Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada, amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, Leyla'nın rızası dışında alıkonulduğu, öldürüldükten sonra bilinçli bir şekilde cesedinin saklandığı ve delillerin karartıldığı gerekçesiyle cezayı onadı. Karar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Olayın Geçmişi ve Dava Süreci
Leyla Aydemir, 14 Ağustos 2018'de Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde ailesinin evinin önünde oynarken kayboldu. Ailenin ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmaları 18 gün sürdü. 1 Eylül 2018'de Leyla'nın cesedi, evlerine 4 kilometre uzaklıktaki bir dere yatağında bir çuval içinde bulundu. Yapılan otopsi ve soruşturma sonucunda amca Yusuf Aydemir gözaltına alındı. Savcılık, Yusuf Aydemir'in Leyla'yı kaçırdığını, cinsel istismarda bulunduğunu ve ardından öldürüp cesedini sakladığını iddia etti. Davada Yusuf Aydemir'e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Gerekçeli kararda, sanığın Leyla'yı rızası dışında alıkoyduğu, öldürdükten sonra bilinçli olarak cesedini sakladığı ve delilleri kararttığı belirtildi.
Toplumsal Tepkiler ve Adalet Beklentisi
Dava, Türkiye'de çocuk cinayetlerine karşı toplumsal duyarlılığın artmasına neden oldu. Kadın ve çocuk hakları dernekleri, Leyla Aydemir'in davasını yakından takip etti. Kararın açıklanmasının ardından birçok sivil toplum kuruluşu, adaletin yerini bulduğunu ancak benzer olayların önlenmesi için caydırıcı cezaların artırılması gerektiğini vurguladı. Mahkemenin gerekçeli kararında, sanığın pişmanlık duymadığı ve olayın vahametine dikkat çekildi.
Leyla Aydemir davası, 3 yaşındaki bir çocuğun katledilmesiyle Türkiye'nin yüreğini dağlamıştı. Gerekçeli kararın açıklanmasıyla adalet sistemi bir kez daha sınanırken, toplumun çocuk cinayetlerine karşı duyarlılığı yargı sürecine yansıdı. Bu dava, çocuk istismarı ve cinayetlerine karşı toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.