Makine sektörü, 2025 yılının ilk yarısında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 artırarak 13,8 milyar dolara ulaştırdı. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından açıklanan verilere göre, sektörün ocak-haziran dönemi performansı, küresel talepteki dalgalanmalara rağmen istikrarlı bir büyüme sergiliyor. MAİB Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, ihracattaki artışın özellikle Avrupa ve Orta Doğu pazarlarındaki güçlü talep sayesinde gerçekleştiğini belirtti.
İhracattaki artışın detayları
Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, sektörün en büyük pazarı olan Avrupa Birliği'ne ihracatın yüzde 3,2 artışla 7,5 milyar doları bulduğunu aktardı. Almanya, İtalya ve Fransa başta olmak üzere AB üyesi ülkeler, makine sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında yer aldı. Orta Doğu'ya ihracatta ise Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri öne çıktı. Bölgeye yapılan satışlar, yılın ilk yarısında yüzde 5,4 artarak 2,1 milyar doları aştı. Yılmaz, Kuzey Afrika ve Asya pazarlarında da olumlu sinyaller aldıklarını, özellikle Mısır ve Hindistan'a yönelik makine ihracatının arttığını söyledi.
Sektörün hedefleri ve zorluklar
MAİB Başkanı, sektörün yıl sonu ihracat hedefinin 28 milyar dolar olduğunu hatırlatırken, küresel ticaretteki belirsizliklerin ve hammadde fiyatlarındaki dalgalanmaların bu hedefe ulaşmayı zorlaştırabileceğini ifade etti. Yılmaz, "Özellikle çip krizi ve lojistik maliyetlerindeki artış, bazı alt sektörlerimizde üretim ve teslimat süreçlerini etkiliyor. Ancak yenilikçi ürünler ve dijital dönüşüm sayesinde rekabet gücümüzü koruyoruz" dedi. Sektörün en çok ihracat yaptığı ürün grupları arasında inşaat makineleri, tarım makineleri ve iş makineleri yer aldı. Özellikle inşaat makineleri ihracatı, yılın ilk yarısında yüzde 4,1 artışla 3,2 milyar dolar olarak kaydedildi.
Makine sektörü, ihracatın yanı sıra istihdama sağladığı katkıyla da Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip. Sektörde yaklaşık 1,5 milyon kişi çalışıyor. MAİB verilerine göre, sektörün toplam ihracat içindeki payı yüzde 10 seviyesinde. Uzmanlar, Türkiye'nin küresel makine üretiminde önemli bir oyuncu haline geldiğini ve bu alandaki katma değerli üretimin artırılması gerektiğini vurguluyor. Son dönemde hükümetin uyguladığı teşvik politikaları ve Ar-Ge desteği, sektörün teknolojik dönüşümüne katkı sağlıyor. Ancak finansmana erişim ve nitelikli işgücü temini, sektörün karşı karşıya olduğu temel sorunlar arasında bulunuyor.