Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), başkentin gözde ilçelerinden Etimesgut'ta yer alan ve değeri 3 milyar lirayı aşan dev bir arsayı satışa çıkardı. CHP'li Mansur Yavaş yönetiminin 7 yıllık görev süresince en yüksek tutarlı gayrimenkul satışı olarak kayıtlara geçen bu ihale, kent gündeminde geniş yankı uyandırdı. Muhalefet kanadından "Ankara parsel parsel satılıyor" eleştirileri yükselirken, belediye yetkilileri satışın şeffaf bir süreçle gerçekleştirileceğini ve elde edilecek gelirin kentin yatırımlarında kullanılacağını açıkladı.
Etimesgut'taki dev arsa ve ihale süreci
Satışa çıkarılan arsa, Etimesgut ilçesinin Eryaman ve Yeşiltepe mahalleleri arasında, yaklaşık 250 bin metrekarelik bir alanı kapsıyor. Bölge, son yıllarda konut ve ticari yatırımların yoğunlaştığı, metro hattına yakınlığı ve altyapı çalışmalarıyla değer kazanan bir konumda bulunuyor. Belediye Encümeni tarafından onaylanan ihale şartnamesine göre, arsanın muhammen bedeli 3 milyar 200 milyon TL olarak belirlenirken, ihaleye katılmak isteyenlerin 640 milyon TL geçici teminat yatırması gerekiyor. İhale, 15 Aralık 2023 tarihinde saat 14.00'te belediye hizmet binasının encümen salonunda gerçekleştirilecek. Açık artırma usulüyle yapılacak ihalede, ihaleye katılacakların en az 5 yıl süreyle ticari faaliyette bulunduğunu belgelemeleri ve son yıl itibarıyla en az 500 milyon TL ciroya sahip olmaları şartı aranıyor. Satışın, kentin imar planlarına uygun olarak gerçekleştirileceği ve arsanın yüzde 30'unun yeşil alan olarak ayrılacağı da şartnameye eklendi.
Yavaş yönetiminin gayrimenkul satışlarındaki iddialar
Mansur Yavaş'ın göreve geldiği 2019 yılından bu yana ABB, çeşitli dönemlerde önemli gayrimenkul satışlarına imza attı. 2020 yılında Keçiören'deki eski belediye otobüs garajının bulunduğu alan 1 milyar 200 milyon liraya satılmış, 2022'de Çankaya'da bulunan bir arsa ise 1 milyar 800 milyon liraya alıcı bulmuştu. Ancak bu satışlar, şimdiye kadar yapılan en yüksek tutarlı satışlar olarak kayıtlara geçmişti. Yeni ihale ile birlikte, Yavaş döneminde satılan toplam mülk değerinin 9 milyar lirayı aştığı hesaplanıyor. Belediye yetkilileri, satışlardan elde edilen gelirlerin metro hatları, köprüler ve sosyal konut projeleri gibi altyapı yatırımlarında kullanıldığını savunuyor. Ancak AK Parti Ankara İl Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, bu satışların kentin geleceğini ipotek altına aldığı ve "rant odaklı" bir yönetim anlayışının benimsendiği öne sürüldü. Açıklamada, "Ankara'nın en değerli hazineleri, göz göre göre peşkeş çekiliyor. Bu satışlar, halkın iradesiyle bağdaşmaz" ifadelerine yer verildi.
Uzmanlar ve sivil toplumdan görüşler
Kent konseyleri ve şehir plancıları, satışların kentsel dönüşüm ve konut ihtiyacı bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi Başkanı Prof. Dr. Turgay Kerem Koramaz, "Bu büyüklükte bir arsanın satışı, uzun vadeli kent planlaması açısından dikkatle ele alınmalı. Elde edilecek gelirin, sürdürülebilir projelere yönlendirilmesi ve kentin kamu yararının gözetilmesi kritik önem taşıyor" dedi. Yerel sivil toplum kuruluşları ise satışın şeffaf bir şekilde yapılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi çağrısında bulundu. Ankara Barosu'ndan yapılan açıklamada, ihale sürecinin idari denetime açık olduğu ve yasal itiraz mekanizmalarının işletilebileceği hatırlatıldı.
Satışın perde arkası: Belediye borçları ve yatırım ihtiyacı
ABB, bütçe açıklarını kapatmak ve yatırım finansmanı sağlamak amacıyla bu satışları bir kaynak olarak görüyor. Belediye Başkanı Mansur Yavaş, geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir açıklamada, merkezi hükümetin belediyelere yönelik desteklerinin azaldığını, bu nedenle öz kaynaklara yöneldiklerini ifade etmişti. Yavaş, "Biz borç ödemek için satmıyoruz; kazandığımız parayı Ankaralıya hizmet olarak geri döndürüyoruz" demişti. Ancak muhalefet, bu satışların asıl amacının belediyenin borç yükünü hafifletmek olduğunu ve kentin geleceğinin ipotek altına alındığını iddia ediyor.
Öte yandan, satışa çıkarılan arsanın imar durumu ve çevre düzeni planları, projenin sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesi için büyük önem taşıyor. Bölgede yapılacak yeni yapılaşmaların, alt yapı kapasitesini aşıp aşmayacağı sorusu da gündemde. Ankara'nın hızla büyüyen nüfusu ve konut ihtiyacı göz önüne alındığında, bu tür büyük ölçekli arazilerin imar planlarına uygun şekilde değerlendirilmesi, kentleşme politikaları açısından hayati bir konu olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak, Etimesgut'taki dev arsa satışı, kentin kaderini belirleyecek önemli bir karar olarak dururken, kamuoyunun yakından takip ettiği bu sürecin sonucu, hem belediyenin mali durumu hem de kentin şehircilik vizyonu üzerinde belirleyici olacak.