İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 42 kişi gözaltına alındı. Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) hazırladığı rapor ortaya çıktı. Raporda, dernek hesaplarından yapılan EFT işlemlerinde kullanılan açıklamalar dikkat çekti. Özellikle 'Haluk Levent Acil Senet Kapama Bedeli' ve benzeri ifadelerin yer aldığı EFT'lerin incelendiği belirtildi.
MASAK raporunda hangi detaylar var?
Soruşturma kapsamında MASAK tarafından hazırlanan raporda, derneğin mali işlemlerinin detaylı olarak analiz edildiği görüldü. Raporda, dernek hesaplarına gelen bağışlar ve yapılan harcamalar tek tek sıralanırken, EFT işlemlerindeki açıklama alanlarına yazılan ifadeler de mercek altına alındı. 'Haluk Levent Acil Senet Kapama Bedeli' gibi ifadelerin yanı sıra, 'Acil ödeme', 'Proje desteği' gibi genel açıklamaların da bulunduğu kaydedildi. Raporda ayrıca derneğin bazı dönemlerde yoğun nakit çekme işlemi yaptığı, bunun da şüpheli işlem olarak değerlendirildiği belirtildi.
AHBAP soruşturması neden başlatıldı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, AHBAP Derneği hakkında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlamalarıyla soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında aralarında dernek yöneticilerinin de bulunduğu 42 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin, bağışlarla toplanan paraları usulsüz şekilde kullandıkları, sahte belgeler düzenledikleri ve kendilerine haksız kazanç sağladıkları iddia ediliyor. Soruşturma devam ederken, MASAK raporunun dosyadaki önemli deliller arasında yer aldığı öğrenildi.
AHBAP Derneği, 2017 yılında sanatçı Haluk Levent öncülüğünde kurulmuş ve özellikle doğal afetlerde yardım faaliyetleriyle tanınmıştı. Dernek, 2023 Kahramanmaraş depremlerinde üstlendiği rol ile kamuoyunda geniş takdir toplamıştı. Ancak son dönemde derneğin mali işlemleriyle ilgili çeşitli iddialar gündeme gelmişti. MASAK raporunun ortaya çıkmasıyla birlikte, derneğin faaliyetlerine yönelik soruşturma daha da derinleşti.
Uzmanlar, derneklerin şeffaf ve denetlenebilir olmasının kamu güveni açısından kritik olduğunu vurguluyor. AHBAP soruşturmasının, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının mali yönetimine ilişkin mevzuatın yeniden değerlendirilmesine yol açabileceği ifade ediliyor.