Küresel hanehalkı borcu 2026 yılı itibarıyla 65,3 trilyon dolara yükseldi. Toplam borcun yarısından fazlası ABD ve Çin’de yoğunlaşırken, Türkiye’nin sıralamadaki yeri dikkat çekiyor. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre, dünya genelinde hanehalkı borçluluğu artış eğilimini sürdürüyor. Türkiye, 278 milyar dolarlık hanehalkı borcuyla listenin 18. sırasında bulunuyor.
En borçlu ülkeler: ABD ve Çin başı çekiyor
Listenin zirvesinde 18,9 trilyon dolarla ABD yer alırken, onu 14,2 trilyon dolarla Çin takip ediyor. Japonya 4,1 trilyon dolar, Almanya 2,6 trilyon dolar, Birleşik Krallık 2,4 trilyon dolar, Fransa 2,1 trilyon dolar, Kanada 2 trilyon dolar, İtalya 1,5 trilyon dolar, Avustralya 1,4 trilyon dolar ve Güney Kore 1,2 trilyon dolar ile ilk 10’da yer alıyor. Bu ülkelerin toplam borcu, küresel hanehalkı borcunun yaklaşık yüzde 70’ini oluşturuyor.
Gelişmekte olan ekonomiler arasında Brezilya 950 milyar dolarla 11., Hindistan 890 milyar dolarla 12., Meksika 780 milyar dolarla 13. sırada bulunuyor. Türkiye ise 278 milyar dolarlık borçla 18. sırada. Türkiye’nin ardından Endonezya 250 milyar dolar, Suudi Arabistan 210 milyar dolar ve Polonya 200 milyar dolar ile geliyor.
Türkiye’nin borç yapısı ve ekonomik etkileri
Türkiye’de hanehalkı borcunun büyük kısmını konut kredileri ve tüketici kredileri oluşturuyor. 2026 itibarıyla konut kredileri 150 milyar dolar, tüketici kredileri 80 milyar dolar, kredi kartı borçları ise 48 milyar dolar seviyesinde. Kişi başına düşen ortalama borç yaklaşık 3.250 dolar. Bu rakam, gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde olmakla birlikte, son yıllardaki yüksek enflasyon ve faiz oranları nedeniyle hanehalkının borç yükü artıyor.
IIF raporuna göre, küresel hanehalkı borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 65 seviyesinde. Türkiye’de bu oran yüzde 35 civarında. Ancak borcun kalitesi ve geri ödeme kapasitesi, artan işsizlik ve düşen reel gelirler nedeniyle endişe yaratıyor. Ekonomistler, borçluluğun sürdürülebilirliği için yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, küresel hanehalkı borcu büyümeye devam ederken, Türkiye orta sıralarda yer alıyor. Ancak borcun dağılımı ve geri ödeme koşulları, ülkenin kırılganlıklarını artırabilir. Politika yapıcıların, borç yönetimini ve finansal istikrarı önceliklendirmesi gerekiyor.