Türkiye'de derinleşen ekonomik kriz, Kurban Bayramı'nda geniş kesimler için sağlık risklerini değil, temel bir ihtiyacı gündeme getirdi: sofraya et koyabilmek. Uzmanlar "kolesterol" ve "fazla kırmızı et tüketimi" uyarıları yaparken, dar gelirli aileler artan et fiyatları nedeniyle kurbanlık payına ulaşmakta zorlanıyor. Bayram öncesi yapılan araştırmalar, Türkiye'de kırmızı et tüketiminin yıllık kişi başı 12 kilograma gerilediğini, gelişmiş ülkelerde ise bu rakamın 40 kilogram civarında olduğunu gösteriyor.
Ekonomik kriz ve artan et fiyatları
Son bir yılda kırmızı et fiyatları yüzde 150'nin üzerinde artarken, asgari ücretin 11.402 TL olduğu Türkiye'de bir kilogram kıyma fiyatı 300 TL'yi aştı. Besicilik maliyetlerindeki artış, yem, enerji ve nakliye giderlerindeki yükseliş, et fiyatlarına doğrudan yansıdı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre, küçükbaş hayvan sayısı son 10 yılda yüzde 30 azalırken, kırmızı et üretimi talep karşısında yetersiz kalıyor. İthalat çözüm olarak gündeme gelse de döviz kuru ve gümrük vergileri nedeniyle ithal et de ucuzlamış değil.
Sofradaki adaletsizlik büyüyor
Ekonomik krizden en çok etkilenen dar gelirli haneler, bayramda et tüketimini ancak kurban payları sayesinde gerçekleştirebiliyor. Ancak bu yıl kurbanlık fiyatları da geçen yıla göre yüzde 100 arttı. İstanbul'da bir küçükbaş kurbanlık 7.000 TL'den başlarken, büyükbaş hisse fiyatları 3.000 TL'ye kadar çıktı. "Kurban etini alamayız" endişesi, özellikle emekliler ve asgari ücretli çalışanlar arasında yaygın. Uzmanlar, "Protein açısından zengin beslenme bir lüks haline geldi" derken, halk sağlığı uzmanları uzun vadede artacak yetersiz beslenme vakalarına dikkat çekiyor.
Uzmanlardan uyarı: Kolesterol değil, protein yetersizliği riski
Kardiyoloji dernekleri bayramda aşırı kırmızı et tüketiminin kalp ve damar hastaları üzerindeki olumsuz etkilerini hatırlatırken, diyetisyenler toplumun büyük kesimi için asıl tehdidin protein yetersizliği olduğunu vurguluyor. Türkiye'de her dört çocuktan birinin boy kısalığı sorunu yaşadığını belirten uzmanlar, "Yeterli protein alamayan çocuklarda gelişim geriliği, bağışıklık sistemi zayıflığı ve öğrenme güçlüğü görülüyor" uyarısında bulundu.
Ekonomik krizin gıdaya erişim üzerindeki etkisi, sadece bayram değil yıl boyunca kendini gösteriyor. TÜİK verilerine göre, gıda enflasyonu yıllık yüzde 50'yi aşmış durumda. Hükümetin marketlerde uyguladığı etiket denetimleri ve sosyal yardım programları yetersiz kalırken, muhalefet partileri temel gıda maddelerinde KDV indirimi çağrısı yapıyor.
Kurban Bayramı'nın paylaşma ruhu, bir kez daha ekonomik eşitsizlikle yüzleşmeyi zorunlu kılıyor. Uzmanlar, "Halk sağlığı sadece bireysel tercihlere değil, aynı zamanda ekonomik koşullara bağlı. Yeterli ve dengeli beslenme bir insan hakkıdır" diyerek politika yapıcılara sesleniyor. Bugün kurban eti yiyemeyen ailelerin yarın sağlıklı nesiller yetiştirebilmesi için ekonomik krize karşı acil önlemler hayata geçirilmeli.