Ünlü sanatçı Leman Sam, 75 yaşında yaşlılık korkusu ve sosyal medyanın bu korkuyu nasıl körüklediğine dair samimi açıklamalarda bulundu. “Yaşlanmayı olgunlukla kabul etmek, gırgıra almak lazım. Yüzüm kırıştı diye üzülemem” diyen Sam, yaş alma sürecine dair toplumsal algıya meydan okudu. Sanatçı, özellikle gençler arasında yaygınlaşan yaşlanma endişesinin altını çizerek, sosyal medyanın bu korkuyu beslediğini vurguladı.
Sosyal Medyanın Yaşlılık Korkusuna Etkisi
Leman Sam, sosyal medya platformlarının idealize edilmiş gençlik ve güzellik algısıyla yaşlılık korkusunu tetiklediğini belirtti. “Sosyal medyada herkes filtreli, herkes genç görünmeye çalışıyor. Bu da insanlarda yaşlanma korkusu yaratıyor. Oysa yaşlanmak doğal ve kaçınılmaz” ifadelerini kullandı. Sam, bu korkunun bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ve toplumda yaşlılara yönelik önyargıları derinleştirdiğini söyledi.
Sanatçı, yaşlılığı bir hastalık ya da utanç kaynağı olarak görmenin yanlış olduğunu dile getirdi. “Her yaşın ayrı bir güzelliği var. 75 yaşındayım ve hâlâ üretiyorum, sahneye çıkıyorum. Bu benim için bir ayrıcalık” dedi. Sam, toplumun yaşlı bireylere daha fazla değer vermesi gerektiğini, onların deneyimlerinden faydalanılması gerektiğini vurguladı.
“Yaşlanmayı Gırgıra Alın”
Leman Sam, yaşlanmayı olgunlukla kabul etmenin yanı sıra mizahla yaklaşmanın da önemine dikkat çekti. “Yaşlanmayı gırgıra almak lazım. Ben aynaya baktığımda kırışıklıklarımı görüyorum ama bu beni üzmüyor. Aksine hayat tecrübemin bir yansıması olarak görüyorum” şeklinde konuştu. Sam, bu tutumun yaşam kalitesini artırdığını ve ruhsal dengeyi koruduğunu belirtti.
Sanatçının bu açıklamaları, özellikle genç kuşaklar arasında yankı uyandırdı. Sosyal medyada birçok kullanıcı, Sam’ın sözlerini paylaşarak yaşlılık korkusuyla mücadelede farkındalık yaratılması gerektiğini ifade etti. Uzmanlar da yaşlanma kaygısının psikolojik bir sorun haline geldiğini ve bunun için toplumsal farkındalık çalışmalarının şart olduğunu söylüyor.
Yaşlılık Korkusu ve Toplumsal Yansımaları
Yaşlanma korkusu, sadece bireysel bir kaygı olmanın ötesinde toplumsal bir sorun olarak da karşımıza çıkıyor. Reklamlar, dizi ve filmler, sosyal medya içerikleri sürekli gençliği ve dinamizmi yüceltirken yaşlılığı geri planda bırakıyor. Bu da yaşlı bireylerin toplumdan dışlanma hissini güçlendiriyor. Leman Sam, bu noktada yaşlıların görünürlüğünün artırılması gerektiğini savunuyor.
Türkiye’de yaşlı nüfus oranı her geçen yıl artıyor. TÜİK verilerine göre 2023 yılında 65 yaş üstü nüfus toplam nüfusun %10’unu geçti. Bu oranın 2030’da %12’yi aşması bekleniyor. Dolayısıyla yaşlanma ve yaşlılık algısı, yakın gelecekte daha fazla konuşulacak bir konu haline gelecek. Leman Sam gibi sanatçıların bu konudaki açıklamaları, farkındalık oluşturma adına kritik bir rol oynuyor.
Leman Sam’ın Kariyeri ve Duruşu
1950 doğumlu Leman Sam, Türk müziğinin sevilen isimlerinden biri. “Rüzgar” ve “Gözlerinin İçine” gibi unutulmaz şarkılara imza atan sanatçı, uzun yıllardır sahnede ve müzik üretmeye devam ediyor. Sadece müziğiyle değil, toplumsal konulardaki cesur açıklamalarıyla da tanınıyor. Sam, yaşlılık, kadın hakları, çevre gibi konularda duyarlılığıyla biliniyor.
Sanatçı, 75 yaşında olmasına rağmen enerjik duruşu ve üretkenliğiyle takdir topluyor. Konserlerine devam eden Sam, genç sanatçılara da ilham kaynağı oluyor. “Yaşlanmak, üretmekten vazgeçmek anlamına gelmiyor. Ben hâlâ yeni projeler üzerinde çalışıyorum” diyor.
Leman Sam’ın bu açıklamaları, yaşlanma korkusunun üstesinden gelmek için olgunluk ve mizahın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Toplumun her kesiminin bu konuda üzerine düşeni yapması, yaşlı bireylerin daha mutlu ve aktif bir yaşam sürmesine katkı sağlayacak. Sam’ın sözleri, yaşlanmayı bir kayıp değil, bir kazanım olarak görmeye davet ediyor.