İzmir'de LGBTİ+ bireylere yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınanların avukatlığını yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Eş Başkanı Ahmet Rodi Polat, operasyon sürecinde hukuka aykırı uygulamalar yapıldığını belirterek, "Mahkeme kararı olmadan telefon galerilerine girildi, özel fotoğraf ve mesajlar delil yapıldı" dedi. Polat, İzmir'de tutuklanan kişilere ifadelerinde "Bu sen misin, birilerinden para aldın mı?" gibi sorular yöneltildiğini de sözlerine ekledi.
Hukuka Aykırı Delil Toplama İddiası
Ahmet Rodi Polat, gözaltına alınan LGBTİ+ bireylerin avukatı olarak yaptığı açıklamada, operasyonlarda izlenen yöntemlerin hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Polat, "Mahkeme kararı olmadan telefon galerilerine girildi, özel fotoğraf ve mesajlar delil yapıldı" ifadelerini kullandı. Bu durumun hem Anayasa'nın özel hayatın gizliliği maddesine hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddelerine aykırı olduğunu belirten Polat, delillerin hukuka uygun olmadığını savundu.
Polat, gözaltına alınan kişilere yöneltilen soruların da mesnetsiz olduğunu dile getirdi. "Bu sen misin, birilerinden para aldın mı?" gibi sorularla karşılaşan gözaltındakilerin ifadelerinde, herhangi bir somut delil olmaksızın suçlamalarla karşı karşıya kaldıklarını aktardı. Polat, bu tür sorgulama yöntemlerinin kişileri yıldırmaya ve toplumdan dışlamaya yönelik olduğunu ifade etti.
Operasyonların Arka Planı ve Hukuki Süreç
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, LGBTİ+ dernekleri ve bireylere yönelik operasyonlar düzenlenmişti. Gözaltına alınanlar arasında dernek yöneticileri ve aktivistler de bulunuyor. Tutuklananlar arasında yer alan isimlerin avukatlığını üstlenen Polat, soruşturmanın genişletilerek sürdürüldüğünü belirtti. Polat, "Müvekkillerim suç işledikleri için değil, kimlikleri ve yönelimleri nedeniyle hedef alınıyor" diyerek operasyonların ayrımcı bir nitelik taşıdığını öne sürdü.
İHD İzmir Şubesi, operasyonlar sırasında gözaltına alınanların avukat erişiminin kısıtlandığını, bazı kişilerin günlerce gözaltında tutulduğunu ve ifade alma süreçlerinde usulsüzlükler yaşandığını raporlaştırdı. Dernek, hazırladığı raporu ilgili kurumlara ve uluslararası insan hakları örgütlerine iletti.
Yetkililerden Açıklama Bekleniyor
Operasyonlara ilişkin İzmir Emniyet Müdürlüğü ve Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak soruşturma kapsamında bazı şüphelilerin "örgütlü suç" isnadıyla tutuklandığı öğrenildi. Avukat Polat, delillerin hukuka aykırı elde edildiğine dair itirazlarını yargı mercilerine sunduklarını ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuru hazırlığında olduklarını söyledi.
LGBTİ+ örgütleri, son yıllarda artan baskı ve operasyonların sistematik bir hal aldığını savunuyor. İHD, Türkiye'de LGBTİ+ bireylere yönelik ayrımcılığın ve nefret suçlarının arttığını, ancak faillerin cezasız kaldığını belirtiyor. Uluslararası Af Örgütü ve Human Rights Watch gibi kuruluşlar da Türkiye'deki LGBTİ+ hakları ihlallerine dikkat çekmişti.
Toplumsal ve Hukuki Sonuçları
Uzmanlar, LGBTİ+ operasyonlarının hukuki boyutunun yanı sıra toplumsal etkilerine de işaret ediyor. Bu tür operasyonların LGBTİ+ bireyler üzerinde yarattığı korku ve damgalanma, onların kamusal alanda görünürlüğünü azaltıyor. Ayrıca, özel fotoğraf ve mesajların delil olarak kullanılması, kişilerin mahremiyet hakkının ihlali anlamına geliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre, özel hayata dair verilerin ancak çok istisnai durumlarda ve yargı kararıyla incelenebileceği belirtiliyor.
Avukat Polat'ın açıklamaları, Türkiye'de yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Operasyonların siyasi bir talimatla yapıldığı iddiaları ise hükümet yetkilileri tarafından reddediliyor. Konunun önümüzdeki günlerde Meclis gündemine taşınması bekleniyor.