Basra Körfezi'nde gerilim yeni bir zirveye ulaştı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda devriye görevi yapan Amerikan savaş gemilerine yönelik tehdit oluşturduğu gerekçesiyle İran'a ait iki insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü ve İran'ın kıyı radar tesislerini imha ettiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise misilleme olarak Kuveyt'teki Camp Arifjan ve Bahreyn'deki ABD Deniz Üssü'ne balistik füzeler fırlattı. Saldırılarda can kaybı yaşanmadığı bildirilirken, küresel petrol fiyatları hızla yükseldi.
Hürmüz Boğazı'nda sıcak saatler
ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, İran İHA'ları sahil güvenlik botları tarafından uluslararası sularda seyreden ABD donanmasına ait iki destroyere yaklaştı. Uyarılara rağmen rotasını değiştirmeyen İHA'lar, füze savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirildi. Ardından ABD savaş uçakları, İran'ın Körfez kıyısındaki erken uyarı radar üssüne hassas saldırı düzenleyerek tesisin kullanılamaz hale getirildiğini açıkladı. CENTCOM Komutanı General Michael Kurilla, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu eylemler, kuvvetlerimizi ve bölgesel ortaklarımızı korumak için alınmış gerekli tedbirlerdir. İran'ın provokasyonlarına karşı caydırıcılığımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
İran'dan misilleme: ABD üsleri hedef alındı
ABD'nin saldırısından saatler sonra İran Devrim Muhafızları Ordusu, misilleme operasyonu başlattığını duyurdu. İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Devrim Muhafızları'nın hava kuvvetleri, Kuveyt'teki Camp Arifjan ve Bahreyn'deki ABD Deniz Üssü'ne orta menzilli füzeler fırlattı. Kuveyt Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, füzelerin üs dışındaki boş arazilere düştüğünü, herhangi bir zayiatın olmadığını duyurdu. Bahreyn'de ise bir füzenin hava savunma sistemi tarafından imha edildiği, diğerinin ise üs yakınlarındaki bir sanayi tesisinde hasara yol açtığı bildirildi. İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, "ABD'nin her saldırısına kat kat şiddetli yanıt verilecektir" mesajını yayınladı.
Ekonomik yansımalar: Petrol fiyatları fırladı
Körfez'deki bu gelişmeler küresel enerji piyasalarını da vurdu. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5 artışla 85 doların üzerine çıktı. Analistler, Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker trafiğinin yavaşlaması durumunda fiyatların daha da yükselebileceği uyarısında bulunuyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), üye ülkelerin acil durum rezervlerini devreye sokmaya hazır olduğunu açıkladı. Türkiye ise hem İran hem de Körfez ülkeleriyle ticari ilişkileri nedeniyle gelişmeleri yakından takip ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri, Türkiye'nin enerji arzında herhangi bir kesinti yaşanmadığını, ancak fiyat dalgalanmalarına karşı önlemlerin alındığını belirtti.
Uluslararası toplumdan itidal çağrıları
Birleşmiş Millletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, taraflara itidal çağrısı yaparak acil ateşkes talep etti. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan arasında dolaylı görüşmelerin sürdüğü bildiriliyor. Ancak İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin de askıda olduğu bir dönemde, bu çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riski bulunuyor. Körfez'deki askeri yığınağın devam ettiği gözlenirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin arabuluculuk çabaları şu ana kadar sonuç vermedi.
Tüm bu gelişmeler, Körfez'deki güç dengesinin yeniden şekillendiği bir döneme işaret ediyor. ABD'nin bölgeden asker çekme politikası İran'ı cesaretlendirirken, çatışmanın tırmanması petrol akışını tehdit ediyor. Ekonomik açıdan bakıldığında, bu krizin inatçı enflasyonla mücadele eden küresel ekonomiye yeni bir darbe vurması bekleniyor. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler, hem fiyat artışları hem de ticaret rotalarının güvenliği konusunda hassas bir denge gözetiyor. Tarafların rasyonel adımlar atarak çatışmayı sınırlandırması, bölgesel istikrar için hayati önem taşıyor.