Kosova, siyasi partilerin yeni cumhurbaşkanı seçiminde uzlaşamaması nedeniyle 18 ayda üçüncü kez sandığa gidiyor. Ülkede 9 Şubat 2025'te yapılması planlanan erken genel seçim öncesinde siyasi belirsizlik hakim. Başbakan Albin Kurti liderliğindeki Kendi Kaderini Tayin Hareketi (Vetëvendosje) partisinin seçimi önde tamamlaması beklenirken, ülkede siyasi krizin aşılması için muhalefetle uzlaşma şart görülüyor.
Seçimlerin ardındaki siyasi kriz
Kosova’da son 18 ayda üç seçim yapılmasına neden olan süreç, cumhurbaşkanlığı seçimindeki tıkanıklıkla başladı. Meclis, cumhurbaşkanını seçmek için yeterli çoğunluğu sağlayamayınca erken seçim kararı alındı. 2021’deki genel seçimlerin ardından kurulan hükümet, ekonomik ve sosyal reformlarda ilerleme kaydedemedi. Siyasi partiler arasındaki güven bunalımı, yasama sürecini felç etti.
Başbakan Kurti’nin konumu
Albin Kurti, Vetëvendosje partisiyle 2021 seçimlerinde yüzde 50'nin üzerinde oy alarak tek başına iktidar olmuştu. Ancak cumhurbaşkanı seçiminde muhalefetin desteğini alamaması, ülkeyi yeniden sandığa götürdü. Kurti, seçim kampanyasında yolsuzlukla mücadele ve Kosova'nın uluslararası tanınırlığını artırma vaatlerini öne çıkarıyor.
Muhalefetin beklentileri
Kosova Demokratik Partisi (PDK) ve Kosova Demokratik Birliği (LDK) gibi ana muhalefet partileri, seçimlerde ittifak yaparak Kurti'nin karşısına çıkmayı planlıyor. Muhalefet, başbakanın otoriter eğilimlerini eleştirerek, koalisyon hükümeti kurulması gerektiğini savunuyor.
Seçimlerin ekonomiye etkisi
Kosova'da siyasi istikrarsızlık, yabancı yatırımları olumsuz etkiliyor. Ülke, yüksek işsizlik ve yavaşlayan ekonomik büyüme ile mücadele ediyor. Seçim belirsizliğinin giderilmesi, ekonomik reformların hayata geçirilmesi için kritik öneme sahip.
Uluslararası boyut
Avrupa Birliği ve ABD, Kosova'da istikrarlı bir hükümet kurulmasını destekliyor. Sırbistan ile normalleşme süreci, Kosova'nın AB üyelik perspektifi açısından önem taşıyor. Seçim sonuçları, Kosova-Sırbistan diyaloğunun geleceğini de etkileyebilir.
Kosova, 2008'de bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana sık sık erken seçimlerle karşı karşıya kaldı. Siyasi elitler arasındaki uzlaşma kültürünün zayıflığı, ülkenin demokratik olgunlaşma sürecini sekteye uğratıyor. 9 Şubat seçimleri, yalnızca bir cumhurbaşkanının seçilmesi değil, aynı zamanda siyasi sistemin geleceği için de bir referandum niteliği taşıyor. Seçmenler, istikrar ve reform arzusunu sandıkta gösterecek.