Antalya'nın Aksu ilçesine bağlı Yeşilkaraman Mahallesi'nde 8 yıldır sürdürülen sıra dışı bir gelenek, köyde yaşayanların vefat eden yakınlarını unutmamak için geliştirdiği bir yöntem olarak dikkat çekiyor. Mahalle sakinleri, hayatını kaybeden aile fertlerinin fotoğraflarını bir duvara asarak hem anılarını canlı tutuyor hem de yoldan geçenlerin dua etmesini sağlıyor. Gelenek, ilk olarak 2016 yılında köyde yaşayan bir ailenin öncülüğünde başladı ve kısa sürede diğer köylülerin de katılımıyla yaygınlaştı.
Gelenek nasıl başladı?
Yeşilkaraman Mahallesi'nde yaşayan 68 yaşındaki Ali Demir, geleneğin başlangıcını şöyle anlatıyor: "2016 yılında eşimi kaybettim. Onun fotoğrafını evimin duvarına astım. Zamanla komşularım da kendi kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını getirip aynı duvara asmaya başladı. Böylece ortak bir anma duvarı oluştu." Demir, duvarın köyün ortak hafızası haline geldiğini belirtiyor. Köyde şu anda 40'tan fazla fotoğrafın yer aldığı duvar, her geçen yıl yeni eklenenlerle büyüyor. Köylüler, duvarın önünden geçen herkesin fotoğraflara bakıp dua ettiğini, bunun da kendilerini manevi olarak rahatlattığını ifade ediyor.
Köylülerin duyguları
Duvarda eşinin ve oğlunun fotoğrafı bulunan 55 yaşındaki Ayşe Yılmaz, "Onları her gün görüyorum, sanki yanımdaymış gibi hissediyorum. Gelen geçen dua edince onların ruhu şad oluyor. Bu gelenek bize iyi geliyor" diyor. Yılmaz, özellikle bayramlarda ve özel günlerde duvarın önünde toplanıp dualar ettiklerini söylüyor. Köyün gençlerinden 22 yaşındaki Mehmet Demir ise "Dedemin fotoğrafını görünce onunla geçirdiğim günler aklıma geliyor. Bu duvar sayesinde onu hiç unutmuyoruz" şeklinde konuşuyor.
Ziyaretçilerin ilgisi
Duvara asılan fotoğraflar, sadece köy sakinlerinin değil, çevre köylerden gelenlerin de ilgisini çekiyor. Zaman zaman turistlerin de uğradığı mahallede, duvar adeta bir açık hava sergisi gibi. Köylüler, gelen ziyaretçilere fotoğraflardaki kişilerin hikâyelerini anlatıyor. Ancak bazı ziyaretçiler, fotoğrafların sürekli açık havada kalması nedeniyle yıpranabileceğini belirterek, camlı bir panoya alınması önerisinde bulunuyor. Köy muhtarı ise geleneğin korunması için çalışma yapabileceklerini söylüyor.
Kültürel ve sosyal boyut
Antalya'nın Aksu ilçesine bağlı Yeşilkaraman Mahallesi, merkeze yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta, tarım ve hayvancılıkla geçinen küçük bir yerleşim yeri. Köyde yaşayanların büyük bölümü akraba ve birbirini yakından tanıyor. Bu nedenle ölüm ve anma kültürü, toplumsal bağları güçlendiren bir unsur olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, Anadolu'da benzer uygulamaların farklı biçimlerde görülebildiğini, ancak burada süreklilik kazanmış bir gelenek haline gelmesinin önemli olduğunu vurguluyor. Sosyolog Dr. Elif Kaya, "Bu tür uygulamalar, yas sürecini toplumsal olarak paylaşmayı ve ölümü kabullenmeyi kolaylaştırır. Ayrıca kültürel süreklilik sağlar" değerlendirmesinde bulunuyor.
Gelecek nesillere aktarım
Köy sakinleri, geleneğin gelecek nesillere aktarılmasını istiyor. Çocuklara küçük yaşta ölüm ve anma kültürü aşılanıyor. İlkokul öğrencileri, zaman zaman öğretmenleriyle birlikte duvarı ziyaret ederek büyüklerinin anılarını dinliyor. Mahalle sakinleri, bu geleneğin bir "kültür mirası" olduğunu ve yaşatılması gerektiğini ifade ediyor.
Yeşilkaraman Mahallesi'ndeki bu duvar, sıradan bir duvar olmanın ötesinde, toplumsal hafızayı ve dayanışmayı simgeliyor. Her fotoğraf, bir hayat hikâyesini ve geride kalanların özlemini yansıtıyor. Köylüler, gelenek sayesinde ölümün soğuk yüzünü bir nebze olsun sıcaklığa dönüştürdüklerini düşünüyor. Bu tür yerel pratikler, modern hayatın hızına karşı direnen ve insani bağları güçlendiren örnekler olarak dikkat çekiyor.