Antalya'da faaliyet gösteren bir zincir marketin, sattığı domates ve biberlerde hiç pestisit bulunmadığını öne süren reklamları, Reklam Kurulu tarafından tüketiciyi yanıltıcı bulundu. Kurul, firmanın tanıtımlarına 1 milyon 83 bin lira idari para cezası uyguladı. Karar, gıda perakendeciliğinde 'temiz ürün' iddialarının denetimini yeniden gündeme taşıdı.
Yasal limitin altında ama sıfır değil
İnceleme süreci, market zincirinin belirli şubelerinde satılan domates ve biberlerden alınan numunelerle başladı. Laboratuvar analizlerinde bu ürünlerde pestisit kalıntısına rastlandı. Ancak tespit edilen miktarın yasal limitin altında olduğu belirlendi. Yani ürünler mevzuat açısından 'yasal sınırlar içinde' kabul edilirken, marketin reklamlarında yer alan 'pestisit yok' ifadesi gerçeği yansıtmıyordu.
Reklam Kurulu, tüketicinin gıda güvenliği konusundaki hassasiyetini göz önünde bulundurarak, hiç pestisit içermediği belirtilen ürünlerde kalıntı bulunmasını yanıltıcı ticari uygulama olarak değerlendirdi. Kurul, reklamın tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olduğuna ve firmaya 1 milyon 83 bin lira ceza kesilmesine karar verdi.
Reklamda 'yok' demek, analizde 'var' çıktı
Kararın gerekçesinde, reklamın tüketici üzerinde oluşturduğu algının önemine vurgu yapıldı. Bir ürünün etiketinde veya tanıtımında 'pestisit yok' ifadesi kullanıldığında, tüketici bunu sıfır kalıntı olarak algılıyor. Oysa analiz sonuçları, kalıntının yasal limitin altında dahi olsa mevcut olduğunu gösterdi. Bu nedenle Kurul, reklamın bilimsel gerçeklerle örtüşmediği sonucuna vardı.
Gıda mühendisleri, pestisit kalıntısının yasal limitin altında olmasının ürünü sağlık açısından güvenli kılabileceğini, ancak 'sıfır kalıntı' iddiasının ayrı bir taahhüt anlamına geldiğini belirtiyor. Bu tür iddiaların laboratuvar raporlarıyla desteklenmesi gerektiği, aksi halde tüketicinin yanıltılmış sayılacağı ifade ediliyor.
Reklam Kurulu'nun artan denetimleri
Reklam Kurulu son yıllarda gıda ve perakende sektörüne yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Özellikle 'doğal', 'organik', 'katkısız' ve 'pestisitsiz' gibi ifadelerin kullanıldığı reklamlar mercek altında. Kurul, bu tür vaatlerin bilimsel verilerle kanıtlanmasını şart koşuyor. Aksi halde firmalar, tüketiciyi yanıltıcı reklam nedeniyle ağır para cezalarıyla karşılaşabiliyor.
Antalya'daki market zincirine kesilen 1 milyon 83 bin liralık ceza, bu kapsamda verilen en yüksek cezalardan biri olarak kayıtlara geçti. Kararın, diğer market zincirleri ve gıda üreticileri için de caydırıcı bir örnek oluşturması bekleniyor.
Tüketici güveni ve etiket okuryazarlığı
Tüketici dernekleri, kararı olumlu karşıladı. Ancak asıl sorunun etiketlerdeki bilgi kirliliği olduğunu vurguluyorlar. Bir ürünün 'pestisitsiz' olduğunu iddia etmek için tüm üretim sürecinin bağımsız denetimden geçmesi ve her partinin analiz edilmesi gerekiyor. Uzmanlar, tüketicilerin 'yok' ifadesini gördüğünde bunun mutlak bir garanti olmadığını, sertifika ve raporlara bakması gerektiğini söylüyor.
Market zincirinin ceza kararına itiraz hakkı bulunuyor. Firmanın önümüzdeki günlerde yasal süreci başlatıp başlatmayacağı ise henüz bilinmiyor.
Bağlam: Reklamda vaat, rafta gerçek
Gıda perakendeciliğinde rekabet, tüketiciye 'daha temiz', 'daha doğal' ürün sunma iddiası üzerinden yaşanıyor. Ancak bu iddiaların denetimi, Reklam Kurulu'nun yanı sıra Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı'nın ortak çalışmasını gerektiriyor. Antalya'daki ceza, reklam verenin sorumluluğunun yalnızca tanıtım metniyle sınırlı olmadığını, ürünün kendisinin de bu vaadi karşılaması gerektiğini gösteriyor. Tüketicinin güvenini kazanmak isteyen markalar için doğru strateji, abartılı ifadelerden kaçınıp şeffaf bilgi paylaşımı olacaktır.