İstanbul Maltepe'de 7 katlı bir binanın kısmen çökmesi, kentteki yapı stokunun güvenliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Olayın ardından gözler binanın geçmişine ve taşıyıcı sistemine çevrildi. Uzmanlar, Hürriyet.com.tr'ye yaptıkları özel açıklamalarda, binanın çöküşünde kaçak katların ve taşıyıcı sistemde yapılan değişikliklerin etkisine işaret etti. İşte çöken binaya dair 5 kritik detay ve uzmanların asıl bakılması gereken nokta olarak gösterdiği taşıyıcı sistem sorunu.
Kaçak Katların Etkisi Büyük
Çöken binayla ilgili ilk incelemeler, yapıda ruhsata aykırı olarak eklenen katların bulunduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre, bu kaçak katlar binanın taşıma kapasitesini aşarak yük dengesini bozdu. Özellikle deprem kuşağında yer alan İstanbul'da, kaçak yapılaşma ciddi bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Binanın projesinde olmayan bu ilave katlar, kolon ve kirişlere normalden fazla yük bindirerek çöküşü hızlandırdı.
Taşıyıcı Sistemdeki Müdahaleler Asıl Soru İşareti
Uzmanlar, binanın çöküş nedenini araştırırken asıl odaklanılması gereken noktanın taşıyıcı sistem olduğunu vurguluyor. Yapının inşası sırasında veya sonrasında kolon, kiriş gibi taşıyıcı elemanlara müdahale edilip edilmediği kritik önem taşıyor. Özellikle zemin katta ticari amaçla yapılan tadilatlar, kolonların kesilmesi veya güçlendirilmesi gibi işlemler, binanın yük taşıma kapasitesini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, "Asıl bakılması gereken yer, taşıyıcı sistemde yapılan değişikliklerdir. Eğer kolonlarda veya kirişlerde herhangi bir zayıflama varsa, bu çöküşü tetiklemiş olabilir" değerlendirmesinde bulunuyor.
Binanın Yaşı ve Yapım Tekniği
Çöken binanın yapım yılı ve kullanılan malzeme kalitesi de araştırılıyor. Eski yapıların birçoğu, günümüz deprem yönetmeliklerine göre yetersiz kalıyor. Beton dayanımının düşük olması, donatı paslanması gibi faktörler, yapının deprem performansını olumsuz etkiliyor. Binanın çöküş şekli, taşıyıcı sistemdeki zafiyetin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Zemin Durumu ve Çevresel Faktörler
Maltepe'deki binanın bulunduğu zeminin jeolojik yapısı da inceleniyor. Zemin sıvılaşması veya taşıma gücü düşük bir alanda inşa edilmiş olması, çöküş riskini artıran etkenler arasında. Ayrıca çevredeki hafriyat çalışmaları veya komşu binaların yaptığı kazılar da binanın temelini olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, zemin etüt raporlarının detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Denetim Eksikliği ve Yasal Süreç
Binayla ilgili ortaya çıkan bir diğer kritik detay ise denetim eksikliği. Kaçak katların nasıl yapıldığı, ruhsat sürecinin nasıl işlediği ve yapı denetiminin ne ölçüde yapıldığı soru işaretleri arasında. Yetkililer, binanın ruhsat durumunu ve olası imar affı kapsamında olup olmadığını araştırıyor. Uzmanlar, denetimsiz yapılaşmanın benzer felaketlere davetiye çıkardığını vurguluyor.
Maltepe'deki çökme, İstanbul'un deprem gerçeğiyle birleştiğinde, kent genelindeki yapı stokunun acilen gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, özellikle 1999 öncesi yapıların hızlı tarama yöntemleriyle incelenmesi ve riskli bulunanların güçlendirilmesi veya dönüştürülmesi çağrısında bulunuyor. Vatandaşların da oturdukları binanın taşıyıcı sistemine dair bağımsız bir mühendislik raporu alması, olası felaketlerin önüne geçmede hayati rol oynayabilir. Unutulmamalıdır ki, deprem değil, denetimsiz ve mühendislik hizmeti almamış yapılar öldürür.