Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yayımladığı 'Hayvan Varlığı İstatistikleri'ne göre, Türkiye'deki küçükbaş hayvan sayısı 2025 yılı sonuna kıyasla yüzde 5,1 artarak 60 milyon 815 bine ulaştı. Altı aylık dönemde büyükbaş hayvan sayısı yüzde 0,5 artarken, manda sayısında düşüş kaydedildi. Sektör temsilcileri, artışın son yıllarda uygulanan destekleme politikaları ve et fiyatlarındaki yükselişin besiciliği teşvik etmesiyle açıklıyor.
Küçükbaş Hayvancılıkta Belirgin Artış
Bakanlık verilerine göre, küçükbaş hayvan varlığı bir önceki altı aylık döneme göre 2 milyon 950 bin baş arttı. Bu artışta koyun ve keçi yetiştiriciliğine verilen yem desteği, anaç hayvan desteği ve süt primlerinin etkili olduğu belirtiliyor. Ayrıca, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde mera hayvancılığının yaygınlaşması, küçükbaş hayvan sayısındaki yükselişi destekleyen faktörler arasında. Üreticiler, pandemi sonrası artan gıda talebi ve et fiyatlarındaki yükselişin küçükbaş hayvancılığa ilgiyi artırdığını ifade ediyor.
Büyükbaş Hayvanda Sınırlı Artış
Büyükbaş hayvan sayısı ise aynı dönemde yüzde 0,5 artışla 17 milyon 200 bin baş oldu. Artış hızının düşük kalmasında yem maliyetlerindeki yüksek seyir ve süt fiyatlarındaki dalgalanmalar etkili. Sektör uzmanları, büyükbaş hayvancılığın daha çok sermaye ve altyapı gerektirdiğini, bu nedenle küçükbaş kadar hızlı artmadığını vurguluyor. Öte yandan, manda sayısı bir önceki döneme göre yüzde 1,2 azalarak 180 bin başa geriledi. Manda yetiştiriciliğinin azalmasında, manda sütü ve etine olan talebin sınırlı kalması ve üreticilerin alternatif hayvancılık kollarına yönelmesi gösteriliyor.
Bölgesel Dağılım ve Üretim Dinamikleri
Küçükbaş hayvan varlığının en yoğun olduğu iller arasında Van, Şanlıurfa, Diyarbakır, Konya ve Ankara yer alıyor. Bu illerde geniş mera alanları ve geleneksel yetiştiricilik kültürü öne çıkıyor. Büyükbaş hayvancılıkta ise İzmir, Balıkesir, Konya ve Erzurum öne çıkan iller arasında. Manda yetiştiriciliği ise daha çok Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşıyor; özellikle Samsun, Tokat ve İstanbul'da manda varlığı dikkat çekiyor. Bakanlık, hayvan varlığındaki artışın et ve süt üretimine olumlu yansıyacağını, kırmızı et fiyatlarında dengeleyici bir rol oynayabileceğini öngörüyor.
Ekonomik ve Sektörel Yansımalar
Hayvan varlığındaki artış, kırmızı et ve süt ürünleri arzında iyileşme sağlayabilir. Ancak yem fiyatlarındaki dalgalanmalar, iklim koşulları ve hastalıklar risk unsuru olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, 2025 yılında kırmızı et üretimi bir önceki yıla göre yüzde 3 artmıştı. Uzmanlar, küçükbaş hayvan sayısındaki artışın sürdürülebilir olması için mera ıslahı, hayvan hastalıklarıyla mücadele ve üretici eğitimlerinin önemine işaret ediyor. Ayrıca, et ve süt fiyatlarının istikrarlı seyri, üreticinin önünü görmesini kolaylaştıracak.
Sonuç olarak, tarım ve hayvancılık sektörü, ekonominin temel taşlarından biri olmayı sürdürüyor. Küçükbaş hayvan varlığındaki artış, kırsal kalkınma ve gıda güvenliği açısından umut verici. Ancak manda sayısındaki düşüş ve büyükbaş hayvancılıktaki yavaşlama, politika yapıcıların dikkate alması gereken alanlar olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde destekleme modellerinin çeşitlendirilmesi ve verimlilik odaklı yaklaşımlar, sektörün geleceği için belirleyici olacak.