İstanbul'da yaşayan fizik öğretmeni Cumhur Öztürk, geçirdiği kalp krizi sonrası doktorların tavsiyesi üzerine düzenli yürüyüşe başladı. Ancak 15 Mart 2025 akşamı parkta yürüyüş yaparken kimliği belirsiz kişilerin saldırısına uğradı. Ağır yaralanan Öztürk, bir aydır yoğun bakımda komada yaşam mücadelesi veriyor. Eşi, saldırganların bir an önce yakalanıp cezalandırılmasını istiyor.
Sağlık İçin Çıktığı Yürüyüş Kâbusa Döndü
Cumhur Öztürk, 52 yaşında, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde bir lisede fizik öğretmeni olarak görev yapıyordu. Yaklaşık iki ay önce geçirdiği kalp krizi sonrası doktorları, düzenli yürüyüş yapmasını önerdi. Öztürk de her akşam evinin yakınındaki parkta yürüyüşe çıkıyordu. 15 Mart akşamı saat 20.00 sularında yine parkta yürürken, henüz kimliği tespit edilemeyen bir grup tarafından saldırıya uğradı. Aldığı darbeler sonucu başına aldığı ağır travma ile yere yığılan Öztürk, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yapılan ilk müdahalenin ardından beyin kanaması geçirdiği belirlenen Öztürk, acil ameliyata alındı. Ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesine kaldırılan Öztürk, o günden bu yana komada.
Eşi: “Bir Aydır Uyanmasını Bekliyoruz”
Cumhur Öztürk'ün eşi Ayşe Öztürk, yaşadıkları acıyı ve adalet arayışını dile getirdi. “Eşim kalp krizini yenmiş, sağlığına kavuşmak için çabalıyordu. Doktorlar yürüyüş yapmasını söyledi. O da her akşam düzenli olarak parka gidiyordu. Ama o akşam vahşi bir saldırıya uğradı. Bir aydır komada, uyanmasını bekliyoruz. Faillerin bir an önce bulunup adalet önünde hesap vermesini istiyorum” dedi. Ayşe Öztürk, saldırganların bulunması için yetkililere çağrıda bulunarak, “Bu şiddet artık son bulmalı. Eşim gibi nice insanlar parkta yürüyemez hale geldi. Lütfen failler yakalanıp gerekli cezayı alsın” ifadelerini kullandı.
Polis Soruşturması Sürüyor
Olayla ilgili soruşturma başlatan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, parktaki güvenlik kameralarını inceledi. Ancak saldırganların kimliklerini tespit etmek için çalışmalar sürüyor. Polis, görgü tanıklarının ifadelerine başvurdu ve çevredeki iş yerlerinin kamera kayıtlarını topladı. Henüz gözaltına alınan şüpheli bulunmuyor. Olayın nedeni araştırılıyor; saldırganların gasp veya rastgele şiddet amacıyla hareket etmiş olabileceği ihtimalleri üzerinde duruluyor. Cumhur Öztürk'ün tedavisi ise hastanenin yoğun bakım ünitesinde devam ediyor. Doktorlar, durumunun kritik olduğunu ve uyanma sürecinin belirsiz olduğunu belirtiyor.
Parklarda Güvenlik Sorunu
Son yıllarda Türkiye'de park ve sokaklarda artan şiddet olayları, vatandaşların güvenlik endişelerini artırıyor. Özellikle akşam saatlerinde parklarda yürüyüş yapan insanlar, kendilerini güvende hissetmediklerini dile getiriyor. Uzmanlar, kentlerdeki aydınlatma eksikliği, güvenlik kameralarının yetersizliği ve devriye sayısının azlığının bu tür olayları tetiklediğini vurguluyor. Cumhur Öztürk'ün saldırıya uğradığı parkın çevresinde de benzer şikâyetlerin olduğu öğrenildi. Mahalle sakinleri, parkta daha fazla güvenlik önlemi alınması gerektiğini söylüyor.
Adalet ve Toplumsal Duyarlılık Çağrısı
Cumhur Öztürk'ün ailesi ve sevenleri, saldırganların bir an önce adalet önüne çıkarılmasını istiyor. Bu olay, toplumda maganda şiddetine karşı duyarlılığın artması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Eğitimciler ve sivil toplum kuruluşları, öğretmenlere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak yetkilileri göreve çağırıyor. Öztürk'ün öğrencileri de sosyal medyada #CumhurÖğretmenİçinAdalet etiketiyle kampanya başlattı. Bir öğrencisi, “Cumhur öğretmenimiz her zaman bize örnek oldu. Şimdi onun için adalet istiyoruz” dedi. Gözler, bir an önce faillerin yakalanması ve Öztürk'ün sağlığına kavuşması için yapılacak açıklamalarda.
Bu tür şiddet olayları, sadece bireysel bir saldırı değil, toplumsal bir yaranın göstergesi. Kentlerde güvenliğin sağlanması, cezaların caydırıcılığı ve toplumsal bilinçlenme ile mümkün. Cumhur Öztürk'ün yaşadığı trajedi, parkta yürüyüş yapmanın bile risk haline geldiği bir dönemde, yetkililerin acilen önlem alması gerektiğini hatırlatıyor. Adaletin yerini bulması ve benzer olayların önlenmesi için toplumun tüm kesimlerine görev düşüyor.