Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sıfır otomobil alan ancak aracının bazı bölgelerinin fabrika çıkışlı boyalı olduğunu tespit eden bir tüketici için emsal nitelikte bir karara imza attı. Daire, aracın sıfır olmasına rağmen boya hatası bulunmasının değer kaybına yol açtığı gerekçesiyle, satıcı firmanın tüketiciye değer kaybı tazminatı ödemesi gerektiğine hükmetti. Karar, Türkiye'de sıfır araç alımında sıkça karşılaşılan gizli kusurlar konusunda tüketicilerin elini güçlendirecek nitelikte görülüyor.
Kararın detayları
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/1234 E. ve 2025/567 K. sayılı ilamında, davacı tüketicinin 2023 yılında sıfır olarak satın aldığı aracın ön tampon, sağ çamurluk ve sağ kapı gibi bölümlerinde fabrika çıkışı boya ve macun kalıntıları bulunduğu, aracın tamir gördüğünün uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği belirtildi. Tüketici, satıcıya başvurarak değer kaybının tazmin edilmesini talep etmiş, ancak satıcı firma aracın sıfır ve garantili olduğu gerekçesiyle talebi reddetmişti. İlk derece mahkemesi de tüketiciyi haklı bularak değer kaybı tazminatına hükmetmiş, satıcı firmanın temyizi üzerine dosya Yargıtay'a gelmişti. Yargıtay, satıcının aracın sıfır olduğu iddiasının tek başına değer kaybını ortadan kaldırmayacağını vurgulayarak, aracın orijinal haliyle piyasadaki ikinci el değeri arasındaki farkın tüketiciye ödenmesi gerektiğini belirtti.
Emsal niteliğindeki gerekçe
Yargıtay kararında, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11. maddesine atıfta bulunuldu. Maddeye göre, satılan malın ayıplı olması durumunda tüketici, sözleşmeden dönme, ayıbın giderilmesi ya da satış bedelinden indirim talep etme haklarına sahip. Daire, bu olayda tüketicinin aracı boyalı çıktığı için uğradığı değer kaybının, ayıbın giderilmesiyle telafi edilemeyecek kalıcı bir zarar olduğuna dikkat çekti. Kararda, "Sıfır araç ibaresi, aracın herhangi bir kaza, boya veya hasar kaydı olmadan üretim bandından çıktığı anlamına gelir. Fabrikada yapılan boya hataları da bu kapsamda değerlendirilir ve tüketiciye karşı sorumluluk doğurur" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, aracın kilometresi düşük olsa bile boyalı bölgelerin bulunmasının, aracın ikinci el piyasasında daha düşük fiyatla alıcı bulmasına yol açtığı, bu durumun da değer kaybı olarak nitelendirilmesi gerektiği belirtildi.
Tüketicilere yol gösterici
Karar, sıfır araç alan tüketicilerin araçlarını teslim almadan önce dikkatli bir şekilde incelemesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, aracın tesliminde mutlaka aracın boya kalınlığı ölçümü gibi detaylı kontroller yapılması ve şüpheli durumlarda ekspertiz raporu alınmasını öneriyor. Ayrıca, tespit edilen ayıpların yazılı olarak satıcıya bildirilmesi ve garanti koşullarına bakılmaksızın tazminat talebinde bulunulması gerektiği vurgulanıyor. Yargıtay'ın bu kararı, benzer mağduriyetler yaşayan tüketiciler için emsal teşkil edecek ve yargı süreçlerinde delil olarak kullanılabilecek.
Sonuç olarak, Yargıtay'ın sıfır araçtaki boya hatasını gizli ayıp sayarak değer kaybı tazminatına hükmetmesi, otomotiv sektöründe üretim kalitesine ilişkin sorumluluğu artırırken, tüketicilerin hak arama mücadelesinde önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Adaletin tecellisi adına dikkat çekici bu karar, bireysel tüketici haklarının korunması bakımından Türk yargısının gücünü bir kez daha göstermiştir.