İstanbul Boğazı'ndaki kamuya ait köprüler ve otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesi için talipli şirketler belli oldu. Bir Fransız şirketinin Ankara'da yetkililerle görüşmeler yaparak yakın ilgisini ortaya koyduğu belirtilirken, IC İçtaş, Limak, Kalyon ve Cengiz İnşaat gibi Türkiye'nin önde gelen altyapı yatırımcılarının da süreçte yer aldığı öğrenildi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in daha önce ihaleye girecek şirketleri uyardığı hatırlatılıyor.
Özelleştirme Kapsamı ve Talipler
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından yürütülen çalışma kapsamında, İstanbul Boğazı'ndaki kamuya ait köprüler (15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü) ile çevre otoyollarının 30 yıllık işletme hakkı devredilecek. İhale sürecine ilişkin resmi takvim henüz açıklanmadı; ancak kaynaklar, talipli firmaların ön yeterlilik için hazırlık yaptığını aktarıyor. Fransız şirketinin kimliği netleşmezken, şirketin Ankara'da üst düzey bürokratlarla bir dizi toplantı gerçekleştirdiği ve finansman modeli üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.
Yerli talipler arasında IC İçtaş, Limak Holding, Kalyon İnşaat ve Cengiz İnşaat'ın adı geçiyor. Bu şirketler, daha önceki büyük altyapı projelerinde (Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul Havalimanı gibi) edindikleri deneyimle öne çıkıyor. Sektör kaynakları, yerli ve yabancı firmaların konsorsiyum oluşturma ihtimalinin de masada olduğunu belirtiyor.
Özgür Özel'in Uyarısı ve Siyasi Boyut
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada, köprü ve otoyol özelleştirmelerine katılacak şirketleri uyarmıştı. Özel, "Kamu kaynaklarıyla yapılan varlıkların yok pahasına satılmasına izin vermeyeceğiz. Bu ihalelere girenler, yarın hesap vermekten kaçamaz" ifadelerini kullanmıştı. Özel'in bu çıkışı, muhalefetin özelleştirme karşıtı tutumunu yansıtırken, iktidar cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Uzmanlar, özelleştirmenin kamu maliyesi üzerindeki etkilerini tartışıyor. Bir yandan 30 yıllık işletme hakkı devriyle Hazine'ye önemli bir kaynak girişi sağlanması hedeflenirken, diğer yandan vatandaşın köprü ve otoyol geçiş ücretlerinde artış yaşanabileceği endişesi dile getiriliyor. Özelleştirme sürecinin şeffaflığı ve ihale koşullarının kamu yararına uygunluğu, önümüzdeki günlerde daha fazla tartışılacak gibi görünüyor.
Arka Plan: Geçmiş Özelleştirmeler ve Kamuoyu Tepkisi
Türkiye'de son yirmi yılda köprü ve otoyolların özelleştirilmesi sıkça gündeme geldi. 2013'te Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu'nun yap-işlet-devret modeliyle ihale edilmesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Benzer şekilde, 2021'de İstanbul Boğazı'ndaki köprülerin özelleştirilmesi iddiaları gündeme gelmiş, ancak o dönemde resmi bir adım atılmamıştı. Şimdi ise 30 yıllık süreyi kapsayan kapsamlı bir plan üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
Muhalefet partileri, özelleştirmelerin uzun vadeli kamu yararına aykırı olduğunu savunuyor. CHP'nin yanı sıra diğer muhalefet partileri de konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını açıkladı. İktidar kanadı ise özelleştirmelerin verimlilik artışı ve altyapı yatırımlarının sürdürülebilirliği için gerekli olduğunu vurguluyor. Ancak henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Önümüzdeki süreçte, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın ihale şartnamesini yayımlaması ve talipli firmaların resmi başvurularını alması bekleniyor. İhale takvimi netleştikçe, kamuoyunun ve piyasaların ilgisi daha da artacak. Köprü ve otoyol özelleştirmesi, Türkiye'nin ekonomik gündeminde uzun süre yer tutacak gibi görünüyor.