Küresel piyasalarda haftaya damgasını vuran ABD-İran müzakerelerine ilişkin iyimserlik, yerini hızla teknoloji devlerine yönelik artan düzenleme ve ticaret savaşı endişelerine bıraktı. Yatırımcılar bir tarafta jeopolitik risklerin azalmasıyla rahatlarken, diğer taraftan ABD ve Çin arasında teknoloji alanında alevlenen gerilimlerin yarattığı belirsizlikle boğuşuyor.
Jeopolitik Risklerin Azalması
ABD ile İran arasında son dönemde yüz yüze yapılan müzakerelere dair olumlu sinyaller, özellikle petrol fiyatları üzerindeki baskıyı geçici olarak hafifletti. Brent petrol fiyatları, arz kesintisi endişelerinin gerilemesiyle birlikte yüzde 1,2 oranında düşerek 82 dolar seviyesine geriledi. Bu durum, enerji ithalatçısı ülkeler için olumlu bir tablo çizerken, küresel borsa endekslerine kısa süreli bir nefes aldırdı. Ancak bu iyimser hava, yatırımcıların teknoloji sektörüne yönelik endişeleriyle gölgelendi.
Teknoloji Hisselerinde Satış Dalgası
ABD'de özellikle Apple, Microsoft ve Nvidia gibi büyük teknoloji hisselerinde yaşanan satış dalgası, Nasdaq endeksini yüzde 1,8 aşağı çekti. Bu gerilemenin arkasında, ABD'nin Çin'e yönelik yeni yarı iletken kısıtlamaları ve Avrupa Birliği'nin büyük teknoloji şirketlerine yönelik sıkılaştırdığı düzenlemeler yer alıyor. ABD Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, teknoloji şirketlerinin Çin'e yaptığı satışlardaki belirsizlik, sektörün 2025 yılı için büyüme tahminlerini de olumsuz etkiliyor.
Küresel Endekslerde Karışık Seyir
Asya piyasalarında ise Japonya Nikkei endeksi yüzde 0,5 gerilerken, Çin Şanghay bileşik endeksi yatay seyretti. Avrupa'da DAX ve CAC 40 gibi endekslerde sınırlı kayıplar yaşansa da, yatırımcıların güvenli liman arayışı altın fiyatlarını yüzde 0,7 yükseltti. ABD 10 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 4,15 seviyesinde sabit kalırken, dolar endeksi (DXY) 99,4 puanda yatay seyrediyor. Analistler, küresel piyasalardaki bu karışık tablonun, hem jeopolitik faktörler hem de ticaret politikalarındaki belirsizlikler nedeniyle kısa vadede devam edebileceğini belirtiyor.
Değerlendirme
Küresel piyasalar, bir yandan diplomasinin zafer kazanabileceği bir döneme girerken, diğer yandan teknoloji alanındaki ticari ve düzenleyici gerilimlerin yarattığı kırılganlıkla karşı karşıya. Özellikle yarı iletken tedarik zincirindeki belirsizlikler, sadece teknoloji şirketlerini değil, otomotivden savunma sanayiine kadar birçok sektörü etkileyebilecek potansiyele sahip. Yatırımcıların, önümüzdeki dönemde merkez bankalarının faiz kararları ve ABD-İran müzakerelerindeki sonuçlara odaklanması bekleniyor. Bu süreçte her iki kanattan gelecek gelişmeler, piyasaların yönünü belirleyecek temel faktörler olarak öne çıkıyor.