Kubilay Kaan Kundakçı'nın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın karar duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, sanık Aleyna Kalaycıoğlu'nun beraatine hükmederken, tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nu 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Karar, olayın yaşandığı günden bu yana kamuoyunda geniş yankı uyandıran sürecin son halkası oldu.
Davanın seyri ve delil değerlendirmesi
İddianamede, Kubilay Kaan Kundakçı'nın 2022 yılında uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdiği belirtiliyordu. Savcılık makamı, olayın planlanması ve infazında Aleyna Kalaycıoğlu'nun da rolü bulunduğu iddiasıyla dava açmıştı. Yargılama sürecinde dinlenen tanık beyanları, telefon kayıtları ve olay yeri inceleme raporları mahkemeye sunuldu. Heyet, Kalaycıoğlu'nun suçun işlenmesine iştirak ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı kanaatine vardı. Öte yandan Kadayıfçıoğlu'nun eyleminin 'tasarlayarak öldürme' kapsamına girdiği, bu nedenle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının uygun görüldüğü açıklandı.
Sanık savunmaları ve ailelerin tutumu
Duruşmalarda Aleyna Kalaycıoğlu, suçlamaları reddederek olayla ilgisinin olmadığını savundu. Kadayıfçıoğlu ise savunmasında suçlamayı kabul etmedi. Kararın açıklanmasının ardından mağdur ailesinin avukatları, verilen cezayı olumlu karşıladıklarını ancak beraat kararını temyiz edeceklerini bildirdi. Sanık avukatları ise karara itiraz edeceklerini duyurdu.
Hukuki süreç ve toplumsal yansıma
Karar, cinayet davalarında delil yeterliliği ve iştirak suçunun sınırları açısından dikkatle incelenmesi gereken bir örnek oluşturuyor. Mahkemenin gerekçeli kararında, sanıklar arasındaki ilişkinin suçun işlenmesine doğrudan etki ettiğinin kanıtlanamadığı vurgulandı. Uzmanlar, bu tür davalarda beraat kararlarının kamuoyunda tartışma yaratabileceğini, ancak yargının delil esasına göre hareket etmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu belirtiyor. Dava, aynı zamanda silahlı şiddet olaylarının toplum üzerindeki etkisini ve adalet arayışını bir kez daha gündeme getirdi.
Kararın kesinleşmesi için istinaf ve temyiz yollarının açık olduğu, sürecin önümüzdeki günlerde yeni başvurularla devam edebileceği öğrenildi. Kamuoyu, benzer davalarda verilen kararların caydırıcılık ve adalet duygusu üzerindeki etkisini yakından takip etmeye devam ediyor.