30 Ocak'tan itibaren geçerli olan Fiyat Etiketi Yönetmeliği düzenlemesi ile restoran, kafe ve benzeri işletmelerde kuver, servis ya da masa ücreti adı altında zorunlu ek bedel alınması yasaklandı. Ancak bu kez tüketiciler, kendilerine sorulmadan masaya getirilen ekmek, turşu, zeytin ve benzeri ikramların faturalara yansıtılmasından şikayetçi. Tüketici hakları dernekleri, bu uygulamanın da yönetmeliğe aykırı olduğunu belirtirken, sektör temsilcileri işletmelerin yaşadığı maliyet baskısına dikkat çekiyor.
Yeni Düzenleme Ne Getiriyor?
Resmi Gazete'de yayımlanan ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme, yeme-içme sektöründe müşterilerin bilgilendirilmeden ek ücretlerle karşılaşmasının önüne geçmeyi hedefliyor. Buna göre, işletmeler artık kuver, servis veya masa ücreti gibi kalemleri faturaya ekleyemeyecek. Bu ücretlerin menüde veya kapıda belirtilmesi de yeterli görülmüyor; tamamen kaldırılması zorunlu hale getirildi.
Ancak düzenlemenin uygulamaya geçmesiyle birlikte, özellikle geleneksel Türk mutfağı sunan restoranlarda sıkça tercih edilen ikramlık ürünlerin ücreti konusunda kafa karışıklığı yaşanıyor. Müşterilere sorulmadan getirilen ve genellikle 'hediye' olarak algılanan bu ürünlerin, hesap sırasında ayrı bir kalem olarak gösterilmesi, tüketicinin tepkisini çekiyor.
İkram Ücreti Yasal mı?
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Selin Karaca, konuya ilişkin değerlendirmesinde, sormadan getirilen ikramların ücretlendirilmesinin mevzuata aykırı olduğunu vurguluyor. Karaca, "Müşteriye sunulan herhangi bir ürünün ücretinin tahsil edilebilmesi için önceden bilgilendirme yapılması ve müşterinin kabul etmesi gerekir. Aksi durumda bu bir zorlama veya haksız ticari uygulama olarak değerlendirilir. Yönetmelik, kuver adı altında alınan ücretleri kaldırmıştır; ancak ekmek, turşu gibi ürünlerin de benzer bir mantıkla ücrete tabi tutulması, yönetmeliğin ruhuna aykırıdır" şeklinde konuştu.
Müşterilerin bu tür durumlarla karşılaştığında Ticaret Bakanlığı'nın Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na veya tüketici hakem heyetlerine başvurabileceğini belirten Karaca, "Faturanın bir örneğini saklamak ve şikayet dilekçesi eklemek yeterli olacaktır. Hem idari para cezası hem de tüketicinin mağduriyetinin giderilmesi mümkün" dedi.
Sektörden Yanıt: Maliyetler Arttı, Sürdürülebilirlik Risk Altında
Ancak restoran işletmecileri, uygulamanın kendilerini zor durumda bıraktığını dile getiriyor. İstanbul'da bir restoran zincirinin genel müdürü olan Murat Yılmaz, artan gıda ve enerji maliyetlerine dikkat çekerek, "Kuver ücreti kaldırıldı, şimdi de ikramların ücretlendirilmesi tartışılıyor. Oysa biz masaya koyduğumuz ekmek, tereyağı, zeytin ve acılı ezmenin maliyetini karşılamak zorundayız. Bu ürünleri peçete, çatal-bıçak gibi temel hizmetlerin bir parçası olarak görüyoruz. Ancak müşteri tepkileri nedeniyle artık çoğu meslektaşımız bu ürünleri masaya koymaktan vazgeçiyor. Bu da hem müşteri memnuniyetini düşürüyor hem de sektörün sunum kalitesini etkiliyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye Restoran ve Kafeciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl ise uygulamanın netleştirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Biz yönetmeliğe uyum konusunda üyelerimizi bilgilendirdik. Ancak ikram ürünlerinin ücretlendirilmesi, işletmelerin inisiyatifine bırakılmamalı. Bakanlığın bu konuda bir genelge yayınlaması veya uygulama birliği sağlaması lazım. Aksi takdirde her işletme farklı uygulama yapacak, tüketici de mağdur olacaktır" dedi.
Tüketici Tepkileri ve Çözüm Önerileri
Konuyla ilgili sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, birçok kullanıcı benzer deneyimlerini aktardı. Bazı tüketiciler, ikramların ücretli olduğunun menüde açıkça belirtilmesi halinde sorun yaşamayacaklarını, ancak bunun kendilerine sorulmadan yapılmasının yanlış olduğunu ifade etti. Tüketici dernekleri de restoranlara şeffaf bir fiyatlandırma politikası öneriyor; ikram edilen ürünlerin fiyatının menüde veya masa üzerindeki bilgilendirme kartlarında gösterilmesi, müşterinin onayının alınması ve ürünlerin masaya getirilmeden önce kabul edilip edilmediğinin sorulması gerektiğini belirtiyor.
Bu gelişmeler, Türkiye'de yeme-içme sektöründe yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Tüketici hakları açısından önemli bir kazanım olan kuver ücretinin kaldırılması, benzer uygulamaların da gözden geçirilmesi için bir fırsat sunuyor. Ancak işletmelerin artan maliyetler karşısında sürdürülebilir bir model geliştirmesi, hem tüketicinin hem de sektörün çıkarları düşünülerek atılacak adımlarla mümkün olacak. Şeffaf fiyatlandırma ve açık iletişim, her iki tarafın da memnuniyetini sağlayacak temel unsur olarak öne çıkıyor.