Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük arkeolojik kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış bir deniz salyangozuna ait fosil keşfedildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kentinde bulunan fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşim alanına taşındığını belirtti. Bu bulgu, Ankara'nın jeolojik geçmişine ve antik dönemdeki deniz bağlantısına işaret ediyor.
Kazıda Ortaya Çıkan Fosil ve Önemi
Külhöyük'te yürütülen kazı çalışmaları sırasında bulunan Gastropoda fosili, Geç Kretase dönemine (yaklaşık 66 milyon yıl önce) tarihleniyor. O dönemde Anadolu'nun büyük bir kısmı Tetis Denizi ile kaplıydı. Fosil, deniz canlısının sert kabuğunun kayaç içinde korunmasıyla günümüze ulaştı. Uzmanlar, fosilin tür tespiti için detaylı inceleme yapacaklarını açıkladı.
Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Külhöyük'te 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kentinde yürüttüğümüz kazılarda, 66 milyon yıllık bir deniz canlısı fosili bulduk. Bu fosil, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşim alanına taşınmış olabilir. Ankara'nın denizle olan bağlantısı, sadece jeolojik değil, kültürel bir miras olarak da karşımıza çıkıyor." ifadelerini kullandı.
Külhöyük'ün Arkeolojik Zenginliği
Külhöyük, Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde yer alan ve M.Ö. 3000'lere uzanan bir höyük. Hatti ve Hitit dönemlerine ait yerleşim katmanları barındırıyor. Kazılar, 2021 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle sürdürülüyor. Bugüne kadar çeşitli seramikler, aletler ve mimari kalıntılar gün yüzüne çıkarıldı. Ancak bu fosil, bölgenin jeolojik geçmişine dair ilk somut kanıt olma özelliği taşıyor.
Arkeologlar, fosilin bulunduğu tabakanın, antik dönemde bir deprem veya sel sonucu mu yoksa bilinçli bir taşıma ile mi höyüğe geldiğini araştırıyor. Bakan Ersoy'un açıklaması, fosilin Hititliler tarafından kutsal veya sembolik bir obje olarak kullanılmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Tetis Denizi ve Anadolu'nun Jeolojik Tarihi
Tetis Denizi, yaklaşık 250 milyon yıl önce Pangea'nın parçalanmasıyla oluşan ve 66 milyon yıl önce kapanan bir okyanustu. Bugünkü Akdeniz, Ege ve Karadeniz'in atası sayılır. Anadolu, Tetis'in kapanması sırasında Afrika ve Avrasya levhalarının çarpışmasıyla yükseldi. Bu süreçte deniz tabanındaki tortullar ve canlı kalıntıları karaya itildi. Külhöyük'te bulunan fosil de bu jeolojik mirasın bir parçası.
Ankara çevresinde daha önce de denizel fosillere rastlanmıştı; örneğin Kızılcahamam ve Çamlıdere'de benzer yaşta deniz canlıları bulunmuştu. Ancak bir arkeolojik yerleşimde, üstelik Hitit katmanında bulunması, fosilin kültürel bir anlam taşıdığını gösteriyor. Bu durum, antik toplulukların doğa tarihine olan ilgisini yansıtması açısından da dikkat çekici.
Koruma ve Sergileme Planları
Fosil, öncelikle Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde geçici sergiye alınacak. Daha sonra Külhöyük'te yapılacak yeni müze binasında kalıcı olarak sergilenmesi planlanıyor. Bakanlık, bölgede arkeopark oluşturulması için çalışma başlattı. Ayrıca fosilin üç boyutlu taraması yapılarak dijital ortamda da erişilebilir olması sağlanacak.
Bilim insanları, fosilin türünü belirlemek için mikroskobik ve kimyasal analizler yapacak. Gastropoda fosilinin, Tetis Denizi'nde yaygın olan Nerinea veya Turritella cinsine ait olabileceği tahmin ediliyor. Kesin sonuç, birkaç ay içinde açıklanacak.
Ankara'nın Denizle İmtihanı: Bilim ve Kültür Buluşması
Ankara'nın denizle ilişkisi, sadece jeolojik bir gerçeklik değil, aynı zamanda kültürel bir metafor. "Ankara'da deniz mi vardı?" sorusu, yıllardır esprili bir şekilde sorulur. Oysa 66 milyon yıl önce bölge, Tetis Denizi'nin suları altındaydı. Bu fosil, o dönemin somut bir kanıtı olarak, şehirde yaşayanların hafızasında yer edecek. Külhöyük'teki keşif, arkeoloji ve jeoloji disiplinlerini bir araya getirerek, Anadolu'nun derin tarihine ışık tutuyor. Önümüzdeki yıllarda yapılacak kazılar, belki de başka deniz canlılarına ait kalıntıları gün yüzüne çıkaracak ve Ankara'nın milyonlarca yıl önceki halini daha net görebileceğiz.