Türkiye'nin başkenti Ankara'da, Libya'nın doğusundaki Bingazi ve batısındaki Trablus yönetimlerinden askeri temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirilen 'Tek Libya' görüşmelerinde kritik bir uzlaşı sağlandı. Edinilen bilgilere göre, taraflar Sirte kentini ortak askeri merkez haline getirme, 'Ordu Genel Komutanlığı Konseyi' adı altında birleşik bir komuta yapısı oluşturma ve askeri mutabakatı öncelikli gündem maddesi yapma konusunda anlaştı. Türkiye'nin arabuluculuğunda yürütülen diplomasi trafiği, ülkedeki yıllardır süren bölünmüşlüğe son verme yolunda somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sirte'de ortak askeri merkez ve birleşik komuta
Görüşmelere yakın kaynakların aktardığına göre, Trablus ve Bingazi temsilcileri, askeri güçlerin koordinasyonunu sağlamak üzere Sirte'yi geçici ortak askeri merkez olarak belirleme kararı aldı. Bu hamle, ülkenin orta kesiminde yer alan Sirte'nin stratejik konumundan kaynaklanıyor; kent, hem doğu hem de batı bölgelerine eşit mesafede bulunuyor ve geçmişte çatışmaların yoğunlaştığı bir hattı temsil ediyor. Uzlaşı kapsamında ayrıca, tüm askeri grupları tek bir çatı altında toplayacak 'Ordu Genel Komutanlığı Konseyi'nin kurulması kararlaştırıldı. Konseyin, geçici bir yapı olarak görev yapması ve kalıcı bir ulusal ordunun temellerini atması bekleniyor.
Taraflar, askeri mutabakatın önceliklendirilmesi konusunda da fikir birliğine vardı. Bu kapsamda, çatışmaların sona erdirilmesi, silahlı grupların entegrasyonu ve ortak güvenlik mekanizmalarının oluşturulması için bir yol haritası üzerinde çalışılacak. Ankara'daki görüşmelerde ayrıca, ateşkesin güçlendirilmesi ve sivil halkın korunmasına yönelik tedbirler de ele alındı.
Türkiye'nin rolü ve diplomasi trafiği
Türkiye, Libya'da istikrarın sağlanması için hem Trablus hem de Bingazi yönetimleriyle temaslarını sürdürüyor. Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleşen bu son toplantı, Birleşmiş Milletler öncülüğündeki çabalara paralel olarak yürütülen bir girişim olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin bölgedeki etkisi, özellikle 2019'da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatı ve güvenlik işbirliği anlaşmalarıyla şekillenmişti. Son görüşmelerde, taraflar arasındaki güven artırıcı adımların hızlandırılması ve askeri birleşmenin somut bir takvime bağlanması gerektiği vurgulandı.
Libya, 2011'deki devrimden bu yana siyasi ve askeri bölünmüşlük içinde. Doğuda Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu ile batıdaki Trablus merkezli hükümete bağlı güçler arasında yıllarca süren çatışmalar, 2020'de varılan ateşkesle durdurulmuş ancak kalıcı bir barış sağlanamamıştı. Sirte, 2020'deki çatışmaların odak noktası olmuş ve stratejik önemi nedeniyle defalarca el değiştirmişti. Ankara'daki uzlaşı, bu hattı birleşme noktası haline getirme potansiyeli taşıyor.
Zorluklar ve beklentiler
Uzmanlar, askeri bütünleşmenin önündeki en büyük engelin, farklı grupların komuta yapısı ve kaynak paylaşımı konusundaki anlaşmazlıkları olduğunu belirtiyor. Ayrıca, dış aktörlerin Libya'daki nüfuz mücadelesi de süreci zorlaştırabilir. Ancak son görüşmelerde ortaya çıkan irade, tarafların artık askeri çözüm yerine siyasi diyaloga yöneldiğini gösteriyor. 'Ordu Genel Komutanlığı Konseyi'nin kurulması, uluslararası toplum tarafından da olumlu karşılandı; Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilciliği, gelişmeyi 'umut verici bir adım' olarak nitelendirdi.
Libya'da kalıcı barış için askeri birleşmenin yanı sıra siyasi sürecin de ilerlemesi gerekiyor. Aralık 2021'de planlanan ancak iptal edilen seçimlerin yeniden takvime bağlanması ve tüm tarafların katılacağı bir ulusal uzlaşı konferansı düzenlenmesi kritik önemde. Ankara'daki görüşmeler, bu kapsamlı sürece zemin hazırlayabilir. Türkiye'nin arabuluculuğu, bölgesel istikrar açısından da stratejik bir hamle olarak görülüyor; zira Libya'daki istikrarsızlık, Akdeniz'deki güvenlik dengelerini ve enerji koridorlarını doğrudan etkiliyor.
Sonuç olarak, Trablus ve Bingazi askeri temsilcilerinin Ankara'da vardığı uzlaşı, Libya'nın birleşik bir orduya doğru attığı en somut adım olarak kayıtlara geçti. Sirte'nin ortak merkez seçilmesi ve konsey kurulması, sahadaki güvenlik boşluğunu doldurmayı hedefliyor. Ancak uygulama aşamasında karşılaşılacak sorunlar ve dış müdahaleler, sürecin seyrini belirleyecek. Bu gelişme, Libya halkı için uzun süredir beklenen barış umudunu yeniden canlandırdı.