İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a yönelik hava ve kara saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 29 kişi daha artarak 3 bin 666'ya yükseldi. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, saldırılarda yaralananların sayısının ise 15 bin 400'ü aştığı bildirildi. Çatışmaların yoğunlaştığı güney bölgelerinde sivil kayıpların arttığı, sağlık ekiplerinin ulaşmakta zorlandığı belirtiliyor.
Saldırıların Hedefi ve Sivil Kayıplar
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah mevzilerini hedef aldığını açıklarken, sivil yerleşim yerlerinin de vurulduğu görülüyor. Beyrut'un güney banliyöleri ve Bekaa Vadisi'nde düzenlenen hava saldırılarında çok sayıda bina yıkılırken, enkaz altında kalanların kurtarılması için çalışmalar sürüyor. Birleşmiş Milletler, saldırılar nedeniyle 1 milyondan fazla insanın yerinden edildiğini tahmin ediyor. Sivil savunma ekipleri, özellikle kadın ve çocukların ağırlıklı olduğu mağdurlar için geçici barınma merkezleri kuruyor.
Uluslararası Tepkiler ve Diplomatik Girişimler
Çatışmaların tırmanması üzerine uluslararası toplum ateşkes çağrılarını artırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Fransa ve Almanya ortak bir girişim başlattı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı aldı ancak henüz bir karar metni üzerinde uzlaşma sağlanamadı. Türkiye, bölgedeki vatandaşlarını tahliye için konsolosluk çalışmalarını hızlandırırken, Kızılay da insani yardım malzemesi gönderdi.
Lübnan Ekonomisi Derin Krizde: Saldırılar Ülkeyi Nasıl Etkiliyor?
Uzun süredir ekonomik krizle boğuşan Lübnan, yeni çatışmalarla birlikte daha da zor günler geçiriyor. Lübnan lirası değer kaybederken, temel gıda maddelerine erişim güçleşti. Turizm sektörü neredeyse durma noktasına gelirken, ihracat yolları kesintiye uğradı. Dünya Bankası, çatışmaların Lübnan ekonomisine maliyetinin milyarlarca doları bulabileceğini tahmin ediyor. Uluslararası kreditörler, borç yapılandırması görüşmelerini askıya aldı.
Hizbullah'ın askeri kapasitesi ve İsrail'in savaş hedefleri tartışma konusu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşme riskine dikkat çekerken, insani yardım kuruluşları acil ateşkes çağrısı yapıyor. Lübnan'da hayatını kaybedenlerin sayısının artması, uluslararası toplumun daha etkin müdahale etmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bu çatışma, sadece Lübnan'ın değil, tüm Orta Doğu'nun kaderini etkileyebilecek bir dönüm noktasıdır. Taraflar arasında kalıcı bir ateşkes sağlanmazsa, insani kriz daha da derinleşecektir. Bölgesel barış için acil diplomatik adımlar atılması şarttır.