Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve organize suç örgütü lideri olduğu belirtilen Alihan Kuriş ile bağlantılı soruşturmada, örgütün mali işlerinden sorumlu olduğu öne sürülen Hilmi Tuna Kuriş'in ifadesi ortaya çıktı. Milyarlarca liralık para trafiğinin yaşandığı iddia edilen yapıda, Kuriş'in savunmasında ileri sürdüğü gerekçeler, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte görülüyor.
Milyarlarca Liraya 'Kumardan Kazandım' Savunması
Edinilen bilgilere göre, Hilmi Tuna Kuriş, ifadesinde hakkındaki suçlamaları reddederek, tespit edilen yüksek meblağlı para hareketlerinin kumar faaliyetlerinden elde ettiği kazançlara dayandığını öne sürdü. Kuriş, yasa dışı bahis ve kumar oynattığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını, paraların şahsi hesapları arasında transfer edildiğini ve bu işlemlerin vergi mevzuatına uygun olduğunu iddia etti. Ancak savcılık, bu savunmanın 'akılalmaz' olduğunu ve milyarlarca liralık trafiğin kumar kazancıyla açıklanamayacağını değerlendiriyor. Soruşturma dosyasına giren belgelerde, Kuriş'in sahibi olduğu şirketlerin resmi cirolarıyla örtüşmeyen devasa para giriş-çıkışları olduğu ve bu paraların bazılarının yurt dışı hesaplara transfer edildiği kaydediliyor.
Örgütün Finans Yapısı ve Şifreli İletişim
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde, Alihan Kuriş liderliğindeki örgütün, uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık gibi suçlardan elde ettiği geliri, Hilmi Tuna Kuriş'in yönettiği finans ağı üzerinden akladığı belirtiliyor. İddiaya göre, örgüt üyeleri, şifreli mesajlaşma uygulamaları kullanarak para transferlerini koordine ediyor ve milyonlarca liralık işlemleri günlük parçalar halinde gerçekleştiriyor. Kuriş'in ifadesinde, bu transferlerin ticari faaliyetlerden kaynaklandığını söylemesi ise, dosyadaki diğer delillerle çelişiyor. MASAK raporlarında, Kuriş'in hesapları arasında dönen para miktarının, şirketlerinin bilançolarıyla uyumsuz olduğu ve kaynağı belirsiz yüzlerce işlem tespit edildiği vurgulanıyor.
Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan bazı şüphelilerin ifadelerinde, Hilmi Tuna Kuriş'in örgütün 'mali müşaviri' gibi çalıştığı ve tüm para akışını yönettiği yönünde beyanları bulunuyor. Bu beyanlar, Kuriş'in savunmasını zayıflatıyor. Ayrıca, Kuriş'in sahibi olduğu bazı şirketlerin, örgütün yasa dışı faaliyet gösterdiği dönemde kurulduğu ve bu şirketlerin faaliyet alanlarının, söz konusu para trafiğini açıklamaya yetmediği ifade ediliyor.
Hukuki Süreç ve Kamuoyunun Beklentisi
Hilmi Tuna Kuriş, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hakkında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'örgüte üye olma' ve 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlarından dava açılması bekleniyor. Kuriş'in avukatları ise müvekkillerinin masum olduğunu ve kumar kazançlarının yasal olduğunu savunarak, tahliye talebinde bulundu. Ancak mahkeme, dosyadaki mevcut delilleri göz önünde bulundurarak bu talebi reddetti. Soruşturmanın derinleştirilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Kuriş'in yurt dışı bağlantılarını araştırdığı ve vergi kaçakçılığı iddialarına yönelik ayrı bir soruşturma başlattığı öğrenildi.
Türkiye'de son yıllarda organize suç örgütlerinin finansal yapılarına yönelik operasyonlar artarken, bu soruşturmanın da emsal teşkil etmesi bekleniyor. Uzmanlar, kara para aklamanın önlenmesi için sadece bireysel hesapların değil, aynı zamanda şirketlerin gerçek faaliyetlerinin de denetlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kuriş'in 'kumar kazancı' savunması, kara para aklama davalarında sıkça başvurulan bir taktik olarak değerlendiriliyor. Ancak savcılığın elindeki veriler ve tanık ifadeleri, bu savunmanın gerçeği yansıtmadığını ortaya koyuyor. Adli sürecin devam edeceği ve önümüzdeki günlerde iddianamenin tamamlanmasıyla birlikte Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüphelilerin yargı önüne çıkacağı belirtiliyor. Kamuoyu ise, milyarlarca liralık karanlık para trafiğinin aydınlatılmasını ve adaletin tecelli etmesini bekliyor.