Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 'kasten öldürmeye azmettirme' suçundan tutuklanan Enver Altaylı'nın ifadesi ortaya çıktı. Altaylı, sorgusunda suçlamaları reddederek Kozinoğlu'nu hiç tanımadığını ve soruşturmaya dayanak gösterilen mektubun kendisine ait olmadığını öne sürdü.
Altaylı: "Kozinoğlu'nu tanımıyorum, mektup bana ait değil"
Edinilen bilgilere göre, Enver Altaylı, emniyetteki ifadesinde Kaşif Kozinoğlu ile herhangi bir bağlantısı olmadığını belirtti. Soruşturma dosyasına giren ve Altaylı'nın Kozinoğlu'nun ölümüne azmettirici olduğu iddiasına delil olarak gösterilen mektubu da reddeden Altaylı, söz konusu mektubun kendisi tarafından yazılmadığını savundu. Altaylı, suçlamaların mesnetsiz olduğunu ve kendisine yöneltilen iddiaları kabul etmediğini söyledi.
Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetmişti. Ölümünün ardından başlatılan soruşturma yıllar içinde derinleştirilmiş, olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğu tartışmaları kamuoyunda uzun süre gündemde kalmıştı. Son dönemde soruşturma kapsamında yeni deliller ve tanık ifadeleri dosyaya eklenmiş, bu çerçevede Enver Altaylı hakkında 'kasten öldürmeye azmettirme' suçlamasıyla tutuklama kararı verilmişti.
Soruşturmanın arka planı ve tartışmalar
Kozinoğlu'nun ölümü, Türkiye'de istihbarat ve güvenlik bürokrasisi içindeki hesaplaşmaların bir parçası olarak görülüyor. Eski bir MİT görevlisi olan Kozinoğlu, tutuklanmasının ardından cezaevinde yaşamını yitirmiş, ölüm nedeni resmi olarak intihar olarak açıklanmıştı. Ancak ailesi ve bazı çevreler, olayın şüpheli olduğunu ve aydınlatılması gerektiğini savunarak yıllarca mücadele etti.
Soruşturma kapsamında daha önce birçok kişinin ifadesine başvurulmuş, dosya zaman zaman farklı savcılar tarafından ele alınmıştı. Enver Altaylı'nın tutuklanması, soruşturmanın seyrini değiştiren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Altaylı, geçmişte çeşitli görevlerde bulunmuş, kamuoyunda tartışmalı isimlerden biri olarak tanınıyor. Altaylı'nın avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu ve dosyadaki delillerin yetersiz olduğunu öne sürüyor.
Hukuk uzmanları, 'kasten öldürmeye azmettirme' suçunun ispatının zor olduğunu, somut delillerin yanı sıra tanık beyanlarının da kritik rol oynadığını belirtiyor. Soruşturmaya dayanak gösterilen mektubun gerçekliği ise dosyanın kilit noktalarından biri. Mektubun bilirkişi incelemesinden geçirilip geçirilmediği veya sonucunun ne olduğu henüz netlik kazanmadı. Altaylı'nın ifadesinin ardından gözler savcılığın atacağı adımlara çevrildi.
Kozinoğlu ailesinin avukatları, soruşturmanın titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, gerçeğin ortaya çıkması için tüm delillerin değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Kamuoyunda ise olayın arka planına dair farklı iddialar dolaşıyor. Kimi çevreler soruşturmanın siyasi bir hesaplaşma aracı haline getirildiğini savunurken, kimi kesimler de yıllardır aydınlatılamayan ölümün hesabının sorulması gerektiğini dile getiriyor.
Enver Altaylı'nın tutukluluk halinin devam edip etmeyeceği, önümüzdeki günlerde mahkeme önüne çıkmasıyla netleşecek. Soruşturma dosyası kapsamında başka şüphelilerin de ifadesine başvurulabileceği belirtiliyor. Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturma, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki karanlık noktalardan biri olarak hâlâ canlılığını koruyor. Altaylı'nın ifadesi, dosyanın gidişatını etkileyebilecek nitelikte.
Bu tür soruşturmaların sağlıklı yürütülmesi, yargı bağımsızlığı ve delillerin tarafsız değerlendirilmesiyle mümkündür. Kamuoyunun beklentisi, soruşturmanın siyasi tartışmalardan uzak, hukuk zemininde ilerlemesi ve varsa faillerin ortaya çıkarılması yönünde. Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün üzerinden yıllar geçmiş olsa da dosyanın aydınlatılması, hem ailesi hem de kamu vicdanı açısından önem taşıyor.