Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs döneminde Türkiye genelinde otoyol ve köprülerden 29,3 milyon araç geçti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, söz konusu dönemde hava yoluyla 51 bin 962 sefer düzenlenirken 7 milyon 617 bin 934 yolcu taşındı. Bu rakamlar, bayram tatilinin ulaşım altyapısı üzerindeki yoğunluğunu gözler önüne serdi.
Otoyol ve köprülerde yoğunluk
Bayram tatili süresince otoyol ve köprülerdeki toplam araç geçiş sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış gösterdi. Özellikle İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü'nde yoğunluk yaşandı. Bakanlık, sürücülerin alternatif güzergâhları kullanmaları ve trafik kurallarına uymaları konusunda uyarılarda bulundu. Tatil döneminde meydana gelen kazalarda can kaybı yaşanmazken, maddi hasarlı kaza sayısının geçen yıla göre azaldığı bildirildi.
Havayolu taşımacılığı rekor kırdı
Havayolu taşımacılığında bayram dönemi boyunca 51 bin 962 sefer gerçekleştirilirken, toplam yolcu sayısı 7 milyon 617 bin 934 oldu. Bu rakam, salgın öncesi dönemlerin üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek bayram tatili yolcu sayısı olarak kaydedildi. En çok tercih edilen iç hat güzergâhları İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara olurken, dış hatlarda ise Avrupa ve Ortadoğu destinasyonları öne çıktı. Türk Hava Yolları ve özel havayolu şirketleri, yoğun talep nedeniyle ek seferler düzenledi.
Ekonomik etkiler ve değerlendirme
Ulaştırma sektöründeki bu yoğunluk, bayram tatilinin ekonomiye olan katkısını da ortaya koyuyor. Otoyol ve köprü geçiş ücretlerinden elde edilen gelir, devletin kasasına önemli bir kaynak sağladı. Havayolu şirketleri ise yüksek doluluk oranlarıyla kârlı bir dönem geçirdi. Öte yandan, bu dönemde akaryakıt tüketiminin de arttığı tahmin ediliyor. Ulaşım altyapısının bu yoğunluğu kaldırabilmesi, yatırımların ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bayram tatili boyunca yaşanan bu hareketlilik, Türkiye'nin ulaşım ağının kapasitesini ve vatandaşların seyahat alışkanlıklarını göstermesi açısından dikkat çekici. Gelecek yıllarda da benzer yoğunlukların yaşanması beklenirken, sürdürülebilir ulaşım politikalarının geliştirilmesi gerektiği değerlendiriliyor.