TercihHaber
Telegram
SON DAKİKA
Sağlık

Küresel ısınma Chikungunya virüsünü Türkiye'ye taşıdı: Eklem ağrıları aylar sürebilir

✍️ TercihHaber 📖 3 dk okuma
Küresel ısınma Chikungunya virüsünü Türkiye'ye taşıdı: Eklem ağrıları aylar sürebilir

Küresel ısınma ve iklim krizi, tropikal hastalıkları Türkiye'nin kapısına dayadı. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Muharrem Güler, son dönemde dünya genelinde yayılımı hızla artan Chikungunya virüsünün Türkiye için de ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek, virüsün enfekte sivrisinekler aracılığıyla bulaştığını ve haftalarca hatta aylarca süren şiddetli eklem ağrılarına yol açtığını söyledi. Dr. Güler, özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde vakaların arttığına dikkat çekerek, aşı çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Chikungunya virüsü nedir, nasıl bulaşır?

Chikungunya, Aedes türü sivrisinekler (Aedes aegypti ve Aedes albopictus) tarafından bulaştırılan bir virüs hastalığıdır. Hastalık adını, Afrika'da 'eğilip bükülen' anlamına gelen bir kelimeden alır; çünkü şiddetli eklem ağrıları nedeniyle hastaların duruşu bozulur. Virüsün kuluçka süresi 2-12 gün arasında değişir. Belirtiler arasında ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, döküntü ve özellikle el, ayak, diz ve sırt gibi eklemlerde yoğunlaşan şiddetli ağrılar yer alır. Eklem ağrıları bazı hastalarda aylarca sürebilir ve kronik romatizmal sorunlara dönüşebilir.

Türkiye'de durum nedir?

Dr. Muharrem Güler, son yıllarda Türkiye'de de Chikungunya vakalarının görülmeye başladığını ifade etti. Özellikle iklim değişikliği nedeniyle sivrisinek popülasyonunun arttığı kıyı bölgelerinde riskin daha yüksek olduğunu belirten Güler, "Maalesef ülkemizde yeterli farkındalık yok. Vakalar sıklıkla grip veya diğer viral enfeksiyonlarla karıştırılıyor. Oysa eklem ağrılarının şiddeti ve süresi Chikungunya'yı ayırt edici kılıyor" dedi. Güler, sağlık kuruluşlarının bu konuda bilinçlendirilmesi ve gerekli tanı testlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Korunma ve tedavi yöntemleri

Chikungunya virüsüne karşı spesifik bir antiviral tedavi bulunmamaktadır. Tedavi genellikle semptomları hafifletmeye yöneliktir: ateş düşürücüler, ağrı kesiciler ve bol sıvı tüketimi önerilir. Ancak dikkat: aspirin ve ibuprofen gibi kan inceltici ilaçlar kanama riskini artırabileceği için doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Korunmada en etkili yöntem sivrisinek ısırıklarından kaçınmaktır. Sivrisineklere karşı bireysel önlemler (uzun kollu giysi, sinek kovucu, cibinlik) ve toplumsal mücadele (durgun suların temizlenmesi, ilaçlama) büyük önem taşır. Dr. Güler, özellikle yaz aylarında yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olanların daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Aşı çalışmaları ve gelecek öngörüleri

Chikungunya'ya karşı şu anda onaylanmış bir aşı bulunmamakla birlikte, çeşitli aşı adayları klinik deney aşamasındadır. ABD merkezli bir biyoteknoloji şirketinin geliştirdiği aşı, Faz 3 denemelerinde yüzde 90'a varan etkinlik göstermiştir. Ancak Türkiye'de bu aşının henüz bulunmadığını belirten Dr. Güler, "Sağlık Bakanlığı'nın riskli bölgeler için aşı tedarikini planlaması ve halkı bilgilendirmesi gerekiyor. Ayrıca sivrisinekle mücadele programlarına daha fazla kaynak ayrılmalı" şeklinde konuştu. Uzmanlar, iklim değişikliğinin devam etmesi halinde Chikungunya'nın yanı sıra dang humması, Zika virüsü gibi diğer sivrisinek kaynaklı hastalıkların da Türkiye'de daha sık görülebileceği uyarısında bulunuyor.

Küresel boyut ve değerlendirme

Chikungunya virüsü ilk kez 1952'de Tanzanya'da tanımlanmış olup, o tarihten bu yana Afrika, Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarında büyük salgınlara yol açmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl milyonlarca kişi enfekte olmaktadır. 2014-2015 yıllarında Karayipler ve Latin Amerika'da yaşanan büyük salgında 1 milyondan fazla vaka bildirilmiştir. Avrupa'da ise 2007'de İtalya'da ilk yerel bulaşma görülmüş, ardından Fransa ve İspanya'da da vakalar tespit edilmiştir. Türkiye'nin coğrafi konumu ve artan sıcaklıklar, ülkeyi bu hastalık için uygun bir ortam haline getirmektedir. Sağlık otoritelerinin proaktif önlemler alması, hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından kritik önemdedir. Aksi takdirde, Chikungunya Türkiye'de kalıcı bir sağlık sorunu olarak yer edebilir.

Etiketler:
chikungunyaküresel ısınmaeklem ağrısısivrisinekaşıTürkiyesaglik

İlgili Haberler

Türk Kızılay'dan 2024'te 3 milyon 100 bin ünite kan bağışı hedefi
Sağlık

Türk Kızılay'dan 2024'te 3 milyon 100 bin ünite kan bağışı hedefi

13 dk önce

Türkiye'de MS hastalarının sayısı 95 bini geçti
Sağlık

Türkiye'de MS hastalarının sayısı 95 bini geçti

32 dk önce

Kene kabusu geri döndü: KKKA'dan 4'üncü ölüm
Sağlık

Kene kabusu geri döndü: KKKA'dan 4'üncü ölüm

46 dk önce

Hızlı kilo kaybı yüzde çöküklüğe yol açıyor
Sağlık

Hızlı kilo kaybı yüzde çöküklüğe yol açıyor

51 dk önce