TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türkiye'nin Kıbrıs Türkü'ne yönelik sorumluluğunun sonsuza dek devam edeceğini vurguladı. Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 20 Temmuz 1974'te başlatılan harekatın Kıbrıs Türk halkının can ve mal güvenliğini sağlamak, adada barış ve istikrarı tesis etmek için yapıldığını hatırlattı.
Kıbrıs Barış Harekatı'nın önemi
Kurtulmuş, Kıbrıs Barış Harekatı'nın sadece askeri bir operasyon değil, aynı zamanda Kıbrıs Türklerinin varlık mücadelesinin bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Harekat sayesinde adadaki Rum saldırıları son bulmuş, Kıbrıs Türkleri güvence altına alınmıştır. Kurtulmuş, 'O gün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türkü'nün haklarını korumak, refah ve güvenliğini sağlamak en önemli önceliğimizdir' dedi.
Türkiye'nin garantörlük rolü
TBMM Başkanı, Türkiye'nin Kıbrıs'ın garantör ülkesi olarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğini belirtti. Kurtulmuş, mesajında şu ifadeleri kullandı: 'Kıbrıs meselesi milli davamızdır. Ada'da kalıcı bir çözüm için çaba gösteriyoruz, ancak Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü olmadan bir anlaşma mümkün değildir.'
Uluslararası camiaya çağrı
Kurtulmuş, uluslararası camiayı Kıbrıs Türklerine yönelik haksız izolasyonları kaldırmaya davet etti. Ada'da 50 yılı aşkın süredir devam eden ambargo ve kısıtlamaların Kıbrıs Türk halkının kalkınmasını engellediğini belirtti. 'Kıbrıs Türklerine uygulanan insanlık dışı ambargolar derhal sona erdirilmelidir' çağrısında bulundu.
52 yıllık mücadele
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü vesilesiyle Kurtulmuş, şehitleri rahmetle anarak gazilere minnetlerini sundu. Mesajında, 'Kıbrıs Türkü, vatan topraklarında özgürce yaşamayı hak ediyor. Türkiye olarak bu mücadelede her zaman yanlarında olacağız' ifadelerine yer verdi. Kurtulmuş, Kıbrıs davasının Türk milletinin ortak meselesi olduğunu ve bu bilinçle hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Bağımsız değerlendirme
Kurtulmuş'un açıklamaları, Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyarken, uluslararası toplumun adadaki fiili durumu tanımamasına yönelik eleştirileri de içeriyor. Kıbrıs sorunu, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik dengeler açısından kritik önemini koruyor. Türk yetkililerin yıl dönümlerinde yaptığı bu tür vurgular, kamuoyunda milli bir hassasiyet oluştururken, müzakere masasında da Türk tarafının pozisyonunu pekiştiriyor.