Küresel ekonomide jeopolitik riskler yeniden fiyatlanmaya başladı. Orta Doğu'daki çatışmaların enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri artırması, yatırımcıları güvenli liman arayışına itiyor. A Haber'de açıklamalarda bulunan Ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi, altın fiyatlarında 5 bin dolar seviyesini işaret etti ve bu senaryo için somut bir tarih verdi. Uzman isim, savaşın küresel piyasalara etkisinin sadece enerji fiyatlarıyla sınırlı olmadığını, tedarik zincirlerinden enflasyona kadar geniş bir yelpazede hissedileceğini vurguladı.
Altın Fiyatlarında 5 Bin Dolar Senaryosu ve Tarih
Prof. Dr. Abdulkadir Develi, altının ons fiyatının önümüzdeki dönemde 5 bin dolara ulaşabileceğini belirtti. Bu öngörüsü için 2025 yılının ikinci yarısını işaret eden Develi, jeopolitik gerilimlerin sürmesi ve merkez bankalarının altın alımlarına devam etmesi durumunda bu seviyenin aşılabileceğini ifade etti. Develi, "Altın, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olarak öne çıkıyor. Orta Doğu'daki çatışmalar ve küresel ticaret savaşları, yatırımcıları altına yönlendiriyor" dedi.
Uzman isim, altındaki yükselişin tek nedeninin savaş olmadığını, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme politikalarının da etkili olduğunu dile getirdi. Özellikle Çin ve Rusya merkez bankalarının dolar rezervlerini azaltıp altın alımlarını artırması, fiyatları destekleyen faktörler arasında gösteriliyor.
Enerji Fiyatları ve Küresel Enflasyon Endişesi
Orta Doğu'daki çatışmaların enerji arz güvenliğini tehdit etmesi, petrol ve doğalgaz fiyatlarında dalgalanmalara neden oluyor. Prof. Dr. Develi, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonu yeniden tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Bu durumun gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz indirim planlarını erteleyebileceğini kaydeden Develi, "Enerji fiyatlarındaki yükseliş, tüketici fiyatlarına doğrudan yansıyor. Bu da merkez bankalarının işini zorlaştırıyor" şeklinde konuştu.
Uzman isim, savaşın tedarik zincirlerinde de kırılmalara yol açtığını belirtti. Özellikle Kızıldeniz'deki gemi trafiğine yönelik tehditler, Asya-Avrupa ticaretini olumsuz etkiliyor ve navlun maliyetlerini artırıyor. Bu durumun küresel ticarette yeni enflasyonist baskılar oluşturduğu ifade ediliyor.
Jeopolitik risklerin finansal piyasalara etkisi sadece altınla sınırlı değil. Dolar endeksi, ABD tahvil faizleri ve gelişmekte olan ülke para birimleri de savaşın gölgesinde hareket ediyor. Prof. Dr. Develi, doların güçlenmeye devam ettiğini ancak bu durumun gelişmekte olan ülkeler için risk oluşturduğunu söyledi. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerin, enerji fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenebileceğini belirtti.
Uzman görüşlerine göre, savaşın süresi ve kapsamı altın fiyatlarının yönünü belirleyecek. Develi, çatışmaların sona ermesinin altın fiyatlarında geri çekilmeye yol açabileceğini ancak kalıcı bir barış ortamı sağlanmazsa yükseliş eğiliminin devam edebileceğini ifade etti. Yatırımcılara uzun vadeli düşünmelerini tavsiye eden Develi, "Altın portföylerde her zaman bir denge unsuru olmalı" dedi.
Tüm bu gelişmeler ışığında, küresel ekonomideki belirsizliklerin 2025 yılı boyunca süreceği öngörülüyor. Jeopolitik risklerin yanı sıra majör merkez bankalarının para politikaları, büyüme endişeleri ve teknolojik dönüşüm, piyasaların ana gündem maddeleri olmaya devam edecek. Uzmanlar, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesi ve riskleri yakından takip etmesi gerektiğini vurguluyor.