata geçirdiği yeni onay sistemi, aşırı merkezileşme nedeniyle bürokratik kilitlenmeye yol açtı. Eğitim-İş İstanbul 2 No'lu Şube Başkanı Kadir Toruş, sistemin sahada öğretmen bulunmasına rağmen derslerin haftalardır boş geçmesine neden olduğunu belirterek, karar süreçlerinin tek merkezde toplanmasının eğitimi doğrudan sekteye uğrattığını ifade etti.
Sistemde Öğretmen Var, Onay Yok
Toruş'un açıklamalarına göre, okullarda geçici görevlendirme bekleyen öğretmenler hazır olmasına karşın, Bakanlık tarafından getirilen yeni denetim mekanizması onay süreçlerini uzatıyor. İl ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinde bekleyen dosyalar, merkezî onay aşamasında tıkanıyor. Bu durum, özellikle ücretli öğretmenlik ve geçici görevlendirme ile derslere giren kadroları doğrudan etkiliyor.
Eğitim-İş temsilcisi, sistemin amacının denetimi artırmak olduğunu ancak uygulamada öğretmenin sınıfa girmesini engelleyen bir yapıya dönüştüğünü vurguladı. Toruş, "Öğretmen var, onay yok. Dersler haftalardır boş geçiyor. Bu tablo, eğitimde fırsat eşitliğini de zedeliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Sendika yetkilileri, sorunun yalnızca İstanbul ile sınırlı olmadığını, benzer sıkıntıların farklı illerden de bildirildiğini aktarıyor. Öğrencilerin müfredat gerisinde kalması, velilerin de tepkisine yol açıyor.
Merkezî Onayın Yarattığı Tıkanıklık
MEB'in son dönemde görevlendirme süreçlerini dijitalleştirerek tek merkezden izlenebilir hale getirmesi, denetim açısından şeffaflık sağlamayı hedefliyordu. Ancak sahadaki uygulama, karar alma yetkisinin il ve ilçe müdürlüklerinden alınıp merkeze taşınmasının operasyonel yükü artırdığını gösteriyor.
Kadir Toruş, bürokratik süreçlerin hızlandırılması için yerinde yetki devri yapılması gerektiğini savunuyor. Ona göre, okul müdürlüklerinin ve ilçe müdürlüklerinin inisiyatif alması, öğretmenin sınıfa zamanında girmesini sağlayacak. Aksi halde onay bekleyen her gün, öğrencilerin eğitim hakkından mahrum kaldığı bir güne dönüşüyor.
Eğitim uzmanları, benzer merkezileşme eğilimlerinin farklı kamu hizmetlerinde de gecikmelere yol açtığını hatırlatıyor. Öğretmen görevlendirmesinde yaşanan aksama, eğitim politikalarının saha gerçekliğiyle uyumlu olması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Eğitimde Aksama ve Çözüm Önerileri
Eğitim-İş'in açıklamasına göre, geçici görevlendirme bekleyen öğretmenlerin mağduriyeti yalnızca derslerin boş geçmesiyle sınırlı değil. Öğretmenler, onay süreci tamamlanana kadar ücret ve sigorta haklarından da yararlanamıyor. Bu belirsizlik, eğitim emekçilerinin ekonomik koşullarını da olumsuz etkiliyor.
Sendika, Bakanlığa çağrıda bulunarak acil bir düzenleme ile onay süreçlerinin yerel birimlere devredilmesini, dijital sistemde yaşanan teknik aksaklıkların giderilmesini ve öğretmen açığının kapatılması için kalıcı kadro politikalarının hayata geçirilmesini talep ediyor.
MEB cephesinden konuya ilişkin henüz resmî bir açıklama gelmedi. Ancak eğitim çevrelerinde, sistemin gözden geçirilmesi gerektiği yönünde görüşler ağırlık kazanıyor. Öğrencilerin ders başında öğretmen bulamaması, eğitimde fırsat eşitliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.
Konunun çözümü, yalnızca teknik bir düzenlemeyle sınırlı görünmüyor. Eğitim yönetiminde merkez ile yerel birimler arasındaki yetki dengesinin yeniden kurulması, öğretmen istihdamının planlanması ve denetimin hizmeti aksatmayacak biçimde kurgulanması gerekiyor. Aksi halde, öğretmenin sınıfa girmesini bekleyen öğrenciler, bürokrasinin gölgesinde eğitimden mahrum kalmaya devam edecek.