Türkiye Körler Federasyonu Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Önder İşlek, engelli bireylerin araç alımında sağlanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyetinin bazı engelli yakınları tarafından suistimal edildiğini öne sürdü. İşlek, bu istismar nedeniyle kamu kuruluşlarının muafiyet başvurularında katı kurallar uygulamaya başladığını belirtti. Açıklama, engelli hakları ve vergi adaleti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Muafiyetin Kötüye Kullanımı ve Getirilen Katı Kurallar
İşlek, yaptığı yazılı açıklamada, engelli bireylere yönelik ÖTV muafiyetinin amacından saparak bazı kişiler tarafından çıkar sağlama aracı haline getirildiğini vurguladı. Özellikle engelli yakınlarının, engelli birey adına araç alıp bu araçları kendi ihtiyaçları için kullanması veya üçüncü kişilere satması gibi durumların sıklıkla yaşandığını ifade etti. İşlek, "Muafiyetin suistimal edilmesi, gerçek ihtiyaç sahibi engelli vatandaşlarımızın mağdur olmasına yol açıyor. Kamu kuruluşları da bu nedenle başvurularda daha sıkı denetim ve katı kurallar getirmek zorunda kalıyor" dedi.
Getirilen katı kurallar arasında, aracın engelli bireyin üzerine kayıtlı olması, belirli bir süre satılamaması, engelli bireyin araçta bizzat bulunması gibi şartlar yer alıyor. Ayrıca, muafiyet kapsamında alınan araçların özel olarak engelli bireyin kullanımına uygun hale getirilmesi (engelli donanımı) şartı da denetleniyor. İşlek, bu kuralların engelli bireyler için bürokratik yükü artırdığını ancak suistimali önlemek adına gerekli olduğunu söyledi.
Engelli Bireylerin Araç Alımındaki Zorluklar
ÖTV muafiyeti, engelli bireylerin araç sahibi olmasını kolaylaştıran önemli bir destek mekanizması. Ancak son dönemde artan suistimal iddiaları, bu hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçmek için yeni düzenlemeleri beraberinde getirdi. İşlek, engelli bireylerin araç alımında yaşadığı zorluklara da değindi: "Engelli bireylerin çoğu, araçlarını özel donanımlarla kullanmak zorunda. Muafiyet, bu maliyetleri azaltmak için var. Ancak suistimal nedeniyle getirilen katı kurallar, gerçek engelli bireylerin işini zorlaştırıyor. Örneğin, bazı engelli vatandaşlarımız araçlarını satmak istediklerinde uzun süreli kısıtlamalarla karşılaşıyor."
Türkiye'de engelli bireylerin ÖTV muafiyetinden yararlanması için belirli bir engel oranına sahip olması ve aracın engelli bireyin ihtiyaçlarına uygun donanıma sahip olması gerekiyor. Muafiyet kapsamında alınan araçlar, belirli bir süre (genellikle 5 yıl) satılamıyor veya devredilemiyor. Bu süre zarfında aracın engelli birey dışında kullanılması durumunda cezai işlem uygulanabiliyor. Ancak denetimlerin yetersizliği nedeniyle suistimallerin önüne tam olarak geçilemiyor.
Kamu Kuruluşlarının Denetimleri ve Yeni Düzenlemeler
İşlek, kamu kuruluşlarının son dönemde muafiyet başvurularını daha titizlikle incelediğini ve sahte engelli raporu gibi yollarla yapılan başvuruların tespit edilerek iptal edildiğini aktardı. Ayrıca, engelli bireylerin araçlarının trafikte denetlenmesi ve engelli bireyin araçta olup olmadığının kontrol edilmesi gibi uygulamaların yaygınlaştığını belirtti. İşlek, "Bu tür denetimler, suistimali önlemek için önemli ancak engelli bireyleri rencide edici nitelikte olmamalı. Denetimlerin insan onuruna uygun şekilde yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın engelli araç alımında ÖTV muafiyetine ilişkin yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığı biliniyor. Muafiyetin kötüye kullanımını engellemek için araçların belirli aralıklarla teknik kontrolden geçirilmesi ve engelli bireyin araç kullanımına ilişkin kayıtların tutulması gibi önlemler planlanıyor. Ancak bu düzenlemelerin engelli bireylerin haklarını kısıtlamadan nasıl uygulanacağı merak konusu.
Engelli Hakları Savunucularının Görüşleri
Engelli hakları savunucuları, ÖTV muafiyetinin suistimal edilmesinin engelli bireylere yönelik olumsuz bir algı oluşturduğunu belirtiyor. Türkiye Körler Federasyonu gibi kuruluşlar, suistimalin önlenmesi için denetimlerin artırılmasını ancak engelli bireylerin haklarının korunmasını savunuyor. İşlek, "Engelli bireylerin araç alımındaki muafiyet, onların sosyal hayata katılımı ve bağımsız hareket edebilmesi için hayati önem taşıyor. Suistimal edenler yüzünden bu hakkın tümden kaldırılması veya aşırı kısıtlanması doğru değil. Adil bir denetim mekanizması kurulmalı" diye konuştu.
Engelli bireylerin ÖTV muafiyetinden yararlanma süreci, engelli sağlık kurulu raporu, araç alımında engelli donanımına ilişkin fatura ve vergi dairesine başvuru gibi adımları içeriyor. Muafiyet, sadece engelli bireyin kendisi tarafından kullanılacak araçlar için geçerli. Ancak uygulamada, engelli bireyin ehliyeti olmasa bile yakınlarının araç kullanabildiği durumlar suistimale kapı aralıyor. Bu nedenle, bazı kamu kurumları engelli bireyin araçta sürekli bulunması şartı getiriyor.
Sonuç olarak, Türkiye Körler Federasyonu'nun açıklamaları, engelli ÖTV muafiyetinin suistimal edilmesinin hem engelli bireyleri hem de kamu kurumlarını zor durumda bıraktığını gözler önüne seriyor. Getirilen katı kurallar, suistimali önlemeye yönelik bir adım olsa da engelli bireylerin hak kaybı yaşamaması için dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekiyor. Konunun, önümüzdeki günlerde Meclis gündemine taşınması ve yeni yasal düzenlemelerin tartışılması bekleniyor.