Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), “Kütüphane”, “Kütüphane Kafe” ve “Deneme Kulübü” gibi isimler altında izinsiz eğitim faaliyeti yürüten işletmelere yönelik denetimlerini sıkılaştırdı. Bakanlık, bugüne kadar bin 500 kuruluş hakkında kapatma cezası uygularken, brüt asgari ücretin 20 katı tutarında idari para cezası kesti.
MEB müfettişleri, özellikle büyükşehirlerde yoğunlaşan bu tür işletmelerin, öğrencilere ders çalışma ortamı sundukları gerekçesiyle açıldığını ancak fiilen özel ders ve sınavlara hazırlık kursu faaliyeti yürüttüklerini tespit etti. Bakanlık yetkilileri, bu yapıların 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na tabi olmadan eğitim hizmeti verdiğini belirterek, denetimlerin kararlılıkla süreceğini açıkladı.
Denetimler Nasıl Yapılıyor?
MEB tarafından yürütülen denetimler, il milli eğitim müdürlüklerine bağlı denetim ekipleri ve müfettişler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Ekipler, ihbar ve şikâyetleri değerlendirmenin yanı sıra rutin kontrollerle de bu tür işletmeleri mercek altına alıyor. Denetimlerde, işletmenin fiziki koşulları, kullanılan materyaller, öğrenci kayıt defterleri ve personelin eğitimci olup olmadığı inceliyor.
Yapılan incelemeler sonucunda, izinsiz eğitim faaliyeti yürüttüğü tespit edilen kuruluşlara önce uyarı veriliyor, faaliyetin devamı halinde ise kapatma işlemi uygulanıyor. Ayrıca, 5580 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince idari para cezası kesiliyor. MEB, bugüne kadar bin 500 kuruluş hakkında kapatma kararı aldı ve her birine brüt asgari ücretin 20 katı tutarında ceza uyguladı. Bu ceza, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 500 bin TL’ye denk geliyor.
Veli ve Öğrenciler İçin Uyarılar
MEB yetkilileri, velileri bu tür işletmelere karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. İzinsiz faaliyet gösteren kurumların eğitim kalitesinin denetlenmediğini, öğrencilere yanlış yönlendirme yapılabileceğini ve kayıt sırasında alınan ücretlerin geri iadesinin garanti olmadığını vurguladı. Velilerin, eğitim hizmeti alacakları kurumun MEB onaylı olup olmadığını kontrol etmeleri gerektiği belirtildi.
Uzmanlar, özellikle sınav dönemlerinde öğrencilere ders çalışma ortamı sunan kafelerin ve kütüphanelerin cazip hale geldiğini, ancak bu mekânların bazen gizli kurs faaliyetleri yürüttüğünü ifade ediyor. Bu tür yerlerde öğretmenlik yapan kişilerin pedagojik formasyonu olup olmadığı da ayrı bir tartışma konusu.
Arka Plan: Neden Şimdi?
MEB’in bu denetimleri sıkılaştırmasının arkasında, son yıllarda artan izinsiz eğitim faaliyetlerine yönelik şikâyetler yatıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, online eğitimle birlikte yüz yüze etüt merkezlerine olan talep arttı. Bazı girişimciler, yasal boşluklardan yararlanarak “kütüphane” veya “kafe” adı altında açtıkları işletmelerde öğrencilere özel ders vermeye başladı. Bu durum, hem vergi kaybına hem de haksız rekabete yol açtı.
Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2024 yılında yayımladığı genelge ile özel öğretim kurumlarına yönelik denetimlerin artırılacağı duyurulmuştu. Bakanlık, ayrıca valiliklere gönderdiği yazıda, izinsiz eğitim faaliyeti yürüten işletmelerin tespiti için kolluk kuvvetleriyle iş birliği yapılmasını istedi. Bu kapsamda, zabıta ekipleri ve emniyet güçleri de denetimlere destek veriyor.
Sektör temsilcileri, uygulamanın yerinde olduğunu ancak denetimlerin adil ve şeffaf yapılması gerektiğini savunuyor. Özel dershaneler ve etüt merkezleri, yasal düzenlemelere uyum sağlamak için ciddi maliyetlere katlanırken, kaçak faaliyet gösteren işletmelerin haksız kazanç elde ettiğini belirtiyor. MEB’in bu hamlesi, sektördeki rekabetin dengelenmesi açısından olumlu karşılanıyor.
Ancak bazı eğitimciler, bu tür işletmelerin tamamen kapatılmasının öğrencilerin ders çalışma ihtiyacını karşılamayacağını, alternatif sosyal alanların yaratılması gerektiğini dile getiriyor. Özellikle dar gelirli ailelerin çocukları için ücretsiz etüt merkezlerinin yaygınlaştırılması öneriliyor.
MEB’in denetimleri, eğitimde fırsat eşitliğini sağlama ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bakanlık, önümüzdeki dönemde denetimlerin daha da sıklaştırılacağını ve izinsiz faaliyet gösteren kurumlara göz açtırılmayacağını bildirdi. Velilerin ve öğrencilerin mağdur olmaması için yasal çerçevede hizmet veren kurumları tercih etmeleri gerektiği vurgulanıyor.