Marmara Denizi'nde su sıcaklığı, son 50 yılın en yüksek seviyelerine ulaşarak bilim insanlarını harekete geçirdi. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, yaptığı açıklamada deniz suyu sıcaklığının mevsim normallerinin 2-3 derece üzerinde seyrettiğini ve bu durumun deniz ekosistemi için ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı.
Sıcaklık artışı canlıları tehdit ediyor
Prof. Dr. Tecer, Marmara Denizi'nde son 50 yıllık verilere göre su sıcaklığında belirgin bir artış trendi olduğunu belirtti. Özellikle yaz aylarında yüzey sıcaklığının 28-29 dereceye ulaştığını ifade eden Tecer, bu durumun deniz canlıları üzerinde baskı yarattığını söyledi. Sıcaklık artışı nedeniyle balık türlerinin üreme alanlarının daraldığını, bazı türlerin kuzeye göç etmeye başladığını ekledi. Ayrıca, sıcak su koşulları müsilaj (deniz salyası) oluşumunu tetikleyerek ekosistemin dengesini bozuyor.
Küresel iklim değişikliği Marmara'yı da vuruyor
Bilim insanları, Marmara Denizi'ndeki ısınmanın küresel iklim değişikliğinin yerel bir yansıması olduğu konusunda hemfikir. Prof. Dr. Tecer, Akdeniz havzasındaki diğer denizler gibi Marmara'nın da ısındığını, bu durumun kıyı ekosistemlerini ve su kalitesini olumsuz etkilediğini kaydetti. Özellikle endüstriyel kirlilik ve evsel atıkların sıcaklıkla birleşince oksijen seviyelerini düşürdüğünü, deniz tabanında canlı çeşitliliğinin azaldığını ifade etti.
Müsilaj geri mi dönüyor?
2021 yılında büyük bir müsilaj sorunu yaşayan Marmara Denizi, yeniden benzer bir tehditle karşı karşıya. Sıcaklık artışı, deniz suyunda organik madde birikimini hızlandırarak müsilaj oluşumu için uygun zemin hazırlıyor. Prof. Dr. Tecer, yetkililere çağrıda bulunarak, kirliliğin azaltılması ve su sıcaklığının düzenli izlenmesi gerektiğini belirtti. Aksi halde ekosistemin geri dönüşü olmayan bir noktaya varabileceği uyarısında bulundu.
Marmara Denizi'nin ısınması, yalnızca ekolojik değil aynı zamanda ekonomik sonuçlar da doğuruyor. Balıkçılık sektörü, avlanan türlerde azalma ve maliyet artışı yaşarken, turizm sektörü de deniz suyu kalitesindeki bozulmadan etkileniyor. Uzmanlar, iklim değişikliğiyle mücadelede somut adımlar atılmazsa bu durumun daha da kötüleşeceğini öngörüyor. Marmara'ya kıyısı olan illerde belediyelerin ve sanayi tesislerinin atık yönetimini iyileştirmesi kritik önem taşıyor.