Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 103. kuruluş yıl dönümü resepsiyonuna katılmayarak aynı akşam Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Görüşme öncesinde Yavaş'ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e doğrudan, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na ise danışmanı Kuşoğlu üzerinden haber gönderdiği öğrenildi. Bu trafik, Yavaş'ın CHP ile Yeni Parti arasındaki denge siyasetinde yeni bir perde açtığı yorumlarına yol açtı.
Külliye'de Kritik Görüşme
Edinilen bilgilere göre, Mansur Yavaş, 9 Eylül 2024 akşamı saat 19.00 sularında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geldi. Görüşme yaklaşık bir saat sürdü. Yavaş'ın, yerel yönetimlerin mali yapısı, Ankara'nın altyapı projeleri ve deprem hazırlıkları gibi konularda Erdoğan ile fikir alışverişinde bulunduğu belirtildi. Görüşmenin içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak kulis bilgileri, Yavaş'ın özellikle Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin devam eden metro projeleri için merkezi hükümetten destek talebinde bulunduğunu işaret ediyor.
Görüşmenin zamanlaması dikkat çekiciydi; zira aynı akşam CHP'nin 103. kuruluş yıl dönümü resepsiyonu Ankara'da gerçekleştiriliyordu. Yavaş'ın resepsiyona katılmaması, partisi içinde farklı yorumlara neden oldu. Bazı CHP'liler, Yavaş'ın bu tutumunu "parti içi dengeleri gözetmek" olarak değerlendirirken, bazıları ise "Erdoğan ile görüşmeyi tercih etmesi"nin bir strateji olduğunu savundu.
Özel'e Doğrudan, Kılıçdaroğlu'na Dolaylı Haber
Yavaş'ın görüşme öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i doğrudan aradığı ve bilgilendirdiği öğrenildi. Özel'e, "Cumhurbaşkanı ile bir görüşme gerçekleştireceğim, bilginiz olsun" dediği aktarıldı. Öte yandan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ise doğrudan ulaşmak yerine, danışmanı Kuşoğlu aracılığıyla haber gönderdiği belirtildi. Bu durum, Yavaş'ın parti içindeki iki farklı kanada karşı pozisyonunu gözler önüne serdi. Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar, Yavaş'ın bu tercihini "protokol gereği" olarak yorumlarken, parti içi muhalefet, "Yavaş'ın Kılıçdaroğlu'nu bypass ettiği" eleştirisini dile getirdi.
CHP yönetimi, konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçındı. Ancak parti sözcüsü, "Genel Başkanımızın bilgisi dahilinde gerçekleşen bir görüşmedir. Mansur Başkan, partimizin önemli bir yöneticisidir ve kendisiyle istişare halindeyiz" ifadelerini kullandı.
Yeni Parti ve Denge Siyaseti
Mansur Yavaş'ın son dönemde Yeni Parti'ye (eski adıyla DEVA Partisi) yönelik açıklamaları, CHP içinde rahatsızlık yaratmıştı. Yavaş, geçtiğimiz ay Yeni Parti Genel Başkanı Ali Babacan ile bir araya gelmiş ve "yerel yönetimlerde iş birliği" mesajı vermişti. Bu görüşme, CHP tabanında "Yavaş, alternatif bir merkez sağ oluşturuyor" yorumlarına neden olmuştu. Şimdi ise Erdoğan ile görüşmesi, Yavaş'ın sadece CHP içinde değil, genel siyasette de bağımsız bir aktör olarak konumlanma çabası olarak okunuyor.
Siyaset bilimci Prof. Dr. Ahmet Kaya, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak merkezi hükümetle iyi ilişkiler geliştirmek zorunda. Ancak bu görüşmeyi partisinden bağımsız bir hamle olarak görmek yanlış olur. Yavaş, hem CHP içindeki konumunu korumak hem de Cumhurbaşkanlığı için zemin hazırlamak arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Özel'e doğrudan, Kılıçdaroğlu'na dolaylı haber göndermesi, bu denge siyasetinin bir yansıması."
Parti İçi Tepkiler ve Gelecek Perspektifi
CHP içinde bazı milletvekilleri, Yavaş'ın bu görüşmesini "parti disiplini açısından sorunlu" bulduklarını belirtti. Bir milletvekili, "Sayın Yavaş, Cumhurbaşkanı ile görüşmeden önce parti organlarına bilgi vermeliydi. Ancak yine de Genel Başkan'a haber vermesi olumlu" dedi. Öte yandan Yavaş'a yakın çevreler, görüşmenin "şeffaf" olduğunu ve "Ankara'nın menfaatleri doğrultusunda" gerçekleştiğini savundu.
Kılıçdaroğlu cephesinden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Kılıçdaroğlu'na yakın bir isim, "Kendisiyle doğrudan iletişim kurulmaması bir eksikliktir. Ancak Mansur Bey'in genel tutumunu biliyoruz, partiyi zora sokacak bir adım atmayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Yavaş'ın bu hamlesi, 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde CHP'nin stratejisini de etkileyebilir. Parti yönetimi, Yavaş'ı "aday" olarak lanse etmekten kaçınırken, Yavaş'ın kendisi de henüz net bir açıklama yapmış değil. Ancak kamuoyu araştırmaları, Yavaş'ın anketlerde CHP seçmeni nezdinde en popüler isim olduğunu gösteriyor. Bu nedenle Yavaş'ın her adımı, parti içinde ve dışında geniş yankı uyandırıyor.
Sonuç olarak, Mansur Yavaş'ın Külliye görüşmesi, Türkiye siyasetinde "yerel yönetim- merkezi hükümet" ilişkilerinin ötesinde bir anlam taşıyor. Yavaş, bir yandan Ankara'nın sorunlarına çözüm ararken, diğer yandan gelecekteki siyasi kariyeri için hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Bu denge, önümüzdeki günlerde CHP içindeki tartışmaların seyrini belirleyecek gibi görünüyor.