Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kültürel çölleşmenin arkasında kitap katliamlarının yattığını belirterek, milletin kökleriyle bağını koparmak isteyenlerin kitapları ve kütüphaneleri hedef aldığını ifade etti. Erdoğan, en utanç verici kitap katliamlarının milli iradenin ve demokrasinin tezahürü olan kurumlarda gerçekleştiğini vurguladı.
Kitap Katliamları ve Kültürel Yozlaşma
Erdoğan, konuşmasında tarih boyunca kitap yakma eylemlerinin sadece fiziksel bir yıkım olmadığını, aynı zamanda bir toplumun hafızasını silmeye yönelik sistematik bir girişim olduğunu dile getirdi. "Bir dönem milletimizin kökleriyle bağını kesmek isteyenlerin kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi hedef alması boşuna değildir" diyen Erdoğan, bu saldırıların arkasında kültürel bir soykırım amacı olduğunu savundu.
Özellikle yakın tarihte yaşanan olaylara atıfta bulunan Erdoğan, 28 Şubat sürecinde ve darbe dönemlerinde el konulan, yakılan veya depolarda çürütülen kitapların altını çizdi. Bu eylemlerin sadece birer sansür girişimi değil, aynı zamanda toplumun düşünsel gelişimini engellemeye yönelik bir strateji olduğunu belirtti.
Milli İrade ve Demokrasi Vurgusu
Erdoğan, "En utanç verici kitap katliamları, milli iradenin ve demokrasinin tezahürü olan kurumlarda yaşanmıştır" sözleriyle, özellikle Meclis kütüphanesi ve diğer kamusal alanlardaki tahribata dikkat çekti. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında bombalanan TBMM kütüphanesini hatırlatan Erdoğan, bu saldırının sadece bir bina değil, milletin ortak hafızasına yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı, kültürel çölleşmenin önlenmesi için yeni nesillere kitap sevgisinin aşılanması gerektiğini belirterek, kütüphanelerin sayısının artırılması ve mevcut kütüphanelerin modernize edilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca, dijital çağda kitlesel kütüphanelerin ve basılı kitapların korunmasının önemine değindi.
Tarihsel Arka Plan ve Güncel Yansımalar
Türkiye'de kitap katliamları sadece darbe dönemleriyle sınırlı kalmadı. 2016 yılında FETÖ'nün darbe girişimi sonrasında bazı okullarda ve yurtlarda kitapların toplatılması ve imha edilmesi olayları yaşandı. Erdoğan, bu tür eylemlerin toplumsal hafızayı zayıflatarak kültürel yozlaşmaya zemin hazırladığını belirtti.
Öte yandan, son yıllarda Türkiye'de kitap okuma oranlarının düşük olması ve kütüphane kullanımının azalması, kültürel çölleşmenin bir başka boyutu olarak karşımıza çıkıyor. Erdoğan, bu konuda ailelere ve eğitimcilere büyük görev düştüğünü vurgulayarak, kitap okumanın bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Kültürel Mirasın Korunması İçin Adımlar
Erdoğan, hükümet olarak kültürel mirasın korunması için çeşitli projeler yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda, yeni kütüphanelerin açıldığını, eski eserlerin restore edildiğini ve dijital arşivlerin oluşturulduğunu ifade etti. Ayrıca, milli eğitim müfredatında kitap okuma saatlerinin artırılması ve öğrencilere kitap sevgisinin aşılanması için çalışmalar yapıldığını dile getirdi.
Erdoğan, sadece fiziksel kitap katliamlarının değil, aynı zamanda dijital sansür ve bilgi kirliliğinin de kültürel çölleşmeye yol açtığını belirterek, internet ortamında doğru bilgiye erişimin önemine dikkat çekti. Bu noktada, medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Sonuç olarak, kitap katliamları ve kültürel çölleşme, bir toplumun geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olan kültürel mirasın yok edilmesi anlamına geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları, bu konuda farkındalık oluşturmayı ve toplumu harekete geçirmeyi amaçlıyor. Kültürel çölleşmenin önlenmesi için sadece devletin değil, her bireyin üzerine düşen sorumluluklar bulunuyor. Kitapların ve kütüphanelerin korunması, milli iradenin ve demokrasinin geleceği için hayati önem taşıyor.