İzmir'de yaşayan 61 yaşındaki Sultan Yurt, demans ve alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, malulen emeklilik hakkı için açtığı davayı kaybetti. Mahkeme, SGK'nın "çalışabilir" yönündeki kararını geçerli bularak davayı reddetti. Karar, hastanın eşi Rüstem Yurt ve avukatı Ali Ekiz tarafından "vicdansız ve hayattan kopuk" olarak nitelendirildi.
Dava Süreci ve Mahkeme Kararı
Sultan Yurt'a demans ve alzheimer teşhisi konulmasının ardından eşi Rüstem Yurt, kendisine vasi atandı. Yurt'un malulen emeklilik başvurusu, SGK tarafından "çalışabilir" gerekçesiyle reddedildi. Bunun üzerine aile, karara itiraz ederek dava açtı. Ancak mahkeme, "aksinin ispat edilemediği" gerekçesiyle davayı reddetti. Kararda, hastalığın iş gücünü ne ölçüde etkilediğine dair somut delil bulunmadığı belirtildi.
"Vicdansız ve Hayattan Kopuk Bir Karar"
Eş Rüstem Yurt, kararın ardından yaptığı açıklamada, "Eşim artık günlük hayatını bile tek başına sürdüremiyor. Nasıl olur da 'çalışabilir' denir? Bu karar vicdansız ve hayattan kopuk" dedi. Avukat Ali Ekiz ise kararın tıbbi gerçeklerle örtüşmediğini vurgulayarak, "Müvekkilimizin sağlık raporları açık. Ancak mahkeme, SGK'nın görüşünü esas aldı. Bu karar, hastalığın ilerleyişini ve hastanın yaşam kalitesini göz ardı ediyor" ifadelerini kullandı.
Malulen Emeklilikte Yaşanan Zorluklar
Türkiye'de malulen emeklilik için SGK'nın belirlediği kriterler oldukça katı. Hastalığın, sigortalının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmesine neden olması gerekiyor. Ancak demans ve alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarda, hastalığın seyri ve iş gücü kaybı objektif kriterlerle ölçülemeyebiliyor. Bu durum, birçok hasta ve ailesi için mağduriyet yaratıyor. Uzmanlar, özellikle ilerleyici hastalıklarda, değerlendirmenin daha esnek ve insani olması gerektiğini belirtiyor.
Benzer Davalarda Artış
Son yıllarda, malulen emeklilik başvurularının reddedilmesi nedeniyle açılan davalarda artış yaşanıyor. SGK'nın katı tutumu, mahkemelerin de genellikle kurum lehine karar vermesi, hastaların umutlarını kırıyor. Avukatlar, bu tür davalarda tıbbi raporların yanı sıra hastanın günlük yaşam aktivitelerini gösteren kanıtların da sunulması gerektiğini söylüyor. Ancak yine de mahkemelerin takdir hakkını SGK lehine kullanması, adalet duygusunu zedeliyor.
Hukuki Yollar ve Temyiz Süreci
Sultan Yurt'un avukatı Ali Ekiz, kararı temyiz edeceklerini açıkladı. Ekiz, "Bu karar sadece müvekkilimiz için değil, benzer durumdaki tüm hastalar için emsal teşkil ediyor. Mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Temyiz sürecinde, hastalığın ilerleyişine dair yeni raporlar sunulması bekleniyor. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu da değerlendiriliyor. Aile, kamuoyunun desteğini bekliyor.
Toplumsal Tepkiler ve Çözüm Önerileri
Karar, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, "Bu nasıl bir adalet?" diyerek tepki gösterdi. Hasta yakınları ve sivil toplum kuruluşları, malulen emeklilik kriterlerinin yeniden düzenlenmesi çağrısında bulunuyor. Öneriler arasında, nörodejeneratif hastalıklar için özel bir değerlendirme sistemi kurulması, hastalığın ilerleyişinin düzenli olarak izlenmesi ve karar süreçlerine hasta yakınlarının ve bağımsız tıbbi kurulun dahil edilmesi yer alıyor.
Bu tür kararlar, sadece bireysel mağduriyet yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda sosyal devlet ilkesinin sorgulanmasına neden oluyor. Sağlık hakkı ve sosyal güvenlik hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış temel haklardır. Ancak uygulamada, bürokratik engeller ve katı yorumlar, bu hakların kullanılmasını zorlaştırıyor. Sultan Yurt ve ailesinin yaşadığı bu olay, sistemin insani boyutu gözden kaçırdığını gösteriyor. Adaletin yerini bulması için hem yargı hem de yasama organına önemli görevler düşüyor.