Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde hediyelik eşya dükkanı işleten 52 yaşındaki Ayşe K., geçtiğimiz günlerde dükkanında bıçaklanarak öldürülmüş halde bulundu. Olayla ilgili gözaltına alınan katil zanlısı M.S.'nin (34) ilk ifadesinde, "Kızıma büyü yaptı, onu korumak için öldürdüm" dediği öğrenildi. Zanlının bu sözleri, cinayetin sebebini gözler önüne sererken, olayın ardındaki batıl inanç dehşetini de ortaya koydu.
Olayın Gelişimi ve Zanlının İfadesi
Edinilen bilgilere göre, olay 15 Ağustos 2023 tarihinde Tavşanlı ilçesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan bir hediyelik eşya dükkanında meydana geldi. Dükkana gelen M.S., alışveriş yapar gibi bir süre oyalandıktan sonra yanında getirdiği bıçakla Ayşe K.'ya saldırdı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, Ayşe K.'nın hayatını kaybettiğini belirledi. Zanlı, olaydan kısa süre sonra polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. İlk sorgusunda suçunu itiraf eden M.S., "Kızım son zamanlarda psikolojik sorunlar yaşıyordu. Bir hocaya gittik, bize Ayşe K.'nın kızıma büyü yaptığını söyledi. Ben de kızımı bu büyüden kurtarmak için onu öldürdüm" şeklinde ifade verdi. Zanlının bu sözleri, olayın ne kadar vahim bir boyutta olduğunu gösterdi.
Soruşturma Derinleşiyor: Büyü İddiası ve Sosyal Boyut
Cinayet sonrası başlatılan soruşturma kapsamında, zanlının kızının psikolojik rahatsızlığı nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü, ancak aile bireylerinin modern tıp yerine geleneksel yöntemlere başvurduğu öğrenildi. M.S.'nin, kızının rahatsızlığını 'büyü' olarak nitelendiren bir üfürükçüye inandığı ve bu kişinin yönlendirmesiyle hareket ettiği belirtildi. Polis ekipleri, olayla ilgili olarak söz konusu üfürükçünün de kimliğini tespit etmeye çalışıyor. Öte yandan, Tavşanlı halkı olayın şokunu üzerinden atmaya çalışırken, mahalle sakinleri Ayşe K.'nın sevilen bir esnaf olduğunu ve böyle bir saldırıyı hak etmediğini dile getirdi. Kadın dernekleri ise kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı olduklarını belirterek, bu olayın bir an önce aydınlatılmasını talep etti.
Uzmanlar, büyü ve benzeri batıl inançların toplumda hala yaygın olduğunu ve bunun tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Psikolog Dr. Elif Yılmaz, "İnsanlar çaresiz kaldıklarında, özellikle sevdiklerinin sağlığı söz konusu olduğunda, bilimsel tedavi yöntemleri yerine hurafelere yönelebiliyor. Bu da telafisi mümkün olmayan acılara yol açabiliyor. Bu tür durumlarda profesyonel yardım almak hayati önem taşıyor" dedi. Ayrıca, toplumda büyücülük ve üfürükçülük gibi faaliyetlerin yasal olarak suç olduğu, ancak denetimlerin yetersiz kaldığı ifade ediliyor.
Toplumsal Yansımalar ve Hukuki Süreç
Olay, Kütahya ve çevre illerde geniş yankı uyandırdı. Tavşanlı Belediye Başkanı, yaptığı açıklamada "Kadın esnafımıza Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. Bu menfur olayın takipçisi olacağız. Kadına yönelik şiddetin her türlüsünü lanetliyoruz" dedi. Kadın cinayetlerine dikkat çeken sivil toplum kuruluşları, son yıllarda artan kadın cinayetlerine bir yenisinin eklenmesinden duydukları üzüntüyü dile getirdi. Türkiye'de 2023 yılında işlenen kadın cinayetleri raporlarına göre, yılın ilk sekiz ayında en az 200 kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. Bu olay da, kadınların maruz kaldığı tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Hukuki süreç devam ederken, zanlı M.S. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Savcılık, zanlının "tasarlayarak öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanmasını talep ediyor. Dava önümüzdeki aylarda Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Zanlının akıl sağlığının yerinde olup olmadığına dair rapor alınması bekleniyor. Olayın tanıkları ise yaşadıkları dehşeti anlattı: "Dükkanın önünden geçiyordum, bir bağırma sesi duydum. İçeri girdiğimde kadın yerde yatıyordu, her yer kan içindeydi. Adam elinde bıçakla duruyordu. Çok korktuk" dedi.
Bu tür olayların önlenmesi için toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, özellikle ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve batıl inançlarla mücadele edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yasal düzenlemelerin yanı sıra eğitim ve farkındalık çalışmalarının da önemine dikkat çekiliyor. Kütahya'da yaşanan bu acı olay, bir kez daha gösterdi ki, cehalet ve bağnazlık, en karanlık eylemleri tetikleyebiliyor. Kadınların canını alan bu tür saldırıların son bulması için toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düşüyor.