İran asıllı ABD vatandaşı sözde sanatçı Mohsen Namjoo'nun, Kur'an-ı Kerim surelerini dalga geçer gibi şarkı haline getirmesi büyük tepki çekti. Sanatçının 13 Haziran'da Ankara'da vermesi planlanan konser, Çankaya Kaymakamlığı tarafından iptal edildi. Karar, toplumun her kesiminden gelen yoğun şikayetler üzerine alındı.
Tepkiler büyüdü, kaymakamlık harekete geçti
Mohsen Namjoo'nun geçmiş yıllarda yayınladığı ve Kur'an-ı Kerim surelerini kendi besteleriyle harmanladığı parçaları, sosyal medyada yeniden gündeme gelince kamuoyunda büyük bir infial oluştu. Namjoo'nun konser vereceği Ankara'nın Çankaya ilçesindeki mekan, vatandaşların ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisiyle karşılaştı. Bunun üzerine Çankaya Kaymakamlığı, 13 Haziran'da gerçekleşmesi planlanan etkinliğin iptal edildiğini duyurdu. Kaymakamlıktan yapılan açıklamada, "Kamu düzeni ve toplumsal hassasiyetler göz önünde bulundurularak konserin iptal edilmesine karar verilmiştir" ifadelerine yer verildi.
Sanatçının geçmişi ve tartışmalı şarkıları
Mohsen Namjoo, daha önce İran'da yayınladığı albümlerde Kur'an ayetlerini kullanması nedeniyle ülkesinde de eleştirilmişti. ABD'de yaşayan sanatçı, müziğini "geleneksel İran müziğinin modern yorumu" olarak tanımlıyor. Ancak Kur'an-ı Kerim surelerini şarkı sözlerinde kullanması, birçok İslam ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de tepkiyle karşılandı. Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri de konuyla ilgili yaptıkları açıklamada, Kur'an-ı Kerim'in saygısızca kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Kamuoyu kararı destekliyor
Konserin iptal edilmesi kararı, sosyal medyada geniş yankı buldu. Pek çok kullanıcı, kaymakamlığın aldığı kararı takdirle karşılarken, bazı kullanıcılar ise ifade özgürlüğü adı altında dini değerlere hakaret edilmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. İptal kararının ardından Namjoo'nun Türkiye'deki organizatörü ise henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'de dini değerlerin korunması konusundaki hassasiyeti bir kez daha gözler önüne serdi. Toplumun büyük bir kesimi, kutsal değerlere yönelik saygısızlık olarak gördüğü bu tür provokasyonlara karşı duyarlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Kamu otoritelerinin de bu duyarlılığa uygun adımlar atması, toplumsal barışın korunması açısından önem taşıyor.