15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Türkiye'nin yurt dışında yürüttüğü en kritik mücadele alanlarından biri eğitim oldu. FETÖ'nün küresel okul ağına karşı başlatılan operasyonlar kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Türkiye Maarif Vakfı, Antarktika hariç dünyanın her kıtasında faaliyet göstermeye başladı. Vakıf, 70'ten fazla ülkede 400'ün üzerinde okul ve eğitim kurumuyla Türkiye'nin yumuşak gücünü temsil ediyor.
FETÖ'nün küresel ağına karşı Maarif hamlesi
Darbe girişiminin hemen ardından hükümet, FETÖ'nün yurt dışındaki okullarının kapatılması veya Maarif Vakfı'na devredilmesi için diplomatik girişimler başlattı. Özellikle Afrika, Balkanlar ve Orta Asya'da yoğunlaşan bu çabalar, birçok ülkede sonuç verdi. Örgütün kontrolündeki okulların yönetimi ulusal eğitim bakanlıkları tarafından Türkiye Maarif Vakfı'na teslim edildi. Vakıf, bu okullarda Türkçe, Türk kültürü ve müfredatını uygulayarak iki taraflı ilişkileri güçlendirdi.
Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Antarktika'da yerleşik nüfus olmadığı için orada okulumuz yok. Bunun dışında tüm kıtalarda faaliyet gösteriyoruz. Amacımız, Türkiye'nin eğitim alanındaki birikimini dünyayla paylaşmak" dedi. Vakıf, 2025 itibarıyla 110 ülkede temsilcilik açmayı hedefliyor.
Eğitim diplomasisinde yeni dönem
Türkiye Maarif Vakfı'nın yaygınlaşması, sadece FETÖ ile mücadele değil, aynı zamanda Türkiye'nin eğitim diplomasisinde yeni bir sayfa açtı. Vakıf, Uluslararası Bakalorya'dan mesleki eğitime kadar farklı alanlarda programlar sunuyor. Öğrenciler, Türkiye'deki üniversitelere geçiş imkânı da buluyor. Özellikle Afrika ülkelerinde Türk okullarına olan talep her geçen yıl artıyor.
Uzmanlar, Maarif Vakfı'nın başarısını, yerel hükümetlerle kurulan güçlü iş birliklerine bağlıyor. Vakıf, bulunduğu ülkelerdeki eğitim standartlarını yükseltirken, Türkiye'nin imajına da olumlu katkı sağlıyor. Bu yönüyle Maarif okulları, kültürel diplomasinin en somut örneklerinden biri haline geldi.
Zorluklar ve gelecek perspektifi
Her ne kadar büyük başarı elde edilmiş olsa da, bazı ülkelerde FETÖ etkisinin devam ettiği biliniyor. Özellikle ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde eski yapılanmaların varlığını sürdürdüğü ifade ediliyor. Maarif Vakfı, bu ülkelerde de yasal yollarla mücadeleye devam ediyor. Ayrıca, Türkiye'nin yurt dışı eğitim ağını genişletmesi, diğer ülkelerle rekabeti de beraberinde getiriyor.
Vakıf, önümüzdeki dönemde dijital eğitim platformları ve uzaktan eğitim modelleriyle daha fazla öğrenciye ulaşmayı planlıyor. Bu kapsamda Türkiye Maarif Vakfı'nın sadece fiziksel okullarla sınırlı kalmayıp, çevrim içi eğitimde de küresel bir oyuncu olması hedefleniyor.
Sonuç olarak, 15 Temmuz sonrası Türkiye'nin eğitim alanında yürüttüğü mücadele, başarıyla sonuçlanan az sayıdaki politikalardan biri olarak öne çıkıyor. Maarif Vakfı, Antarktika dışında tüm kıtalarda Türk eğitim modelini temsil ediyor. Bu durum, hem FETÖ'nün küresel etkisini kırmış hem de Türkiye'nin yumuşak gücüne önemli bir katkı sağlamıştır. Uzun vadede, eğitim diplomasisinin ülkenin dış politikasında daha belirleyici bir rol oynaması beklenmektedir.