Aydın ve Muğla sınırları içinde yer alan, 8 bin yıllık kaya resimleriyle dünyanın sayılı açık hava müzelerinden biri olan Latmos Dağları, vahşi madencilik ve enerji projelerinin ağır tehdidi altında. Yöre halkı, çevre örgütleri ve bilim insanları, bölgenin korunması için acilen “Milli Park” statüsüne alınmasını talep ediyor. Latmos’un eşsiz tarihi ve ekolojik zenginliği, kamuoyunun dikkatini çekerken, yetkililere seslenen uzmanlar, geri dönüşü olmayan tahribatın önlenmesi için ivedilikle adım atılması gerektiğini vurguluyor.
Latmos’un Önemi ve Kaya Resimleri
Beşparmak Dağları olarak da bilinen Latmos, yaklaşık 8 bin yıl öncesine tarihlenen kaya resimleriyle insanlık tarihinin en eski sanat galerilerinden biri olarak kabul ediliyor. Bölgede şu ana kadar 300’den fazla kaya resmi tespit edildi. Bu resimler, av sahneleri, insanlar ve tanrıların betimlemeleriyle Neolitik döneme ışık tutuyor. Latmos’un kültürel mirası, arkeologlar tarafından “dünya çapında ender bir hazine” olarak nitelendiriliyor. Ayrıca bölge, dik vadileri, göletleri ve zengin florasıyla da dikkat çekiyor.
Madencilik ve Enerji Projeleri Tehdidi
Son yıllarda Latmos’ta altın ve mermer arama izinleri verilmesi, doğal ve tarihi dokunun tahrip olmasına neden oluyor. Çevre aktivistleri, maden ocaklarının patlatılmasıyla kaya resimlerinin ve ekosistemin geri dönüşümsüz şekilde yok edildiğini belirtiyor. Ayrıca bölgede planlanan hidroelektrik santraller (HES) ve rüzgar enerji santralleri (RES) için de endişeler artıyor. Projelerin, Latmos’un su kaynaklarını ve biyoçeşitliliğini olumsuz etkileyeceği ifade ediliyor.
Yerel Halkın ve Bilim İnsanlarının Çağrısı
Latmos için yıllardır mücadele veren Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) ve diğer sivil toplum kuruluşları, bölgenin “Milli Park” ilan edilmesi için geniş bir imza kampanyası yürütüyor. Arkeologlar ve doğa bilimciler, Latmos’un korunmasının sadece Türkiye’nin değil, insanlığın ortak mirasının korunması anlamına geldiğini vurguluyor. “Latmos’u Yaşat” sloganıyla hareket eden gruplar, Ankara’ya yürüyüşler ve basın açıklamalarıyla seslerini duyurmaya çalışıyor.
Latmos’un Geleceği ve Çözüm Önerileri
Uzmanlar, Latmos’un milli park ilan edilmesinin, bölgenin madencilik faaliyetlerinden arındırılmasını sağlayacağını ve ekoturizm potansiyelini ortaya çıkaracağını belirtiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yanı sıra Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da koordineli hareket etmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, bölge halkının geçim kaynaklarının korunarak alternatif turizm projeleriyle desteklenmesi öneriliyor. Latmos’un korunması, hem geçmişin hem de geleceğin güvencesi olacak.