İstanbul, 15 Mart 2025 – Dünya genelinde artan ekonomik istikrarsızlık, savaşlar ve iklim değişikliği gibi küresel krizlere Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde çözüm arayışı amacıyla düzenlenen Uluslararası Kur’ani Çözümler Zirvesi, bugün İstanbul’da başladı. 40’tan fazla ülkeden 200’ü aşkın İslam alimi, akademisyen ve siyasetçinin katıldığı zirve, üç gün sürecek. Toplantının ana gündemi, çağdaş sorunlara İslami perspektiften yaklaşımlar geliştirmek ve uygulanabilir politik öneriler sunmak.
Zirvenin Amacı ve Katılımcılar
Zirve, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Uluslararası İslam Üniversiteleri Birliği işbirliğiyle düzenleniyor. Açılış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Kur’an, sadece bireysel ibadetler için değil, toplumsal ve küresel sorunların çözümü için de bir rehberdir. Bugün burada, adalet, merhamet ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda çözüm yolları arıyoruz.” dedi. Erbaş, özellikle ekonomik adaletsizlik, gelir dağılımı bozukluğu ve savaşların yol açtığı insani krizlere dikkat çekti.
Zirveye katılanlar arasında Mısır, Suudi Arabistan, Malezya, Endonezya, Pakistan, Katar ve Türkiye’den önde gelen ilahiyatçıların yanı sıra, ekonomi ve siyaset bilimi profesörleri de yer alıyor. Katılımcılar, dört ana oturumda şu başlıkları tartışacak: “Küresel Ekonomik Kriz ve İslami Finans”, “Savaş ve Barış Etiği”, “İklim Değişikliği ve Çevre Ahlakı”, “Göç ve İnsan Hakları”.
Kur’ani Perspektiften Çözüm Önerileri
Zirvenin ilk gününde sunulan tebliğlerde, İslam’ın faizsiz finans modelinin küresel ekonomik krizlere alternatif olabileceği vurgulandı. Katılımcılar, İslami bankacılık ve sukuk gibi enstrümanların yaygınlaştırılmasıyla spekülasyona dayalı krizlerin önlenebileceğini savundu. Ayrıca, zekat müessesesinin modern bir sosyal güvenlik ağı olarak yeniden yapılandırılması önerildi.
İkinci oturumda savaş ve barış konusu ele alındı. Kur’an’ın “Bir canı kurtarmak, bütün insanlığı kurtarmak gibidir” (Maide, 32) ayeti hatırlatılarak, barışın korunması için uluslararası işbirliğinin şart olduğu ifade edildi. Suriye, Yemen, Filistin ve Ukrayna’daki çatışmaların çözümü için İslam ülkelerinin arabuluculuk rolü üstlenmesi gerektiği belirtildi.
İklim krizi oturumunda ise çevreye karşı ahlaki sorumluluk vurgulandı. İslam’ın “israf etmeme” ilkesi hatırlatılarak, aşırı tüketim ve fosil yakıt bağımlılığının terk edilmesi çağrısı yapıldı. Katılımcılar, yeşil teknolojiye yatırım yapılması ve karbon ayak izinin azaltılması için ortak bir İslami çevre bildirgesi yayınlanması konusunda görüş birliğine vardı.
Siyasi ve Ekonomik Yansımalar
Zirve, sadece dini bir toplantı olmanın ötesinde, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor. İslam ülkeleri arasında ortak bir ekonomik model oluşturma çabaları, mevcut küresel finans sistemine alternatif arayışlarını hızlandırabilir. Özellikle faizsiz bankacılığın yaygınlaşması, Batılı ekonomilerde de tartışılan bir konu haline geldi.
Öte yandan, zirvede alınacak kararların İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) nezdinde takip edilmesi bekleniyor. İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, zirveye gönderdiği mesajda, “Bu tür toplantılar, üye ülkeler arasında ortak politikalar geliştirmek için önemli bir zemin oluşturuyor. Kur’an’ın evrensel ilkeleri, küresel sorunların çözümünde yol göstericidir.” ifadelerini kullandı.
Arka Plan: Neden Şimdi?
Dünya, son yıllarda eşi benzeri görülmemiş krizlerle karşı karşıya. COVID-19 pandemisi, ardından Rusya-Ukrayna savaşı, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, enflasyon ve resesyon endişeleri, küresel ekonomik düzeni sarsmış durumda. Ayrıca, iklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha da hissediliyor. Bu ortamda, İslam dünyası da kendi içinde çözüm arayışlarını yoğunlaştırmış durumda.
Zirvenin düzenleyicilerinden Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Batılı çözüm modelleri, kapitalizm ve sosyalizm, birçok sorunu çözmede yetersiz kaldı. İslam’ın adalet, paylaşma ve denge ilkeleri, alternatif bir paradigma sunuyor. Ancak bunu somut politikalara dönüştürmemiz gerekiyor.” dedi.
Zirve, yarın yapılacak çalıştaylarla devam edecek ve sonuç bildirgesi 17 Mart’ta açıklanacak. Bildirgede, İslam ülkelerine yönelik somut adımlar ve uluslararası kuruluşlara çağrılar yer alması bekleniyor.
Küresel krizlerin çözümünde dinin rolü, seküler dünyada sıkça tartışılan bir konu. Ancak İslam alimlerinin ortaya koyduğu perspektif, yalnızca Müslüman toplumlar için değil, tüm insanlık için alternatif bir bakış açısı sunuyor. Kur’an’ın evrensel mesajları, adalet, merhamet ve sorumluluk gibi ilkeler etrafında şekilleniyor. Bu zirve, söz konusu ilkelerin pratiğe dökülmesi yolunda bir adım olarak görülebilir. Ancak başarı, alınan kararların uygulanmasına ve İslam dünyasının ortak irade göstermesine bağlı.