Barış süreci tüm hızıyla devam ederken, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan beklenmedik bir olay ABD ve İran arasındaki tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump'ı öfkelendiren bu hamle, Oval Ofis'te acil olarak toplanan üst düzey yetkililer tarafından masaya yatırıldı. Kritik görüşmelerin ardından sahadaki dengelerin değiştiği ve ateşkesin sona erdiği belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı'nda ne oldu?
İran'a ait olduğu iddia edilen bir sürat teknesi, ABD Donanması'na ait iki savaş gemisine Hürmüz Boğazı'nda tehlikeli bir şekilde yaklaştı. ABD merkezli bir istihbarat kaynağı, teknenin gemilere 200 metre mesafeye kadar sokulduğunu ve bu durumun çatışma riskini doğurduğunu aktardı. Olayın ardından ABD Başkanı Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada İran'ı 'kışkırtıcı' olarak nitelendirirken, 'Bu tür provokasyonlara müsamaha gösterilmeyeceğini' söyledi.
İran tarafı ise iddiaları reddederek, teknenin rutin bir devriye görevi yaptığını ve uluslararası sularda faaliyet gösterdiğini savundu. Ancak ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, teknenin uyarılara rağmen hızını kesmediğini ve son anda manevra yaparak bir çatışmayı önlediğini bildirdi.
Oval Ofis'te kritik toplantı
Olayın hemen ardından Beyaz Saray'da toplanan Ulusal Güvenlik Konseyi, Başkan Trump başkanlığında bir araya geldi. Toplantıda, İran'a yönelik yaptırımların artırılması ve bölgedeki askeri varlığın güçlendirilmesi gibi seçenekler masaya yatırıldı. Kaynaklar, Trump'ın özellikle İran'ın bu hamlesini 'barış sürecine ihanet' olarak değerlendirdiğini belirtti.
Toplantıda ayrıca, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de dahil olduğu bir koalisyonun kurulması ve Hürmüz Boğazı'nda ortak devriye faaliyetlerinin başlatılması üzerinde duruldu. Ancak bu adımın İran'la doğrudan bir sıcak çatışmaya dönüşme riski taşıdığı konusunda fikir ayrılıkları yaşandığı öğrenildi.
Ateşkesi bitiren perde arkası
Oval Ofis'teki görüşmelerin ardından ABD yönetimi, İran'la yürütülen dolaylı müzakereleri askıya aldığını duyurdu. Bu karar, Yemen'deki ateşkes sürecini de olumsuz etkiledi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki olayın sadece bir bahane olduğunu, asıl nedenin ABD'nin İran'ın bölgesel nüfuzunu kırmak istemesi olduğunu savunuyor.
Öte yandan, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, 'ABD'nin bahanelerle müzakerelerden kaçtığını' belirterek, 'Müzakere masasına dönmek için herhangi bir ön koşul kabul etmeyeceklerini' bildirdi. Bu açıklama, taraflar arasındaki güven bunalımının daha da derinleştiğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Kriz, Körfez ülkelerinde endişeyle karşılanırken, petrol fiyatlarında yüzde 5'e varan ani bir yükselişe neden oldu. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir nokta olduğunu hatırlatarak, olası bir çatışmanın küresel ekonomiyi derinden etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Rusya ve Çin ise tarafları itidale çağırırken, Avrupa Birliği arabuluculuk teklifini yineledi. Ancak ABD'nin bu krizi İran'a karşı daha sert bir duruş sergilemek için kullanabileceği yorumları yapılıyor.
Yaşananlar, bölgedeki istikrarsızlığın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Diyalog ve diplomasi kanallarının açık tutulması, tırmanmayı önlemek için hayati önem taşıyor. Aksi takdirde, sadece iki ülke değil, tüm bölge ve küresel düzen ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabilir.