Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, mevsim etkilerinden arındırılmış özel kapsamlı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Mayıs 2025'te bir önceki aya göre yüzde 1,92 artış gösterdi. Bu veri, enflasyonun ana eğilimini yansıtması açısından piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. Aylık artış oranı, Nisan ayındaki yüzde 1,56'lık seviyeye kıyasla sınırlı bir hızlanmaya işaret ederken, yıllık bazda ise enflasyonun kademeli olarak yavaşladığı görülüyor.
TÜFE verileri ne anlama geliyor?
Mevsim etkilerinden arındırılmış TÜFE, gıda, enerji, hizmet gibi kalemlerdeki geçici dalgalanmaları ayıklayarak enflasyonun altında yatan trendi ortaya koyuyor. Mayıs ayındaki yüzde 1,92'lik artış, özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle gerçekleşti. Ulaştırma ve konut harcamaları da artışa katkıda bulunan diğer önemli kalemler oldu. Merkez Bankası'nın faiz indirim sürecinde olduğu bir dönemde, bu veri enflasyon görünümüne ilişkin temkinli bir iyimserlik sağlıyor.
Ekonomiye yansımaları
Enflasyondaki yavaşlama eğilimi, hanehalkı alım gücünü desteklerken, işletmeler için maliyet baskılarını hafifletiyor. Ancak yıllık enflasyonun hala yüksek seyrettiği (yüzde 70'lerin üzerinde) dikkate alındığında, sıkı para politikasının bir süre daha devam etmesi bekleniyor. Piyasa katılımcıları, yılın ikinci yarısında baz etkisiyle yıllık enflasyonun daha belirgin şekilde düşeceğini öngörüyor. Mayıs ayındaki aylık artışın beklentilerin hafif üzerinde gelmesi, faiz indirimlerinin hızını sınırlayabilir.
Uzmanlar, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürmesi gerektiğine vurgu yaparken, jeopolitik riskler ve küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki olası artışlar, ithalat maliyetleri aracılığıyla yurt içi fiyatlara yansıyabilir.
TCMB, Nisan ayındaki toplantısında politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 42,5'e çekmişti. Mayıs enflasyon verisi, bir sonraki faiz kararı için belirleyici olacak. Piyasalar, Haziran ayında 150-250 baz puan arasında bir indirim daha bekliyor. Ancak TÜFE verisinin ardından indirim miktarının alt bantta kalabileceği konuşuluyor.
Enflasyonun seyri, Türkiye ekonomisinin büyüme performansı ve cari açık üzerinde de doğrudan etkili. Düşen enflasyon, ihracatçıların rekabet gücünü artırırken, turizm gelirlerindeki artışla birlikte cari dengenin iyileşmesine katkı sağlayabilir. Ancak kredi maliyetlerinin yüksek kalması, iç talebi sınırlamaya devam ediyor.
Sonuç olarak, Mayıs enflasyon verisi, ekonomideki yavaşlama sinyalleriyle birlikte değerlendirildiğinde, Merkez Bankası'nın mevcut duruşunu koruyarak kademeli faiz indirimlerine devam edebileceğini gösteriyor. Yılın ikinci yarısında enflasyonun tek haneye yaklaşması bekleniyor, ancak bu süreçte mali disiplin ve yapısal reformların önemi büyük.