Zonguldak’ın Devrek ilçesinde yaşayan 25 yaşındaki Sefer Can Karaman, üniversitede gazetecilik eğitimi alırken girdiği maden işçiliğini, ata mesleği olan oto tamirciliğine olan tutkusu nedeniyle bıraktı. Genç usta, kendi imkanlarıyla açtığı dükkanda hem eski model araçları tamir ediyor hem de yarış arabaları modifiye ediyor. Karaman'ın hikayesi, geleneksel bir mesleğin genç kuşaklar tarafından nasıl yaşatıldığını ve farklı kariyer yollarının bir arada yürütülebileceğini gösteriyor.
Tutkusu Ağır Bastı
Sefer Can Karaman, üniversite sınavında gazetecilik bölümünü kazanarak eğitim hayatına başladı. Ancak ailesinin geçim kaynağı olan madencilikten de kopamadı. Okurken madende çalışmaya başlayan Karaman, bir süre sonra bu işte mutlu olmadığını fark etti. Çocukluğundan beri ilgi duyduğu oto tamirciliği, onun için bir hobi olmaktan öteye geçmişti. Dedesi ve babasından öğrendiği bu meslek, ona hem manevi bir tatmin hem de maddi bir gelir sağlıyordu. Karaman, "Madende çalışmak zor ve riskli bir iş. Ama benim asıl tutkum arabalar. Dedemden öğrendiğim bu işi severek yapıyorum. Okulu da bırakmadım, gazetecilik eğitimimi sürdürüyorum. Mezun olduktan sonra bu işi büyütmek istiyorum" dedi.
Yarış Arabalarına Modifiye
Karaman'ın dükkanı, sıradan bir oto tamirhanesi değil. Genç usta, özellikle eski model araçların restorasyonunu ve yarış arabalarının modifikasyonunu yapıyor. Bu sayede hem tarihi araçları gün yüzüne çıkarıyor hem de motor sporlarına ilgi duyanlara hizmet veriyor. Son dönemde özellikle gençlerin ilgi gösterdiği drift ve drag yarışları için araç hazırlayan Karaman, bölgede bu alanda bilinen bir isim haline geldi. Yaptığı işlerle ilgili konuşan Karaman, "Eski araçların orijinal hallerini koruyarak tamir ediyorum. Ayrıca yarış tutkunları için motor ve süspansiyon ayarları yapıyorum. Bu işi severek yapıyorum ve müşterilerim de memnun" şeklinde konuştu.
Gazetecilik ve Oto Tamirciliği Bir Arada
Sefer Can Karaman, gazetecilik eğitiminin kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını düşünüyor. İlerleyen dönemde mesleğiyle ilgili bir dergi veya internet sitesi kurmayı hedefleyen genç, "Gazetecilik sayesinde insanlarla iletişim kurmayı ve olayları farklı açılardan görmeyi öğrendim. Oto tamirciliği de bir sanat. Bu ikisini birleştirerek hem mesleğimi tanıtabilirim hem de insanlara faydalı olabilirim" dedi. Karaman, ayrıca çırak yetiştirmenin önemine de dikkat çekerek, gençlerin mesleki eğitimlere yönelmesi gerektiğini söyledi.
Sefer Can Karaman'ın hikayesi, yalnızca bir meslek değiştirme öyküsü değil, aynı zamanda bir gelenek aktarımının da kanıtı. Usta-çırak ilişkisiyle öğrenilen mesleklerin kaybolmaya yüz tuttuğu günümüzde, genç birinin ata mesleğine sahip çıkması takdir topluyor. Karaman'ın hem eğitimine devam etmesi hem de mesleğini icra etmesi, gençlere örnek olacak bir duruş sergiliyor. Ancak bu hikaye aynı zamanda meslek liselerinin yaygınlaştırılması ve bu tür geleneksel mesleklerin desteklenmesi gerekliliğini de gözler önüne seriyor. Gençlerin yalnızca masa başı işlere yönlendirilmesi, ülkemizin iş gücü potansiyelini daraltıyor. Karaman'ın başarısı, alternatif kariyer yollarının ve zanaatkarlığın önemini bir kez daha hatırlatıyor.