Manisa'nın Salihli ilçesinde tarım arazileri ve doğal varlıkları tehdit ettiği gerekçesiyle açılan dava kapsamında, sekiz mahalleyi kapsayan jeotermal enerji projesi mahkeme tarafından ikinci kez yürütmeyi durdurma kararı aldı. Salihli Çevre Derneği Başkanı Erdem Durmaz, kararın bölge ekosistemi ve tarımsal üretim için kritik önemde olduğunu belirtti.
Projenin Ayrıntıları ve Mahkeme Süreci
Salihli Ovası'nda planlanan jeotermal enerji santrali, 8 mahallede sondaj ve üretim faaliyetleri öngörüyordu. Projenin, su kaynaklarını ve verimli tarım topraklarını olumsuz etkileyeceği endişesiyle Salihli Çevre Derneği tarafından dava açıldı. İlk yürütmeyi durdurma kararının ardından proje sahibi firmanın itirazı üzerine yeniden değerlendirilen dosyada, mahkeme ikinci kez durdurma kararı verdi. Karar, bölgedeki çiftçiler ve doğa korumacılar tarafından sevinçle karşılandı.
Erdem Durmaz'dan Açıklamalar
Manisa Salihli Çevre Derneği Başkanı Erdem Durmaz, yaptığı açıklamada, "Mahkeme kararı, tarım alanlarımızın ve doğal varlıklarımızın korunması adına önemli bir kazanımdır. Bu proje, bölgenin jeotermal potansiyelini kullanmak yerine, kısa vadeli enerji üretimi uğruna çevreyi feda ediyordu. İkinci kez yürütmeyi durdurma kararı, hukukun çevreden yana olduğunu gösteriyor. Mücadelemiz kararlılıkla devam edecek" dedi.
Bölge Ekonomisi ve Tarım Üzerindeki Etkiler
Salihli Ovası, Ege Bölgesi'nin en verimli tarım alanlarından biri olarak biliniyor. Bölgede üzüm, pamuk, mısır gibi ürünler yetiştiriliyor. Jeotermal sondajların su kaynaklarını kirletmesi ve toprak yapısını bozması riski, çiftçileri uzun süredir endişelendiriyordu. Karar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nden jeoloji uzmanları, jeotermal enerji projelerinin uygun alanlarda ve çevresel etki değerlendirmesi yapılarak hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, tarım arazilerinin geri dönüşümsüz zarar görebileceği uyarısında bulunuyorlar.
Bağımsız Değerlendirme
Mahkemenin verdiği bu karar, Türkiye'de çevre hukuku açısından emsal teşkil edebilecek nitelikte. Enerji ihtiyacı ile doğal kaynakların korunması arasındaki hassas dengede, yargının çevreden yana tavır alması, benzer davalar için umut verici. Ancak projenin tamamen iptali için sürecin takip edilmesi gerekiyor. Bu karar, aynı zamanda yerel halkın örgütlenerek hak arama mücadelesinin ne kadar etkili olabileceğini de gösteriyor.